Medyada çok sık karşılaştığımız, çoğu zaman masum insanların ölümüne ve yaralanmasına yol açan olayların sorumlusu olan kurşun. Adli tıpta ve balistikte yorgun mermi olarak adlandırılan ve daha çok ‘av tüfeği’ olarak bilinen kurşun, pek kimsenin bilmediği, hatta akıllarında bile kaldığı balistik bir olaydır. Birçok deneye ve tartışmaya da konu olan yorgun mermi, öncelikle havaya atılan herhangi bir merminin namlu çıkış hızını kaybederek yerçekiminin etkisiyle tekrar hız kazanması, ancak daha da fazla yere düşmesi olgusudur. kararsız yöntem Atılan herhangi bir mermi namludan çıktıktan sonra barutun yanmasıyla oluşan patlamanın etkisiyle güçlü bir kinetik kuvvetle hareket etmeye başlar. Bu noktada merminin çizgisel hızından dolayı bu mermi “güzel mermi” olarak adlandırılır.Belirli bir mesafe ve hızdan sonra gücünü kaybederek yerçekiminin etkisi altına girer.İşte bu aşamadaki durum, merminin bitip dengesiz düşmesi “yorgun mermi” olarak tanımlanıyor.
Yorgun kurşun terimi ilk olarak 2. Dünya Savaşı sırasında kullanılmıştır. Bu savaş sırasında, savaşçılarla yapılan it dalaşlarında aşırı mermi kullanımı nedeniyle bazı pilotlar, mermilerin uçaklarıyla aynı hızda hareket ettiğini göreceklerdi. İşte uzmanlar güçlü kinetik enerjilerini kaybetmiş ve havada sallanarak düşen bu mermilere yorgun mermi adını verdiler.
Yorgun kurşun ve tehlikesi
Havaya veya herhangi bir yöne ateşlenerek hedefini bulamadan düşerek düşen mermiler, düştükleri veya çarptıkları noktada en büyük kuvvetleriyle etkilerini göstermezlerken, yine de ciddi yaralanmalara neden olabiliyorlar. , ölüm ve maddi hasar. Ateşli silah yaralanmalarından farklı belirtiler gösteren yorgun mermi yaralanmaları ve insanların yorucu mermi yaralanmaları konusunda bilgi eksikliği bazen bu mermilerle kişilerin yanlış müdahalelerde bulunmasına veya gerekli tedaviyi geciktirerek ölüme neden olmaktadır. Tıbbi terminolojide mermilerin serbest düşmesi sonucu oluşan yaralanma olarak tanımlanan stresli kurşun yaralanması riski, özellikle yerleşim yerlerinde düzenlenen düğün ve törenlerde ateşli silah kullanımı ile artmaktadır. Bu tür yaralanmaların nadir olması nedeniyle, ilk müdahaleyi yapanın yaralanmanın türünü tanıması ve gerekli müdahaleyi zamanında ve ciddi bir şekilde gerçekleştirmesi için bazen sağlık personelinin gecikmesi olabilir. Bu noktada, ilk müdahalenin yapıldığı andaki muayene sonuçları ateşli silah yaralanmasına benzer özellikler göstermese de, bunların delilleri koruyacak şekilde değerlendirilmesi ve ele alınması gerektiği unutulmamalıdır. Tedavi sırasında adli boyut.
Ülkemizde yorgun mermilere bağlı yaralanma ve ölümlerin artmasında bölgelerin özellikleri ve silah kullanma kültürünün büyük etkisi vardır. Türkiye’de yaralanmalara bakıldığında, özellikle yaz aylarında geceleri çatıda veya balkonda uyuma kültürünün yaygın olduğu Adana ve İzmir illerinde bu yaralanmalara daha sık rastlanmaktadır.
