Yapısal model nedir? Eğitimdeki yeri ve önemi «YerelHaberler

Eğitim kurumu, toplumu düzenleme ve milletlerin varlığını koruma açısından önemli bir kurumdur. Eğitim kurumları, gelişen gelişmelere ve değişen topluma ayak uydurabilmek için sürekli olarak kendilerini yenilemektedir. Ayrıca eğitim kurumları, eğitim sürecinde daha fazla verim elde etmek ve aydınlanmış gençler yetiştirmek için eğitim sürecinde uygulamalarına yönelik modeller geliştirmiştir. Postmodern eğitim yöntemlerinden biri olup, öğrenme ve öğretme kuramlarının başında bilginin nasıl öğrenildiği ve öğrencinin yani asıl konunun nasıl daha etkili eğitim verilmesinde etkin olduğu yer almaktadır. Bu model, temel olarak bireylerin yaşamlarının tekdüze olmadığı için öğrenmenin tek yönlü ya da monoton, öğretmen odaklı bir anlatımla mümkün olamayacağı önermesine dayanmaktadır. Yapılandırmacı modelde asıl olan öğrencidir.
Bireyin zihninde gerçekleşen ve iç dünyasında gelişen süreci kapsar. Bireyin zihnini boş bir levha olarak ele almak doğru değil. Birey bilgiyi öğrendiği bir süreçten geçer ve bu bilgi onun için bir sonuç değil, devam eden bir süreçtir. Birey öğrendiklerini ve dışarıdan aldıklarını anlayarak öğrenir. Yani birey bilgiyi olduğu gibi değil, algıladığı gibi öğrenir. Yapılandırmacı kurama göre birey, eski bilgilerinin üzerine yeni bilgiler ekleyerek diğer bilgileri kullanır.

Bireyin bilgi birikiminin ilerlemesi, eski bilgilerin üzerine yeni bilgilerin eklenmesiyle gerçekleşir. Aynı zamanda bu birey ilişkiler kurmayı ve olayları anlamayı başarır. Bireyin inancı, sosyo-ekonomik durumu, etnik yapısı, kadim bilgiler üzerine dışarıdan gelen bilgileri anlama ve kaydetmede etkilidir. Çünkü birey, bildiği bilgilerle gördüklerini ve öğrendiklerini yorumlar. Yapılandırmacı kuramın önemli isimlerinden biri olan Fox’a göre yapılandırmacı kurama göre öğrenme ve bilgi;
Öğrenme aktif bir süreçtir. Yani öğrenmenin belli bir zamanı, yeri ve koşulu yoktur. İnsan hayatı boyunca yeni şeyler öğrenmeye devam eder.
• Bilgi, boş bir listeyi doldurmak gibi değil, algılar ve deneyimler temelinde öğrenilir.
• Bilgi keşfedilmez, yaratılır. Başka bir deyişle, öğrenenler bilginin açığa çıkaranlarıdır. Bilgi, onu bulmanızı bekleyen bir yerde değildir.
• Kişisel taşıma bilgileri.
Öğrenme, dünyayı anlama sürecidir. Bireyin sorgulanırken bilgisine yeni bilgiler kattığı bir süreçtir.
Son yıllarda postmodern eğitimde önemli bir önem kazanan yapılandırmacılık, öznelcilikle birlikte adından sıkça söz ettirmektedir. Postmodern eğitimin temelini oluşturan bilginin öğrenci tarafından yapılandırılması ve yorumlanmasında deneğin (öğrencinin) yaşam koşullarından, zihinsel gelişiminden, sosyokültürel durumundan ailesine kadar pek çok faktör etkilenir. Bu, bireyin bilgileri yorumlarken öznel sonuçlara varmasını sağlar. Bu süreçle birlikte öğrenci bilgiyi edinme ve yorumlamanın merkezinde yer alır. Öğretmen danışmanlık ve yönlendirici konumundayken, öğrenci elde ettiği bilgileri karşılaştırarak ve yeni deneyimler ve deneyimler edinerek yapılandırır. Öğrenci sadece önceki bilgilerini kullanarak yeni bilgiler elde etmekle kalmayacak, doğru ve yanlışı, yeni ve eskiyi süzgeçten geçirerek kendi bilinç düzeyini de oluşturacaktır. Öğrencinin tamamen aktif olduğu ve öğretmeni yönlendirdiği bu modele göre, öğretmen bilgi aktarma modundadır. Başka bir deyişle, öğrencinin bilgiyi yorumlamasında öğretmenin rolü çok önemlidir. Öğretmen veri kaynağıdır ve öğrenci çevirmendir. Öğrenci araştırma ya da yaratıcı düşünme yoluyla elde ettiği bilgileri kullanmayacak, öğretmenden aldığı bilgileri kullanacak ve hayatını anlamlandırmaya çalışacaktır.
İnsan, çevresinden etkilenen ve kültürel anlamda ailesinin ve toplumun değerlerinden izler taşıyan, hatta zihinsel süreçlerinde toplumsal yaşamda büyük etki taşıyan bir varlıktır. Bireyin diğer canlılardan farklı bir varlık olduğu akıl tarafından her zaman kabul edilmiştir. Eğitimin bu aşamasında insanların öğrendiklerini kadim bilgileriyle yansıtan, denetleyen ve uzlaştıran bir yapıya sahip oldukları yadsınamaz bir gerçektir. Bu noktada sosyal inşacılığın önemini vurgulamak gerekmektedir.

