1- Yeraltı suyunun tanımı ve bileşimi: Yeraltı suyu; Atmosfer, kara, denizler ve okyanuslar arasında var olan su sirkülasyonunun bir parçası olarak ortaya çıkarlar. Terleme ve buharlaşma sonucu atmosfere giren su, su buharı yoğunlaşarak yağmur, kar ve sıvı olarak yeryüzüne geri döner. Düşen su çeşitli şekillerde dağılırken, bu dağılımın bir kısmı toprağa sızarak yeraltı sularını oluşturur.
Sızma yoluyla yeraltına geçen su, geçirimli kayayı doldurur ve geçirimsiz kayanın bulunduğu alana iner. Bu kısım “yeraltı suyu” olarak adlandırılır. Bu kütleyi oluşturan suyun üst yüzeyine yani tavana “su tablası” veya “su tablası” denir. Yeraltı suyu bölgesi tamamen dolduğunda, “suya doymuş bölge” veya “doyma bölgesi” olarak adlandırılır. Su tablası ile yeryüzü arasında asılı duran suya “Vaduz suyu” denir. Bu su bulunduğu alandaki boşlukları tamamen doldurmadığı için “havalandırma bölgesi” veya “havalandırma bölgesi” olarak da adlandırılır.
Suyun zemine sızması, her şeyden önce, zemindeki toprağın özelliklerine bağlıdır. Yeryüzünü oluşturan elementler ne kadar kaba ise sızma olayı o kadar fazla olurken, daha fazla sızma meydana gelirken, aksine küçük ve yoğun elementlerden oluşan toprakta daha az sızma meydana gelir.
Depo tipine göre sızma miktarı aşağıdaki gibidir:
Görünüş tipi Zaman (gün) Miktar (R)
Kumlu silt 0,1-0,5 10-20
Kil kumu 0,5-1,0 30-40
Homojen ince kum 20-25 30-80
Homojen Orta Kum 35-50110-150
İri Kum 60-75 225-275
kum 110-115 275-350
Çok kırıklı kayalar 115-125 500>
Yeraltı suyu miktarını etkileyen beslenme ve drenaj faktörleri de bir diğer önemli faktördür. Besin maddeleri yağıştan sızar, yüzey akışından sızar, kar erimesinden sızar, gölün dibinden sızar, kar erimesinden sızar ve yapay beslenme. boşaltma elemanları; Terleme (terleme), buharlaşma (buharlaşma), su çekme ile drenaj, yaylarla drenaj, gölün dibinden sızıntı, derenin dibinden sızıntı.
2- Yeraltı Suyu Kaynağı: Yeraltı sularının ana kaynağı atmosfer (meteoritler) olmakla birlikte, dere, baraj, göl gibi büyük su kütlelerinden sızan sular da bunun tehlikeli bir bölümünü oluşturmaktadır. Bu durumda gizlilik ve yer yeteneği kavramları önem kazanmaktadır. Sızma kabaca suyun zeminden zemine geçişi olarak ifade edilebilir. Yağış sırasında birim zamanda toprağa sızabilecek maksimum yağmur suyu miktarına sızma kapasitesi denir. Havalanma bölgesinde yerçekimi ile su tablasına inmeden toprakta depolanabilecek maksimum su miktarına ‘toprak kapasitesi’ denir.
Sızmayı etkileyen faktörler:
Kayaları ve toprağı oluşturan unsurların boyutları (önceki konuda bahsedilmişti).
– Yağış yoğunluğu. Yağış çiseleme şeklinde ise su yere düştüğü anda hemen toprağa sızar. Şiddetli yağmurda su topografik eğim boyunca akar.
Topografik yüzeyin eğimi. Eğim ne kadar düşük olursa, o kadar az su akar ve sızıntı olasılığı artar.
– Yağıştan önceki toprak nemi miktarı fazla olsaydı süzülme daha az olurdu.
– Kentsel yerleşimin yoğun olduğu yerlerde sızma olayının değeri azalır. Çünkü su yer altında sızacak yer bulamıyor.
Yemyeşil bitki örtüsü de infiltrasyonu azaltır.
3- Yeraltı sularında hareket: Yeraltı suyu akışı genellikle yavaş ve düzgündür (tabakalı). Ancak uzun ve geniş alanlarda su türbülanslı akar veya girdaplar oluşturur.
4- Yeraltı suyunun kimyasal bileşimi: Yeraltı suyu tamamen saf değildir ve karbonatlar, klorürler, oksitler ve sülfatlar gibi çözünmüş veya çözünmüş maddeler içerir. Mevcut diğer elementler aşağıdaki gibidir: Mg, Ca, K, Na, Cl, Fe, F
5- Yeraltı sularının aşınması ve birikmesi faaliyetleri: Yeraltı suları, esas olarak çözünerek (erozyon) bulunduğu zemini aşındırır. Öte yandan, suda çözünen kayaçların (kireçtaşı, jips, dolomit ve tebeşir) bulunduğu alanlarda bu etki çok yüksektir. Yeraltında oluşan başlıca formlar; Yumrular (betonlar), fillon, sarkıt, dikit, sütun, kabuk birikintileri.
katip:Sinan Uza
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]