Ülkemizde ve dünyada büyük kayıplara ve yaralanmalara neden olan yorgun mermilere karşı cehalet ve duyarsızlık, bu konuda bilinçlenmenin önünde büyük bir engel oluşturmaktadır. Yorgun mermilerden ölenlerin sayısının arttığı dönemlere ve ülkelere baktığımızda, Birinci Körfez’den sonra Kuveyt’in Irak işgalinden kurtuluşu kutlamalarında havaya ateş açılması sonucu 20 kişi hayatını kaybetti. 1991 yılında savaş. Latin Amerika ülkelerinde yılbaşı kutlamaları sırasında havaya ateş açılması Yaygın bir kutlama şeklidir ve kayıtlardan kayıt altına alınmıştır. Porto Riko’da yılbaşı kutlamalarında her yıl ortalama 25 kişinin serbest düşen kurşunlarla vurulduğu ve bunlardan ikisinin hayatını kaybettiği anlaşıldı. 1985 ile 1992 yılları arasında Los Angeles’ta 118 kişi “yorgun atış” ile vuruldu, 38’i öldü.
Yorgun kurşun ve adli sorumluluk
Yorgunluk mermi ölüm ve yaralanmalarına baktığımızda başlıca nedenlerin kanunsuzluk ve kolluk kuvvetlerinin ihmali ile gelişigüzel silah kullanımından kaynaklanan kural ihlalleri olduğunu görüyoruz. Hedefe yönelik atışlarda, tetiğe basan kişi atışın sosyal ve hukuki sorumluluğunu hisseder. Ancak havaya yapılan atışlarda kişi merminin yere düşeceğinin farkında değildir ve masum bir kişi yaralanabilir. Bu nedenle elektronik eğitim, serbest düşme ateşli silah yaralanmalarıyla mücadelenin en önemli bileşenidir. Öncelikle silah sahipleri, silahların tehlikeleri ve sorumlulukları konusunda eğitilmeli ve bilgilendirilmelidir. İkinci olarak, nedeni bilinmeyen yaralanmalarla karşılaşıldığında yorgun vuruş olabileceği akılda tutularak, bu tür yaralanmalara karşı sağlık çalışanlarının eğitilmesine, müdahale ve ilk yardım kayıtlarının tutulmasına özen gösterilmelidir. delillerin karartılmasını önleyecek şekilde.
Bu bağlamda gazetecilik alanından iki vaka çalışması, durumun ciddiyetini ve sıklığını göstermesi açısından faydalı ve dikkat çekicidir:
Türk diplomat yorgun kurşunla yaralandı
Türkiye’nin Bağdat Büyükelçiliği’nin 3. Katibi Özcan Şahin, 2 Aralık Cumartesi günü büyükelçiliğin bahçesinde bulunduğu sırada neden olduğu belirlenemeyen bir kurşunla belinden yaralandı. Başka bir hedefe ateşlendiğinde yön değiştiren ve “yorgun mermi” olarak nitelendirilen merminin BKS makineli tüfeğe ait olduğu belirlendi. Bağdat Büyükelçiliğimizin çevresinde 2 metre yüksekliğinde güvenlik duvarları bulunmaktadır. Olaya tanık olan elçilik yetkilileri, merminin havadan düştüğünü ve Shaheen’i vurduğunu söyledi. Büyükelçilik yetkililerinden edinilen bilgiye göre, Bağdat Büyükelçimiz Önal Çeviköz’ün kaza anında elçilik binasında görev yaptığı bildirildi.
Büyükelçilik hedef alınmadı
Ankara’ya götürülen üst düzey bir yetkili, “Burada sürekli kurşunlar yağıyor. Bir tanesi büyük bir sıkıntıdan çıkıp Özcan Bey’e isabet etti. Hepimiz çok üzüldük. Büyükelçiliğimize saldırı söz konusu kesinlikle söz konusu değil” dedi. CASA Pazar günü Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi altına alındı.Hastane yetkilileri, merminin başarıyla çıkarılmasının ardından Şahin’in hastaneden taburcu edildiğini bildirdi.
“Yorucu mermi” kurbanı Amina’nın cenazesi
Beyoğlu’nda tezgahta yaşamını yitiren 13 yaşındaki Emine Demirel’in “yorucu kurşun” kurbanı olduğu açıklandı. Demirel bugün, Kürtçe gözyaşı ve ağıtlar eşliğinde memleketi Mardin’in Kızıltepe semtinde toprağa verildi.
Mardin / İstanbul – Yeni Yol Socak Hacı Ahmet Mahalcı’da 2 Eylül 2013’te meydana gelen kazada, bir tekstil atölyesinde çalışan 12 yaşındaki Emine Demirel saat 16.30 sıralarında çalışma masasının üzerine yığıldı. . Görgü tanıklarının ifadesine göre arkadaşları Emine Demirel’in yanına koştuklarında omzundan kanlar aktığını gördüler. Hemen Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılan Emine Demirel, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve hayatını kaybetti. Öğleden sonra Kızıltepe’ye getirilen Emine Demirel, Bahçelievler semtindeki mezarlıkta toprağa verildi. Defin işlemi sırasında küçük Emine’nin yakınları, mezarı başında Kürtçe ağıt yaktı.
Emine Demirel’in yakını Mamduh Öztürk mezarlıkta yaptığı konuşmada, “İstanbul’da çalışıyorlar. Kız 13 yaşında ortaokula gidiyordu. Sabah okula, öğlen kardeşlerinin yanına gitti. Onlara yardım edin.Binanın 3. katında çalışan ablalarının yanına gider, orada çalışırken mahalledeki çeteler arasında çıkan çatışmada omzundan sekerek oradan kalbine isabet eden kurşun hayatını kaybeder. .Umarız bu son olur.Türkiye’deki çatışma ortamının sona ermesi ve çözüm sürecinin ortaya çıkması tüm halkı sevindirirken, bu çetelerin çatışmalarında hayatını kaybedenler bizleri derinden üzmektedir. .Umarız bu son olur.İki gün önce Gülsuyu’nda yaşanan çatışma hala aklımızdayken, Hacıhüsrev’de yaşanan bu olay tüm halkımızı ve bizleri üzmüştür.Umarız bu son olur.Başarılardan sonra. Türkiye’de kalıcı barış olursa, bu çetelerin savaşları ve aralarındaki çekişmeler de sona erecektir, “Biz bu ülkede barış içinde yaşayacağız.”
Kadın yakınları cenaze töreninde Kürtçe ağıt yakarken, Emine Demirel gözyaşları içinde toprağa verildi. Demirel’in ailesi, mezarlıktan döndüklerinde Bahçeli Evler Mahallesi’nde kurdukları çadırda taziyelerini kabul etti.
yorgun kurşun kurbanı
Öte yandan Emine Demirel’in “yorucu kurşun” kurbanı olduğu belirlendi. Polisin kazanın ardından başlattığı soruşturmada, talihsiz kızı öldüren kurşunun bir binanın 4. katında bulunan atölyenin açık penceresinden girdiği belirlendi. Kaza anında talihsiz kızın duruş açısı ile merminin küçük kızın omzuna giriş açısını hesaplayan polis, dokuma atölyesinin penceresinden atılan lazerin açısını ölçmek için inceleme yaptı. kurşun girdi Yapılan incelemede merminin, kuş uçuşuna 200 metre uzaklıkta, dokuma atölyesinin karşısındaki tepede bulunan bir evden ateşlendiği belirlendi.
Cinayet Büro Amirliği ekipleri eve baskın düzenleyerek evde bulunan J.Y. isimli 25 yaşındaki kadını tutukladı. Yapılan incelemede evin verandasında 9 milimetrelik boş kovan bulundu. Hücre incelenmek üzere Polis Kriminal Araştırma Laboratuvarına gönderildi. Evin balkonunun 13 yaşındaki kızın hayatını kaybettiği dokuma atölyesini önden gördüğü öğrenildi. Asayiş Şube Müdürlüğü’nde sorguya çekilen JY isimli kadın olayla ilgili bilgisi olmadığını söyledi. Genç kadın, çıkarıldığı mahkemece serbest bırakıldı.
Yapılan inceleme sonucunda evde yaşayan ve bağlantıları olan iki kişinin kimliği belirlendi. Kaza anından beri kayıp olan bu iki kişi polis tarafından her yerde arandı. Bu kişilerin tutuklanmasının ardından olayın netlik kazanacağı öğrenildi. (Muhammad Ali Danler Ali Axwer/Dubai Sağlık Otoritesi)
Kaynak:
https://prezi.com/pryggnknyq5w/yorgun-mermi/
http://www.yenisafak.com.tr/gundem/yorgun-mermi-turk-diplomati-yaraladi-18090
http://www.radikal.com.tr/turkiye/cete_kurbani_emine_topraga_verildi-1154042
katip:Erdal Oğur
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]