Yaratıcı düşünme nedir? ” YerelHaberler

Günlük hayatımızda pek çok sorunla karşılaşıyoruz. Bazılarımız bu sorunlara hızlı çözümler bulabilirken; Bazılarımız bu süreçte sorun yaşayabilir. Bu farklılığın sebebini yaratıcı düşünme yeteneği ile açıklayabiliriz.

Bir Gestalt teorisyeni olan Wertheimer, problem çözmede iki karşıt yaklaşımdan söz eder. B tipi problem çözmede birey, ezberci bir yöntem izleyerek problemin mantığına varmak yerine, sorgulamadan probleme çözüm uygulamaya çalışır. Ancak A tipi sorunun çözümü tam tersi bir yol izler. A Tipi problem çözme yeteneği, yaratıcı veya üretken problem çözme yeteneği olarak da adlandırılır. Bu yöntemde birey sorunun kökenine iner, nedenleri ve sorunu oluşturma sürecini analiz eder ve daha önce uygulanmamış bir çözüm geliştirir. Çünkü yaratıcı düşünme. Bir nesneyi, bir kavramı alışılmadık şekilde kullanmak veya iki kavram arasında o güne kadar kurulmamış bir ilişki kurmak. Bu tanımdan hareketle ortaya çıkan yeni çözümün genellenebilir olduğu ve uzun süre akılda kalabileceği söylenebilir.

Wertheimer’ın birçok yaratıcı düşünme örneği vardır. Günümüz sınav sisteminin bize sunduğu sorulara karşı kullanılabilecek bir örnek mühendislikle ilgilidir. Wertheimer deneklerine önce bir dikdörtgenin alanını hesaplamalarını gösterdi, ardından her bir kağıt parçasına paralelkenar şekli verdi ve onlardan bu kağıdın alanını bulmalarını istedi. Bazıları daha önce öğrendikleri dikdörtgenin alanı formülünü uygulamaya çalışmış (B tipi düşünme), bazıları ise bunun yeni bir problem olduğunu ve gerekli formüller söylenmezse çözülemeyeceğini savunarak başarısız olmuştur. Bir grup insan orijinal bir çözüm aradı, ancak yalnızca birkaç kişi yaratıcı düşünce yoluyla çözüm buldu. Birisi soruna iki tümseğin neden olduğunu gördü ve tümseğin bir ucunu kesip diğer uçla birleştirerek yeni bir dikdörtgen oluşturdu. Böylece dikdörtgenin alanını bulma yöntemini kullanarak paralelkenarın alanını kolayca bulabilmiştir.Yaratıcı düşünme elbette hayatımızı çok kolaylaştırabilecek bir avantajdır.

Ancak bu beceri göründüğü kadar kolay uygulanmaz. Çünkü aşağıda sayacağımız unsurlardan bazıları bu yolda önümüzde büyük bir engel oluşturmaktadır:

1. Duygusal faktörler: Duygularımız düşünce sürecimizi etkileyebilir. Karşı karşıya olduğumuz durum duygularımızla çelişen bir yapıda ise çözümden uzaklaşabiliriz.
2- Algısal engeller: Sorunun kaynağı, nedenleri, özellikleri gibi unsurlar tam olarak anlaşılmadıkça çözüm aşamasına geçilmesi zor olacaktır.
3- Kültürel engeller: Başta aile olmak üzere içinde yaşadığımız toplumun özellikleri zihniyetimizi etkileyebiliyor ve soruna yönelik yaratıcı çözüm bu özelliklerle bir çelişki içeriyorsa çevreden alabileceğimiz geri bildirimlere bakarak çözümü uygulamaktan kaçınabiliriz. .
4. Fonksiyon İletişimi: Nesnenin olağan işlevinin dışında kullanamamasıdır. örnek; Gazoz kapağını kaşıkla açmayı düşünebilen biri işte takılıp kalmanın üstesinden gelmiştir diyebiliriz.
5. Önceki deneyimler: Daha önce kullandığımız bir çözümü karşılaştığımız her problemde kullanmak, yaratıcı düşünmenin önünde yeni bir engel oluşturuyor.

Bu engelleri aşmaya çalışırsak kendimiz ve çevremiz için daha keyifli ve verimli bir hayat yaratabiliriz.

Kaynak:
Yeşilyaprak, Binnur, Eğitim Psikolojisi, Pegem Akademi, Ankara 2009
Ders Notları, Ned Yayıncılık, Ankara 2013

katip:Aybike Aktaş

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın