Multipl skleroz (multipl skleroz), beyin ve omuriliğin yani merkezi sinir sisteminin beyaz cevher yapılarının hasar görmesi sonucu ortaya çıkar. Beyaz cevherin yapısı, merkezi sinir sistemi içinde ve sinir sistemi ile vücudun diğer organları arasındaki iletişimi sağlar. Sinir liflerinden oluşur. Henüz tedavisi bulunamayan bu hastalığın ilerlemesini durdurmak ve vücuda verdiği zararı azaltmak için tedavi yöntemleri uygulanmaktadır. Yani asıl amaç hastanın hayata daha iyi tutunmasını ve iyi bir yaşam standardına kavuşmasını sağlamaktır. Özellikle gelişmiş ülkelerde multipl skleroz dernekleri MS hastalarının daha iyi bir yaşam sürdürebilmeleri için çeşitli faaliyetler yürütmekte ve etkinlikler düzenlemektedir.
Multipl skleroz hastalarının yaşam kalitesini artırmak için gelişmiş ülkelerde uygulanan genel ilkeler
– Çeşitli etkinlik ve organizasyonlarla hastanın topluma katılımını sağlamak,
Hasta haklarını genişleten ve koruyan yasalar çıkarmak.
Eğitimlerini, seyahatlerini, işlerini vs. paylaşın. Tüm faaliyetlerinin diğer sağlıklı kişilerle aynı koşullarda yürütülebilmesi için çalışmalar yapmak,
Hastalıkları konusunda farkındalık yaratmak için gerekli konsültasyonları sağlamak.
– Gerekli argümanlara erişebilmelerini sağlayın ve onları doktorlara, hemşirelere, rehabilitasyon merkezlerine, uzmanlaşmış MS bakımına vb. gitmeye yönlendirin. İlkelere göre hareket edin.
Maalesef ülkemizde bu ilkelere uyulmamaktadır. Türkiye’deki hasta sayısı yaklaşık 40 bin hasta. Bu nedenle hastalar hem tedavi süreçlerinde hem de günlük yaşamlarında pek çok sorunla karşılaşmak zorunda kalmaktadır. Bu duruma en iyi çözüm, daha fazla üye ülke derneğinin etkin bir şekilde faaliyet göstermesinin önünü açmak ve bu topluluklara maddi ve manevi destek sağlamaktır. Bunun dışında hastaların bireysel mücadelesi de hastalığın seyri açısından oldukça önemlidir.
MS hastaları yaşam kalitelerini nasıl artırabilir?
Beslenme her hastalığın tedavisinde önemli bir rol oynar. MS hastaları ayrıca yağsız ve lif oranı yüksek yiyecekler yemelidir. Deniz ürünlerinin sık tüketilmesi bu hastaların sağlığına önemli ölçüde katkı sağlar. haftada en az 2-3 kez hamsi, levrek, somon, sardalya,
Uskumru, ton balığı gibi balıkları tüketmelidirler. Ayrıca yağsız hindi, tavuk ve kırmızı et yemeli, sebze ve meyveleri menülerinden çok eksik etmemelidirler. Tam buğday ekmeği ve tam buğday unu içeren besinler tüketmelidirler. Sıvı alımına özellikle dikkat etmeli, bitki çaylarından ve aşina olmadıkları alternatif ürünlerden uzak durmalıdırlar.
C ve D vitaminleri alınmalıdır. Çalışmalar, D vitamini ile multipl skleroz gelişme riski arasında bir ilişki olduğunu göstermektedir. D vitamini düzeyi düşük olan hastalarda MS nöbetleri artar. Bu nedenle hastalar doğal bir D vitamini olan güneş ışığından faydalanmalıdır.
Kaslarında sertlik olan, kendini yorgun hisseden ve psikolojik sorunları olan bu hastalar yo-ga, tai chi ve su egzersizleri, ağırlık kaldırma, hafif aerobik hareketler gibi egzersizleri yapabilirler. Spor hastaların kendilerini daha güçlü hissetmeleri için büyük yararlar sağlar.
Stres her hastalık için tetikleyici olduğu için MS’in de baş düşmanıdır. Normal hayatlarını sürdürebilen MS hastaları, aşırı stresli olaylar karşısında hastalık direncini kaybederler. Bu nedenle multipl skleroz hastalarının olabildiğince stresten uzak, sakin bir yaşam sürmeleri gerekir. Yoga, meditasyon, reiki gibi tekniklerin uygulanması hastaların mental yapılarının desteklenmesi açısından önemlidir.
– Herkeste olduğu gibi multipl skleroz hastalarında da alkol ve sigara tüketilmesi önerilmez.
Sıcak ortamlar MS saldırılarını artırabilir. Bu nedenle hastalar hamam, sauna gibi yerlere gitmemeli, ılık duş almalıdır.
MS hakkında en ilginç bilgiler:
Multipl skleroz kadınlarda daha sık görülür. MS hastalarının %70’i kadındır.
– 20-40 yaşlarında MS prevalansı. 15 yaş altı ve 60 yaş üstü kişilerde görülme sıklığı çok düşüktür.
– Multipl skleroz hastalarında en sık görülen semptomların bulanık görme, çift görme, yüz, kol ve bacaklarda uyuşma, kuvvet kaybı, instabilite, nesneleri ve nesneleri kavramada güçlük, enürezis ve baş dönmesi olduğu bilinmektedir.
Merkezi sinir sistemi, omurilik ve görme ile ilgili sinirler vücudumuzda MS’ten en çok etkilenenlerdir.
MS bir akıl hastalığı değildir. Ruh sağlığını etkilemez. Sadece bazı hastalarda hastalığın şiddetli etkileri depresyon, konsantrasyon güçlüğü ve unutkanlık gibi bilişsel bozukluklara neden olabilir.
Cinsel işlev bozuklukları MS hastalarında diğerlerine göre daha sık görülür. Ancak bu, hastalığın bir sonucu değildir.
Araştırmalar Norveç ve Danimarka gibi güneşli gün sayısının az olduğu ülkelerde MS hastalarının ilkbaharda doğduğunu (Mayıs ayında daha fazla), kış aylarında doğanlarda MS’in daha az görüldüğünü gösteriyor. Annenin gebelikte güneş ışığını az kullanması, çocuğun gelişim dönemine denk geliyorsa, D vitamini alımı az olan çocuklarda MS riski artıyor.
Multipl skleroz hastaları ilaç kullandıkları ve dengeli beslenmeleri gerektiği için oruç tutmamalıdır.
– MS hastaları evlenebilmektedir. Çocuk sahibi olabilirler. Ancak mutlaka evlenecekleri kişiye hastalığını anlatmalıdırlar. Evlilik sorunları hastalığın seyrini değiştirebilir.
MS cinsel yolla bulaşan bir hastalık değildir. Hiçbir şekilde bulaşıcı değildir.
– Araştırmalar, multipl skleroz hastalarının ortalama yaşam süresinin diğer insanların ortalama yaşam süresine yakın veya birkaç yıl daha az olduğunu gösteriyor. MS ölümcül değildir.
MS hastasıysanız ya da hastalığınızı yeni öğrendiyseniz yapmanız gereken en önemli şey hastalığınız hakkında doğru bilgiyi almak ve çevrenizde farkındalık oluşturmaktır. Herkes MS’e yakalanabilir. MS mücadeleci bir hastalıktır. Bu nedenle sevdiklerinizden ve hayattaki tüm güzelliklerden güç alarak yaşamalısınız. Hayata tutunma, sımsıkı sarıl…
Kaynak:
https://www.turkiyemsdernegi.org
www.noroloji.org
yazar:İda Şahan
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]