Türkiye Cumhuriyeti, 1950’lerin sonlarından beri Avrupa Birliği’ne tam üye olmak için kapıda beklemektedir. AB üyeliği bugün bir yılan hikayesine dönüşmüş olsa da kısa ve orta vadede AB üyeliği ufukta görünmüyor. Bu konuda Türkiye birçok kez yakaladığı fırsatı şimdiden kaçırdı. Özellikle Erbakan döneminde Türkler, 1981’de Avrupa Birliği’ne üye olan Yunanistan ile birlikte Türkiye’yi Avrupa’ya entegre etmeye neredeyse yaklaşan Avrupa’yı kendileri reddetmişti. Ondan sonra 12 Eylül 1980 darbesi belki de Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üye olmasını engelleyen en büyük olay. Bu süreçte toparlanamayan Türkiye, 1995 yılına kadar ciddi bir ilerleme kaydedemedi. Bu tarihle birlikte Avrupa’nın malların serbest dolaşımı programı olan Gümrük Birliği’ne şartlı üye olan Türkiye, bu tarihten itibaren Gümrük Birliği’ne de üye olacağını hayal etti. Bir ara Avrupa Birliği.Kısa ama aradaki 20 yılı aşkın sürede ciddi bir ilerleme kaydedilmedi. Ancak 2005’in gelmesiyle Türkiye AB sürecini daha da hızlandırdı ve “Gerekeni yapmaya hazırız” şeklinde net bir yanıt verdi. Bu dönemde Türkiye, Avrupa Birliği reformları nedeniyle birçok mevzuat güncellemesi yapmış ve kanunlarını değiştirmiştir.
Birçok alanda çalışmalar yapan Türkiye, vatandaşlarına dağıttığı ulusal ve uluslararası kimlik belgelerini de güncelledi. Tam üyelik müzakereleri yapılmasına rağmen Türkiye’ye seyahat serbestisi tanınmadı. Olası bir göç dalgasından korkan Avrupa Birliği, bu konuda uzun süredir kararlı. Ancak pasaportlarını modernize eden Türkiye, 1 Haziran 2010 tarihinden itibaren biyometrik özellikli yeni pasaportların dağıtımına başladı. Bu süreçte eski lacivert renkli pasaportların tamamı kırmızı biyometrik pasaportlarla değiştirildi. Son olarak Türkiye kimlik değişikliğine gitti ve bu da kimlik ibrazı ile seyahatin önünü açtı. Ancak son yıllarda boş durmayan ülkemiz, Amerika’da bulunan pasaport boyutunda kimlik kartlarının üretilmesi konusunda da çok ciddi bir iş başarmıştır. Avrupa Birliği’nde de durumun böyle olduğu söylense de bu yanlış bir bilgidir. Avrupa Birliği’nde ulusal kartlar, ulusal kart veya kimlik kartı olarak düzenlenir ve pasaport özelliği taşımazlar. Ancak ikili anlaşmalar ile dileyen ülkeler bu kartlarla seyahat eden AB vatandaşlarını ülkelerine kabul edebiliyor. ABD uygulamasında pasaportlar bu kartların üzerine yazılıyor ve şu anda sadece Meksika ve Kanada’da kullanılıyor.
Türkiye, yeni pasaport kartlarıyla vatandaşlarına ayrıcalıklar tanımayı hedefliyor. Ancak bunların Avrupa ülkelerine girişte kullanılabilmesi için AB’nin sadece vizeleri iptal etmesi değil, aynı zamanda Türkiye ile kullanımları için bir anlaşma yapması gerekiyor. Ancak Avrupa Birliği, Birliğin mevzuatına uygun olarak henüz herhangi bir üçüncü ülke ile böyle bir anlaşma imzalamamıştır. Çünkü tersi durum AB yasalarının ihlaline yol açacaktır. Kimlik kartlarının basımına 2018 yılında başlanması planlanıyor.
yazar:Emir Karasu
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]