Tüm eğitim faaliyetlerinin amacı, öğrencilerin potansiyelini en üst düzeye çıkararak kaliteyi ve verimliliği arttırmaktır. Eğitimciler sürekli olarak öğrencilere öğrenme ve başarı için fırsatlar sağlamalıdır. Paylaşım bunun temelidir. Bağlılık, bir öğrencinin aktif olarak öğrenmeye katıldığı gerçek zaman miktarıdır ve öğrencinin nasıl hissettiğini, başardığını ve öğrendiğini etkiler. Etkileşim öğrenci başarısında çok önemli bir rol oynar.
Konstrüktivizm kuramında yer alan bazı paradigmalar şu şekildedir;

a) 3E öğrenme döngüsü modeli
Fen derslerinde yaşanan öğrenme güçlükleri sonucunda 3E öğrenme modeli ortaya çıkmıştır. Bu form sayesinde fen bilgisi dersi daha anlaşılır ve kalıcı hale gelmiştir. 3E modelinin içeriği sarmal yaklaşıma dayanmaktadır. Ders içeriği “Denge-Dengesizlik-Yeniden Dengeleme” adı altında kavram uygulama, kavram tanıma ve inceleme olarak işlenmektedir. Daha anlaşılır bir ifadeyle modele göre ilk aşamada öğrenciler bir olay hakkında veri toplamayı, incelemeyi ve yeni verilere ulaşmayı amaçlar, ardından elde edilen yeni bilgilere öğretmen ve öğrencilerin katılımıyla aşinalık aşamasına geçilir. Son olarak kavramları uygulama ve yeni fırsatlar vererek inceleme ve yeni keşifleri öğrenci ile karşılaştırma aşaması ile öğrenme tamamlanır. Bu model ile birey sorunu bulmayı, tanımlamayı ve çözüm geliştirerek onunla başa çıkmayı öğrenir.

