«YerelHaberler» çocuklarında ifade becerilerinin alışkanlığının kazanılması.

Anlatım, dinleme ve anlama becerilerinden sonra oluşabilen bir beceridir. İki şekilde yorumlama. Birincisi sözlü anlatımdır. Bu tür bir anlatım aşamalar halinde gerçekleşebilir. Önce karşımızdakini dinler, ne söylendiğini anlar ve zihnimizde planladığımızı sözlü olarak aktarırız. Günlük hayatımızda çoğunlukla sözlü anlatım kullanırız. Bu anlamda dili iyi bilmek ve beyinde tasarlananın nasıl aktarılacağı çok önemlidir. “Çuval kafa, tabiri caizse kısa süreli bir savaş” atasözü çok anlamlıdır. Anlatılmak istenen doğru kelimelerle anlatılmazsa yanlış anlaşılmalara yol açabilir. İyi bir hikaye anlatıcısı olmak için önce iyi anlamalısınız. Okullarda amaç sözlü anlatım becerilerini geliştirmektir.

Türkçe dersinin üç ana hedefi vardır. bunlar; Okuduğunu anlama ve ifade etme becerilerini geliştirmektir. Bu amaçla okuma metinleri üzerine çalışmalar yapılmaktadır. Bütün bu amaçlar bir okuma metni ile gerçekleştirilebilir. metni okurken; Örnek okunabilir, yüksek sesle okunabilir ve sessiz okunabilir. Öğrenci, öğretmenin okuma örneği sayesinde metni nasıl okuyacağını öğrenir. Ses tonunu ayarlamanın noktalama işaretleri ile yapıldığını anlar. Anlamını bilmediği kelimeleri öğrenir. Yine metni okuma sayesinde anlama becerileri gelişir. Çocuk okuduğunu anlayıp anlamadığını bilir. Bazı çocuklar bir metni tek okuyuşta anlarken, bazıları 3-4 okumada anlar. Anlatı, sözlü veya yazılı olarak okunabilen ve anlaşılabilen bir metindir. Tüm bu çalışmalar sürekli yapıldığında çocuğun okuduğunu anlama ve anlatım becerileri gelişecektir.

İkinci ifade biçimi yazılı anlatımdır. Yazılı anlatımda duygu, düşünce ve isteklerimizi yazılı olarak ifade ederiz. Bu tür bir anlatıda, düşünmek için daha fazla alanımız var. Ancak yazılı anlatım sözlü anlatım kadar kolay değildir. Fikir yazmak beceri ve bilgi gerektirir. Yazarları ve şairleri farklı kılan da budur. Fikirlerini herkesten farklı ifade ederler.
Düşüncelerimizi yazılı anlatımla daha düzenli bir şekilde aktarabiliriz. Anlatım becerisini alışkanlık haline getirmek için öğretmen; Öğrencilerden gördüklerini, duyduklarını, deneyimlediklerini ve hissettiklerini tanımlamaları istenir. Ancak bunu yaparken öğretmenin yaklaşımı çok önemlidir.

Çocukların sınav kağıtlarına konu olan bir formülün verilmesi ve 10-14 yaş arası çocukların yeteneklerinin ötesinde bilgi istenmesi, çocuğu yazılı anlatıma karşı önyargılı hale getirir. Bu sistem iyi kurulmalıdır. Küçük ödevlerle çocuk yazılı anlatıma alışmalıdır.
“Öğretmenler, çocukları sınıfta okuduklarını, gördüklerini ve ziyaret ettiklerini kısa özetler yapmaya teşvik etmelidir.Böylece öğrencinin topluluk önünde konuşma becerisi nedeniyle kendini ifade etmesi ve özgüveni gelişecektir.

Kaynak:
(Gufsa, 1998: 157).

yazar:Sarpil Altunyay

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın