Gotik kavramı sanatla ilgili bir kavram olmakla birlikte bir sanat anlayışı ve bir yazı biçimi olarak da kullanılmaktadır. Gotik yazı tipleri genellikle Almanlar tarafından kullanılır. Gotik sanatı tarihsel dönemler çerçevesinde incelendiğinde bu sanatın 12. yüzyılda ortaya çıktığı görülür. Bu dönemde var olan “romantik sanat” değişmiş ve böylece Latin sanatına bir tepki olarak “Gotik sanat” ortaya çıkmıştır. Bu sanat aynı zamanda Rönesans’ı başlatan harekettir ve Avrupa tarihinde çok ünlüdür.
Gotik sanat ortaya çıktığında ilk olarak mimaride kendini göstermiştir. Bu yeni mimari anlayış aynı zamanda tüm Avrupa’da kendini göstermiş ve hızla yayılmaya devam etmiştir. Gotik sanatı görüldüğü ülkelerde milletlerin beğeni ve isteklerine göre değişikliklere uğramıştır. Öyle ki İspanya’da bu sanat Arap motifleriyle birleştirildi ve bu ülkede yeni bir üslup olan Mudéjar üslubu doğdu. İngiltere’de Gotik sanatındaki değişiklikler pilasterlerin çoğalması ve kubbe altında ortaya çıkan dikey desen olarak kendini gösterdi. Ancak, Gotik sanat İtalya’da popüler değildi.
Özellikle mimaride kullanılan Gotik sanatın gelişimi ve sürdürülmesi Avrupa’da 16. yüzyılın başlarına kadar devam etti. Gotik sanatı uygulama yöntemi ise, bu sanatı uygulayan ve bu sanatla yapılar inşa eden Gotik mimarlar, önce ağırlık üzerinde çalıştılar. Ağırlığın yönü ve hangi yönde olduğu belirlendikten sonra Gotik mimarlar tarafından ağırlık üzerindeki baskı filin ayaklarına ve kemerlerine aktarılmıştır. Bu uygulama ile yapının ağırlığı kantara iliştirilir. Vitray tekniği kullanılarak mimari yapılarda çeşitli duvar süslemeleri yapılmıştır. Vitray ve cam zamanla Gotik sanatın önemli ayırt edici özelliklerinden biri olmayı başarmıştır.
Gotik sanatın özelliklerine bakıldığında bu sanatsal üslupta yapılan mimari yapıların en önemli özelliği bu yapıların sivri uçlu olmasıdır. Özellikle Romanesk mimaride kubbelerde sivri ve çapraz kemerler çokça kullanılmıştır. Bu tarzda yapılan mimari yapıların bir diğer önemli özelliği ise bu tür yapılarda çok sayıda pencerenin kullanılması ve pencere camlarının renkli olmasıdır. Çatılardaki ok biçimli kuleler de bu sanatın bir diğer önemli özelliğidir.
Gotik sanatı daha çok mimaride kullanılsa da bu sanat kendini resim, gündelik nesneler, süs eşyaları ve heykelde de göstermiştir. Gotik üslupta yapılan oymalar daha çok kiliselerin duvarlarında yerini almıştır. Bu tarzda yapılan oymalar, erken Hıristiyanlığın bir özelliğini anımsatmaktadır. Sanatçılar Gotik üslupta heykeller yaratırken, inananlara görsel bir hediye sunmaya öncelik vermişlerdir.
Gotik sanat kendini daha çok dini yapılarda göstermeyi başarmıştır. Bunlar katedraller ve kiliseler gibi dini yapılardır. Gotik tarzda yapılmış bu tür yapıların en önemli örnekleri Notre Dame, Milano ve Köln katedralleridir.
katip:Erdoğan Gül
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]