Özellikle genç neslin spora olan ilgisi her geçen gün artıyor. Ve çeşitli spor dallarına talep artıyor. Zindeliği ve sağlığı sağlayan spor aktivitesi, keyifli zamanlar geçirmeyi de mümkün kılıyor. Bunlardan biri de Amerikan futbolu. Avrupa ülkelerinde buna basitçe futbol denir. Adından da anlaşılacağı gibi, Amerika’da başlatıldı ve geliştirildi. Spordaki görünüşü tamamen tesadüfiydi. İngiliz sporcunun bir futbol maçı sırasında topu eline almasıyla gelişmeye başladı. Ayaklarıyla oynamaktan sıkılan oyuncu bir anda topu eline alır ve koşmaya başlar.Bu oyunun tarzı seyirciyi ve oynayanları çok sevindirir ve zamanla adını almaya başlar. ragbi. Ve bu oyun formatı 1980’den itibaren daha yoğun kural ve tekniklerin eklenmesiyle bambaşka bir boyuta taşınmıştır. Bugün Amerikan futbolu ragbiden farklı olsa da kökenleri spordadır. Bugünkü formunun mimarı Walter Kamp’tır.
1920 yılında başlayan Amerikan futbolu, adrenalin tutkunlarının ilgisini çekmektedir. Güçlü vuruşlar ve hız, oyunun yapı taşları arasında yer alıyor. 1992 yılında Türkiye’de yayılmaya başlayan etkinlik kısa sürede tüm ülkeye yayıldı. İlk olarak Boğaziçi Üniversitesi’nde oynanmaya başlanmış ve diğer eğitim birimlerine yayılarak yarışmalar başlamıştır. Türk Amerikan Futbolu Yüksek Kurulu tarafından yönetilen, popüler bir spor olmayı başarmıştır. Ülkemizde malzeme temini açısından yaşanan zorluklara rağmen oynanmaktadır. Bazı aksesuarlar eksik olsa da maçlar daha hafif kurallar uygulanarak yapılıyor.
Amerikan futbolu el ve ayaklarla oynanır. Oval top sporda en önemli malzemedir. Oyunun çok katı kuralları olduğu için kask, evcil hayvan kalkanı ve pantolon gibi yaralanma önleyici aksesuarlar kullanılmaktadır. 45 kişilik bir oyun ekibi ve sahada performans gösteren toplam 22 kişi bulunuyor. Oyun iki grubun çarpışmasıyla başlar. Her grupta 11 kişi vardır. Bu gruplar da kendi içlerinde bölümlere ayrılmıştır. Hücum takımı, defans takımı, özel timleri gibi bölümlere ayrılmıştır. Oyun 110 metre uzunluğunda ve 49 metre genişliğinde bir sahada oynanır. Oyun 7 hakem tarafından yönetilmektedir. Maç toplamda 2.5 saattir. 4 devre olarak kurulan oyunun her periyodu 15 dakikadır.
Bir maçta ilk olarak hangi takımın saldıracağı kura ile belirlenir. Doğru yüzü tahmin eden takım ilk atağı yapar. Oyun, topun rakip takımın sahasına atılmasıyla başlar. Kapak tarafında, takımdaki diğer oyuncu topu yakalamak için mücadele ediyor. Rakip takım, topun kendi sahasına girmesini engellemeye çalışır. Bu mücadeleler sırasında topu tutan oyuncu yere indirilmeye çalışılır. Oyuncu yere düştüğünde maç için hücum pozisyonu belirlenir. Savunma ve hücum grupları sahaya girerken başlangıç grupları geri çekilir. Ve mücadele bu saatten sonra başlar. Savunma ve hücum grupları topu sahalarının dışında tutmaya çalışır. Topa sahip olan oyuncu, düşene kadar, yani rakip takım tarafından nakavt edilene kadar koşmaya devam etme hakkına sahiptir. Rakip takımın saha çizgisine ulaşan kişi bir puan alır ve o sayıdan 6 puan alarak onu yener. Topu rakip takımın kalesine atmak da gol avantajını beraberinde getiriyor. Her vuruşun farklı bir numaralandırma sistemi vardır. Topu kaleye atmak az sayıda puan verse de oyuncular çoğunlukla bu tekniği kullanır. Çünkü sayı olma olasılığı daha yüksektir.
katip:Elif Açık Koz
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]