Her satırın ilk harfi yukarıdan aşağıya okunduğunda adı görünecek şekilde yazılan şiire “yatay” denir. Şiir yazmak oldukça zor bir tür olup, şiirde pek rastlamadığımız bir edebî sanattır. Çünkü her satırın başındaki harf/sözcük bu nedenle sınırlıdır, bu da şiir yazmayı zorlaştırır.
Bir akrostiş, bir şiirdeki mısraların ilk harflerinin anlamlı bir kelime oluşturacak şekilde yukarıdan aşağıya düzenlenmesidir. Divan edebiyatında matbu okumaya muvaşah veya istihrac denir. Eski Yunan ve Latin edebiyatında alfabeyi okumak “üç satır” anlamına gelir.
Stratigrafik bir şiir yazmanın en pratik yolu, öncelikle şiirin konusuna uygun bir kavram haritası oluşturmaktır. Örneğin, aşk hakkında bir akrostiş yazmadan önce, konuyu işleyeceğiniz bağlama göre değişen bazı kavramları listelemeniz gerekecektir. Ardından bu kavramların alt kavramları gelmektedir. Son adım, bu kavramlar arasında mantıksal bir bağlantı kurmaktır. Yani birbirini takip ettiğinde anlamlı bir bütün oluşturacak kavramlar alfabetik kurala göre satır başına getirilmelidir.
Kartal:
Sadece sen varsın ve ben buradayım ve bu bahar
Kontrolden çıkan nedir? güzelsin gençsin
Dünyadaki aşkımız ölüm kadar kutsaldır.
Bu günlerin bir daha geri gelmeyeceğine inan,
İşte bu an dünyada, bize dostça esen rüzgar.
Cahit Setki Tarançi
Bu şiirin mısralarının ilk harfleri yukarıdan aşağıya doğru okunduğunda “Vedia” ismi karşımıza çıkmaktadır.
Akrostiş Şiir Örnekleri:
Selin
Aşk, bu yanan aleve nar derler
El gibi dönme bana ne olur
Bir lütuf gibi gülümse elbette ama
Senden başkasına bakmayan inan
Işık gibi o güzel RNA’larla ilgili.
tomurcuk
Bu bir kararname gibi.
gözlerin titriyor
Nazik gelir ve sonra gülümser
İlk şelale gibi gürle
Saçlarınız zülfü ile gün be gün akıyor.
SONGÜL
Aşıklar iyi bilir
Bu aşk geliyor
Nevpahar gibi geliyor
Sonbaharda ani sonu
Ülke ülke seyahat
Lütfen seninle gel.
gülbahar
gamzelerinde gülümseme
üç dilek tuttum
Lale gibi dik
tatlım,
Ay kadar parlak olmak
Herşeyden dahafazla,
Ama her şeyden çok seviyorum
Aşkın için dolaşmak gibi aşkım.
buket
bir demet bin gül,
Uçan polenden gökyüzü kelebeği
Kalpte bir doğum günü olarak,
“Sen kimsin?” hala diyorsan
Tabii ki, Buket Buket
Onur
On bin yıldır başımızı dik tuttuk.
Kimse eğilmez
asla hizmetkar olmayacağız
Nefsimizi teslim edeceğiz ve yoldan dönmeyeceğiz.
Mikel
Mevsimlerin gelmesiyle Cemre
Zarif nefesi ve tek dileği insana yaraşırdı,
Elinde kalemle rüzgarla yürüyordu,
Yağmurla alnının saçlarına damlıyordu,
Kaldırımda uçan martılar
Bahçıvanı sessizce lalelerde ısıttı.
Deniz
kristal ses çıkaran kuş,
Ve ağaçlar gelinliklerle kaplı yeşil dallar,
Havada harika bir yaşam kokusu,
Akışlar bir ayna gibi parlıyor.
Güzel bahar fesleğen kokusuyla geri döndü.
televizyon
tüpün resmi
ekranda görünür,
Londra’dan Sidney’e
haber gelir gelmez
Ve şimdi işaretler
İnternetten geliyor
yola çıkma zahmeti olmadan
yörüngedeki uydular,
On bin kanaldan bulaşıklara
Ne gelecek…
favori
Gökyüzündeki yıldız nesilleri
Sağol, hep senden bahsediyorlar
zülüfler ay gibi parlar gözlerimde
Kara gözler beliriyor rüyalarımda ve aşkımda
Ellerinde aşkımızın kalbi parlıyor
Hatice
rüya gibi geliyor
aklımda senin resmin
Bütün günlerin ve gecelerin
adı gibi
Cemalin
Benim güzel perim sen benim aşkımsın
RECEP
Onun ruhu rüzgar gibidir.
Üflerken güçlü ve korkulu
Vücudu dünyayı kucaklayan bir çınar gibidir.
Yüreği de elleri kadar cömert
Bileği gladyatörler gibi kalın.
His
Dünü unuttum sanma
Bunun için öldüğümü sanmıyorum
bu benim içtiğim
Şimdi güzelliği anlayın.
Sessizce kalpler bu şanlı isimle doldu.
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]