Türk dilinin telaffuz kuralları gereği, kelimenin sonundaki kalın ünsüzler genellikle sesli harfle başlayan bir ek aldıklarında yumuşama eğilimi gösterirler. Bu nedenle kelimenin sonundaki “p, ç, t, k” sert ünsüzlerine herhangi bir sesli harfle başlayan bir ek eklediğimizde bu ünsüzler yumuşayarak “b, c, d, ğ” halini alır. . Hem yazı hem de konuşma dilinde meydana gelen bu fonetik olaya Türkçe’de “ünsüz ses yumuşaması” diyoruz. Örneğin “çiçek” kelimesine “-e” ekini eklediğimizde “çiçek-e” olur, yani “-k” ünsüzü yumuşar ve “-ğ” ünsüzüne dönüşür.
Dilimizin fonetik (fonetik) özelliklerinin de bazı istisnaları vardır. Birincisi, sürekli bir yumuşama olması gereken bazı kelimelerde bu yumuşama gerçekleşmez. Normalde, bir kelimenin sonundaki düz ünsüze sesli harfle başlayan bir ek eklediğimizde veya bir kelimenin sonundaki düz ünsüz iki ünlü arasına düştüğünde, “b, c” lerden birine dönüşmelidir. , d,” ünsüzler. Ancak bazı kelimeler için bu olmaz. Bu duruma “statik yumuşama ihlali” denir.
T.’de dört durumda uyumlu yumuşama oluşmaz. Şimdi bu durumları sırasıyla açıklamaya ve örneklerle açıklamaya çalışalım:
İçindekiler
1) Yabancı kelimelerde dengeli bir yumuşama yoktur:
Dilimize yabancı dillerden girmiş kelimelerin sonunda bulunan düz ünsüzlere ünlü ile başlayan bir ek eklediğimizde bu ünsüzler genellikle azalmaz.
Örnek: e-seyahat > seyahat, sanat > sanat
Nature – A > Doğa, Tıraş Bıçağı > Tıraş Bıçağı
merak-ım > merak, anket-i > anket
Ulus – I > Ulus, Eyalet > Devlet
hukuk-un > hukuk, uygarlık-içinde > uygarlık
Not: Bazı kelimeler Türkçeye çevrildiği için kulağa yabancı bir kelime gibi gelmeyebilir ve özellikle Arapça ve Farsçadan dilimize gelen kelimelerde bu konuda bir ikilem yaşanması muhtemeldir. Bir kelimenin orijinal halinde -yani ait olduğu dilde- sonunda yumuşak ünsüzler varsa, dilimizde o kelimelere sesli harfle başlayan bir ek gelince yumuşama görülür. Çünkü bu kelimeler zaten Türkçemizin yapısına uygun olacak şekilde ünsüzle bitmiştir. Bunun dışında yabancı kelimelerde genellikle tutarlı seyrelme görülmez. Bu kelimeler kuralın bir istisnasıdır.
Örneğin: kitap-a > kitaba, ah kalbim > kalbim
mantık-i > mantık, renk i > renk
Harç – i > harç, kağıt – i > kağıt
yazar-i > yazar, anında cevap > cevabım
2) Özel isimlerde sürekli yumuşama olmaması:
Özel isimlerin sonundaki sert ünsüzler ünlü ile başlayan bir ek alsalar da bu kelimelerde ünsüz yumuşaması olmaz. Bu kelimelerin yazımı da olduğu gibi belirgindir ve hiçbir şekilde değişmez. Başka bir deyişle, bu sözler statik yumuşama ile çelişmektedir.
ÖR: Zonguldak-ı > Zonguldak’tan Edremit-e’ye > Edremit
Atatürk-ün > Atatürk’ün, Polat-ın > Polat’ın
Sevtap-ı > Sevtap, Uluç-un > Uluç’un
3) Genellikle tek heceli kelimelerde yumuşama olmaz:
Tek heceli kelimelerin sonundaki katı ünsüzler, sesli harfle başlayan bir ek eklendiğinde genellikle yumuşamaz.
Örneğin: ot-u > çimen, kat-ı > katı
at-ı > at, ok-u > oku, suç-u > suç
tek-i > tek, alt-ı > altı, ak-ı > floş
Tek heceli kelimeler ünsüz sulandırmaya maruz kaldığında, tamamen farklı bir anlama sahip başka bir kelime ile karışma olasılığı ortaya çıkar. Bu nedenle tek heceli kelimeler, istisnalar dışında ünsüz yumuşatmaya karşıdır. Örneğin “at” sözcüğüne “-a” eki eklediğimizde “ada” olmaz. Çünkü yeni bir kelime ortaya çıkıyor.
Not: Bazı tek heceli sözcükler istisnai olarak yukarıdaki gibi sessiz harf yumuşamasına maruz kalabilir. Örneğin “çok” eklendiğinde “çok” olabilir. Bu çok sınırlı sayıda kelimede karşımıza çıkıyor.
4) Bazı Türkçe kelimelerde insafsız:
Tutarlı dilüsyon, istisna sayılabilecek bazı Türkçe kökenli kelimelerde de tutarsızdır. Bunun nedeni, yaşayan bir organizma olan dilimizin hem konuşma hem de yazı dilinde böyle bir eğilime sahip olmasıdır.
ÖR: ispat-i > ispat, cevap-a > cevap
yakıt-a>yakıt, -i-i> – –
Akran I > Akran, Bölüm I > Bölüm
Not: Yukarıdaki tüm kuralları uygularken kelimenin telaffuzuna dikkat etmemiz gerekmektedir. Ünsüz yumuşatma yapılırken kelime anlamsız veya yanlış ise o kelimede ünsüz yumuşatma yapılmaması doğru olur.
YerelHaberler
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]