Türkçeden yabancı dillere sözcük alışverişi | YerelHaberler

Bu konuyu ele alırken öncelikle Türkçeye yabancı dillerden kazandırılan unsurlar üzerinde durmak istiyoruz. Türk dilinin en eski metinleri olan Köktürk yazıtlarında yabancı unsurların sayısı oldukça azdır. Aşağıda ayrıntılarına değineceğimiz kendi analizimizin sonuçlarına göre, Türk dilinin bu aşamasında yabancı unsurların sayısı %1’den azdır; Ancak Çin menşeli çok az eşya bulunmuştur.

Yabancı kültürlerle yakın ilişkiler kurulan ve Buda, Mani, Hristiyanlık ve Şamanizm dinlerinin benimsendiği Uygur döneminde, dinsel kavramları karşılamak için yapılan birçok türetmeye ve farklı dinlerin metinlerinin aktarımına rağmen açıkça görülmektedir. Türkçeye, alıntılar birdenbire arttı.

İslamiyet’in kabulünden sonraki ilk dönemde (onuncu yüzyıl) ve Anadolu’da gelişen Türk yazı dilinin ilk evresinde Arapça ve Farsça unsurların sayısı fazla değildi; İlk başta bazı Türk unsurlarının yabancılarla bir arada yaşadığı ortaya çıkıyor. Ancak Anadolu’da gelişen yazı dilinde XIII. Yüzyıldan sonra Arap dilinin, özellikle de Farsçanın edebiyat yoluyla etkisi giderek arttı. XVI.-XV. Yüzyıldan sonra -yukarıdaki durum nedeniyle- daha fazla yabancılaşma yaşanır. Cumhuriyet dönemine kadar devam eden bu süreç sonucunda Osmanlı Türkçesi denilen Türkçe, Arapça ve Farsça karışımı bir yazı dili yerleşmiştir. Türk dilinin bilim, sanat ve teknoloji alanlarında yabancılaşmayı ortadan kaldırma ve her kavramı kendi unsurlarıyla ifade etmeye uygun hale getirme yolundaki en önemli adımlar Türk dili devrimi ile atılmış ve günümüze kadar büyük bir başarıyla sağlanmıştır.

Osmanlı döneminde Türk dilinin söz varlığına yerleşen ve yerleşmeyen yabancı kelimelerin büyük bir kısmını Arapça kökenli unsurlar oluştururken, Arapça terimlerin de çoğunlukla cümle şeklinde kullanıldığı dikkat çekmektedir. bilim, sanat, teknoloji, hukuk ve yönetim gibi tüm alanlar. Farsçadan getirilen unsurların yanı sıra bu dillerde kullanılmayan Arapça ve Farsça kelimelerden türetmeler ve tamlamalar yapılmıştır.

Arapça ve Farsça dışında Türkçenin söz varlığında özellikle donanma ve jargonla ilgili İtalyanca sözcüklerde yabancı unsurlara da değinmek gerekir. XV ve XVI. Bu yüzyıllarda artan ilişkiler sonucunda Venedik ve Cenova’dan alınan ve daha sonra dile giren birçok asırlık unsurlar arasında; Casino flipped (Albura), pusula (busola), ajans (acente), exchange (Campio), spin (spin) casino (Caselno) gibi bunlardan sadece birkaçını listeleyeceğiz. Türkçeye çeşitli kanallardan (örneğin tiyatro, orkestra, matematik, ansiklopedi, logos gibi) giren Yunanca kökenli kelimelerin yanı sıra -loji biçimindeki çeşitli bilimsel isimlerin temeli olan orijinal kelime) Anadolu Yunancasında kilit, anahtar, kaide, avuç, akasya ve salyangoz gibi kelimelerin yanı sıra nafas, fesleğen, barrasa, marul ve palamut gibi öğelerden ve bazı kelimelerden bahsetmemiz gerekir. Anadolu lehçelerine yerleşmiştir.

Türklerin Batı’ya açılması sonucunda onlarla en fazla temas halinde olan ülke Fransa’dır ve Batı dillerinden alınan unsurların başında Fransızca kökenli kelimeler gelmektedir. dil. Simendifer (ehemin de fer), tren (tren), vapur (bateau â vapeur’un kısaltması), kamyon (camian), otomobil, kanepe (canapi), gardırop (Garderobe), banyo (vestiaire), Ve panjur Fransız etkisi, mal, giyim, yiyecek-içecek, merci (merci), konferanslar, (kongre), müdür (yönetici), sekreter (sekreter) gibi çeşitli kavramlara, kısaca ilgili tüm kavramsal alanlara kadar uzanmaktadır. maddi ve manevi kültür. Sadece kelimeler değil. Daha önce bahsettiğimiz çeviri unsurlarının yanı sıra anlamsal etkiler de olmuş ve Türkçeye çeşitli anlatım biçimleri yansımıştır.