b) Öğretim Modeli 5E
Yapılandırmacı öğrenmede 3E modelinin biraz geliştirilmiş bir versiyonudur. Piaget’nin zihinsel gelişim teorisine dayanmaktadır. Adından da anlaşılacağı gibi bu model 5 aşamadan oluşmaktadır. İlk aşama giriş aşamasıdır. Öğretmenin giriş aşamasında konuyu tanıttığı veya öğrencinin dikkatini çekerek konuya odaklanmasını, hazırbulunuşluk düzeyini bilmesini ve önceki bilgilerini hatırlatmasını sağladığı aşamadır. Öğretmen ilginç ve eğlenceli bir olayı anlatarak sorular sorabilir ve odaklanabilir. Öğrencilerden soru sorarak farklı fikirler almayı amaçlar. Anlatılanların birebir doğru olması değil, öğrencileri derse hazırlamak ve fikir üretmektir. Giriş aşamasından ikinci aşama olarak keşfetme aşamasına kadar öğrenci, öğretmeni tarafından problemin çözümüne yönlendirilir. Video, fotoğraf, görsel ve laboratuvar ortamından yararlanılarak öğrencinin uygun bir etkinlik yapması sağlanır. Öğrenciler gruplar halinde birlikte çalışırlar ve öğretmen onlara müdahale etmez. Öğrenciler kendi kararlarını vermelidir. Temel amaç, öğrencinin bir problem hakkında fikir üretmesini ve kanalize etmesini sağlamaktır. Bir sonraki aşamada öğretmen öğrencilerden elde ettikleri bilgileri açıklamalarını ister ve keşfettikleri fikirleri ifade etmelerini ister. Bu bilgileri doğru ifade eden ve açıklayan sorularla onları yönlendirebilir. Kavramları tanımlar veya tanımlamaya yardımcı olurlar. Öğrenci ilk iki aşamada daha aktif iken, öğretmen bu aşamada ön bilgilerindeki hataları düzelterek eksiklikleri giderebilir. Bu nedenle öğretmen, cesaretlendirme (girme) ve keşfetme aşamasına göre daha aktiftir. Öğretmen gerekli gördüğü takdirde öğrenciye ek bilgi verebilir. Dördüncü aşama olan derinleştirme aşamasında öğrenci, problem çözme yöntemini ve öğrendiği yeni bilgileri farklı problemlerle ilişkilendirir. Öğretmen öğrencilerden yeni öğrenilen kavramları açıklamalarını ve farklı örnekler vermelerini ister. Öğrencilerin farklı konularda önceki bilgilerini ve yeni edindikleri bilgileri yeni uygulamalarda kullanmaları için hatırlatma ipuçları oluşturulur. Son aşama değerlendirme aşamasıdır. Burada öğretmen öğrencilere öz-değerlendirme için rehberlik eder ve öğretmen öğrencileri çalışma konusuna eleştirel bir yaklaşım benimsemeye teşvik eder. Gerçekleştirilecek faaliyetler arasında performans, portföy ve değerlendirme tabanı sayılabilir.

c) Öğretim Formu 7E
Bu model, 5E’nin geliştirilmiş ve biraz büyütülmüş bir versiyonudur. Burada, merak dürtüsünün yetenek ve gelişiminin bir incelemesi sunulmaktadır. Bilgi alışverişinde bulunmak ve fikir alışverişinde bulunmak için de eklenmiştir. Bu sayede hem fikir alışverişi yoluyla bilgi paylaşımının sağlanacağı hem de öğretmen ile öğrenci ve öğrenci arasındaki sosyal etkileşimin sağlanacağı savunulmuştur. Eğitim sisteminin kalitesi, öğrencilere eğitim kurumundaki olanakların en iyi şekilde kullanılması yoluyla bilgiye erişmeyi ve üretmeyi öğretme yeteneğidir. Diğer bir ifadeyle, öğrencilerin yeteneklerini geliştiren, düşünme yeteneği kazandıran, şüpheyi, eleştiriyi ve yansıtmayı öğreten eğitim iyi bir eğitimdir. Öğrencinin pasif kalmadığı, öğrenme sürecine sürekli aktif olarak katıldığı bir öğrenme modelinin kullanılması eğitimin kalitesini ve öğrencinin başarı düzeyini yükseltecektir. Form 7E, ayrıntılı ve eleştirel öğrenmeyi amaçlar. Ancak bu, modelin her anlamda mutlak başarıya götürdüğü anlamına gelmez, bu model hem olumlu hem de olumsuz yorumlar alır. Bazı öğretmenler bu modelin uygulanmasının öğrenme sürecinde zaman kaybına yol açacağını savunurken, bazıları ise çok faydalı olacağına ve daha detaylı olması açısından bireye daha kalıcı bilgiler sağlayacağına inanmaktadır.

yazar: Nacihan Albayrak

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın