İnsan, ana rahmine düştüğü andan itibaren sürekli bir evrim geçirir. Bu gelişim doğumdan sonra da hızla devam eder. Daha bu gelişim sürecinin ilk yıllarında, kendisi farkında olmasa da türleri tanımaya başlar. Tanıtılan ilk edebi tür ninnidir. Uyumak isteyen çocuk ninni ile sakinleşir ve uykuya dalar. Sonra masal dinlemeye başlar. Masalların başında yer alan çocuk şarkıları da çocukların ilgisini çekmektedir. Küçük hikayeler anlattığımızda, çocuk okula gitmeden önce bir tür nezaket öğrenmiş olacaktır. İlkokula başlayan bir çocuk artık okuma yazma öğrenerek istediği masal, öykü, şiiri okuyabilir. Her yaştan çocuğa hitap eden edebi türler vardır. Bir ilkokul çocuğunun tekerlemeleri, bilmeceleri, masalları, şiirleri ve kısa ve basit hikayelerini dinliyor. Hikâye ve şiirlerdeki kelimeler ve tema, çocuğun anlayabileceği düzeyde olmalıdır. Çocuk anlayamadığı metin ve şiirlerden sıkılır ve okumayı bırakır.
Lisede çocukluk bitiyor ve ergenlik başlıyor, belki de bir insanın hayatındaki en rahatsız edici süreçlerden biri. Kız ve erkeklerde ergenlik dönemine genel olarak baktığımızda 11 ile 20 yaşları arasında değişmektedir. Lise öğrencilerinin yaşını 11-14 olarak düşündüğümüzde ergenliğe başlama yaşı ile lise öğrencilerinin yaşları tam olarak örtüşmektedir. Bu dönem çocuklarının ayırt edici özelliği utangaç, sinirli, hassas ve kaygılı bir yapıya sahip olmalarıdır. Genç bir öğrencinin gerekli eğitim ve öğretim niteliklerini ders saatlerinde sınıfta elde etmesi zordur. Ergenlerin özellikle Türkçe derslerinde temel hedeflere ulaşmak için gerekli olan okuma parçalarını okurken düşünce dünyasına hitap eden parçaları anlamakta zorlandıkları gözlemlenmiştir. 7. sınıf öğrencilerinin 40 dakikalık Türkçe dersinde bir okuma parçasını en fazla 4-5 defa okumaları yeterlidir. Ancak düşünce temelli okuma parçaları verildiğinde bu mümkün değildir. Öğrenciyi düşündüren materyali verirken öğrenci dersten tamamen uzaklaşır. Bazen okuma süresi bir ders saatine çıkarıldığında öğrenci anlamadığı için dikkatini tamamen kaybeder ve sıkılır. Ancak okunan eserin somut olması ve harika özelliklerle bezenmiş olması, öğrenciye okuma bilgisini ve zevkini verir.
6. sınıf Türkçe ders kitaplarında sözel anlatım türlerine daha fazla yer verilmesi ve bu oranın 7. sınıftan 8. sınıfa doğru kademeli olarak düşürülmesi daha faydalı olacaktır. Bu inceltme işleminde diğer tiplerden kısa ve basit tipler düşünceye dayalı olarak seçilmelidir.
Lise çağında olan çocuk artık bir ergendir. Kavrama yeteneği gelişmiş, ilgi alanı değişmiştir. Bu dönemlerin düşünce temelli edebî türleri olan deneme, deneme ve fıkraları (fikir yazımı) rahatlıkla anlayabiliriz. Türk edebiyatındaki birçok eseri okuyabilir.
Öte yandan teatral metinler, çocukluktan gençliğe her dönem öğrencilerin ilgisini çekmektedir. Çoğunlukla Karagöz ve Hacivat gibi güldüren ve düşündüren türleri okumak çocukları çok eğlendiriyor.
Şiir tiyatro gibidir. Her zaman çocuğun dikkatini çeker. Şiirin dili ve teması çocuğun eğitim düzeyine uygun olmalıdır. İlkokul öğrencileri özellikle şiir ezberlemekten hoşlanırlar.
Tüm öğretim kaynakları ve öğretmenler, çocukların öğrenme yaşına uygun metinleri seçmelidir. Böylece daha başarılı sonuçlar alınabilir.
yazar:Sarpil Altunyay
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]