Almanya ile ilişkiler daha çok Birinci Dünya Savaşı öncesi ve sırasında kurulmuştur. Dünya Savaşı sırasında da devam etti. Ancak Almanca’dan alınan maddeler Türkçe’nin söz varlığında geniş bir yığına sahip değildir. Biz burada Dean, Doçent, Outback gibi birkaç tanesini saymakla yetineceğiz.

Türkçedeki İngilizce kelimeler en çok II. Dünya savaşından sonra oldu. Dilde daha önce kullanılmış olan istim (isim) ismi de vardır; Steam, fayrap (fire up) ve boat (bot) gibi denizcilik terimleri sayılmazsa, günümüzde kullanılan eşyaların çoğu, savaştan sonra tüm dünyada görülen İngiliz akımının Türkçeye yansımasıdır diyebiliriz. tost, snack (snackbar), self-servis, serpinti (serpin), gömlek (gömlek), bar (sözcük) gibi insan yaşamı ile ilgili kavramlar. Söz varlığına yerleşmiş veya meydana gelmiş buna şahitlik eden, hatta teyp kaydı gibi pek çok öğe), grup (toplama) öğelerini kullanmıştır.

Türkçenin diğer dillerden söz varlığına kattığı çok sayıda öğeye rağmen Türkçe diğer dilleri ne ölçüde etkilemiş ve hangi dilde hangi sözcükler yerleşmiştir?

Bu konuyu ele alırken ilk dikkat edilmesi gereken şeyin Balkan dillerine aktarılan Türkçe unsurlar olduğuna inanıyoruz. Bugün tüm Balkan ülkelerinin dillerinde Türkçeye Osmanlı hakimiyeti döneminde girmiş olan unsurlar veya kalıntılarına rastlamak mümkündür. Romence yazılmış Bulgarca, Yunanca, Sırp-Hırvatça, Macarca ve Türkçe kelimelerde üst sınıf etkisi belirgindir. Ayrıca bu dillerde Türkçede kullanılan Arapça ve Farsça kökenli birçok kelime bulunmaktadır.

Balkan dillerindeki Türkçe kelimelerden bazı örneklerle bahsederken önce Bulgarca ile başlamak uygun olacaktır: cam, bardik (cam), basma (gülümseme), duman, yokuş, paket (bahçe, uzak.[ba:gçeI))melekşahinmeyvesıkacağımatkapdümenzenci(üzengi)sürücü(koç)bekçi(bekçi)çekiçcova(kova)kazanAtasözü”[ba:gçeI)malakatmacasapkazmatasmazengiya(üzengi)arabaciya(arabacı)bekçiya(bekçi)çekiçkofa(kova)kazan…gibi”[ba:gçeI)،ملاك،صقر،عصارة،حفر،مقود،زنجية(ركاب)،سائق(مدرب)،حارس(حارس)،مطرقة،كوفا(دلو)،مرجل…مثل”[ba:gçeI)malakatmacasapkazmatasmazengiya(üzengi)arabaciya(arabacı)bekçiya(bekçi)çekiçkofa(kova)kazan…gibi”

Z. KAKUK, aynı dönemde Türkçeden Macarcaya aktarılan unsurları inceleyerek, Macarca’da doğrudan veya dolaylı olarak 68 anlamı içinde yer alan Türkçe kelimeleri örneğin pide (pide), pasztormâny ( pastrami, sığır eti) göstererek ilginç örnekler vermektedir. ‘) yiyecek. yani), yoğurt (yoğurt); deri gerecler, koşum takımları için kullanılan kârmân (‘Karaman’lı, Karaman’darı gelen’), pamut (pamuk), jemeni (yemeni, ‘yatak’ düzenlemeleri), kaftan (Kaftan), zseb (cep), hintçe (Hintçe) … Gibi.

Sırp-Hırvat dilinde Türk dilinden 4.000’den fazla sabit yabancı kelimenin geldiği kaydediliyor, bunların arasında inat, ortaklık, zanaat, makas (makas), asker, düşman, saksiya (kader), yastık… Orada aynı zamanda arapça ve farsça kökenli kelimelerdir.

Fermano (hüküm), beğlerbe (beylerbey), giannizero (yeniçeri), urudu glordu (ordu), paşa (paşa), yatan (yatagān) gibi kelimeler Türkçeden İtalyancaya geçmiştir. Türkçeden Fransızcaya ve diğer Avrupa dillerine aktarılan kelimeler, Osmanlı İmparatorluğu ve saray teşkilatı ile daha az yakından ilişkilidir. Yeniçeri, vezir, paşa, bayram, beylerbeyi ve Odalık gibi kavramlar çeşitli Batı dillerinde (örneğin baba beylerbeyi, cancheris, basa paşa, bayram gabiram festivali, odalık (odalık) … örn; alın. Janitschar) çeşitli şekillerde karşımıza çıkmaktadır. ). Paskalya).

Moğolca, Arapça, Farsça gibi Türkçeden diğer dillere göç etmiş kelimeler de var ki burada değinmeyeceğiz.

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın