Türkçenin yanlış kullanımı, Türkçenin konuşma ve yazı bozuklukları ile ilgili yazılı ve yazılı bir örneği sizlere sunuyoruz: aydınlık bir geçmiş ve karanlık bir gelecekle baş başa kaldık. Yüzlerce ve binlerce yıllık tarihi yaşamış sıcacık bir çiçek. Yazıklar olsun kıymetini bilmeyenlerin elinde oyun oldunuz.
Ne kadar kötümserim? Kötümserliğimin nedenleri var. Günümüz Türkçesi yabancı kelimelerle doludur. Yazılı ve sözlü dilde yanlış kullanım ortaya çıktı. Türklerimiz, fırtınalı havada yol almaya çalışan bir gemi gibi salınırken, kendisini geleceğe taşıyacak bir atılım bekliyor.
Dili iyi kullanmak önemli bir erdemdir. Yazılı ve sözlü dilde bunu en iyi yapanlar toplumun örnek alması gereken kişilerdir. Ancak durum böyle değil. Bu kişiler kenarda dururken, toplumumuzu oluşturanlar basınımızın gündeme getirdiği üç kelimeyi gündeme getiremeyenlerdir.
Tabii dilimiz de kötü etkilendi. Gelecekte bizi millet yapan en önemli niteliklerden biri olan dilimizi kaybetmek istemiyorsak, dili doğru kullanma konusunda üzerimize düşen görevleri yerine getirmeliyiz. Dili temizlemek ve yanlış kullanımı düzeltmek uzun ve zor bir süreçtir, ancak aşılamaz bir görev değildir. Sen istediğin sürece.
Aşağıdaki başlıklarda Türkçe konuşma ve yazmada sık yapılan hatalar anlatılmaktadır. Başlıklara dokunarak açılan pencereden bilgi alabilirsiniz.
Dilimizi konuşma ve yazmada doğru kullanmak kültürümüzü geleceğe taşımak için çok önemlidir. Dilimizi başka dillerin boyunduruğu altına sokmak kendimize ve milletimize derinden zarar vermektedir. Dil konusunda ise insan öncelikle görevini yapmalı, kendi dilini etkin kullanan bir kişi olduktan sonra da başkalarına talimat vermelidir. Türkçe kelimeler kullanmak önemlidir. Ancak dilimize yerleşmiş, anlamı ve kullanımı bilinen sözcükleri ortadan kaldırmaya çalışmak yanlıştır. Yapmamız gereken bundan sonra dilimize yabancı kelimeler sokmamak. Dilimizi kirletmek yerine hangi dilden elimize geçerse o dili öğrenip konuşmalı ve dilimizin değerini bilenlere bırakmalıyız.
Dilimizin yabancılaşmasını önlemenin ilk çözümü okumaktır. Güzel Türkçemizle yazılmış kitaplar okumak ve kelime dağarcığımızı genişletmek bizi başka bir dilden kelimeler kullanmaktan uzaklaştıracaktır. İkinci çözüm ise her televizyon kanalında ve gazetede dilimizi her yönüyle bilen ve kullanan bir veya birkaç kişi bulunmalıdır. Muayeneden geçen ürünleri halka sunmak, izleyicinin dilin güzel kullanımını net bir şekilde görmesini sağlar.
Üçüncü önerim, öğretmenlerin Türk Dil Kurumu tarafından hazırlanacak bir sınava girmeleridir. Gelecek öğretmenlerin elindeyse, o zaman öğretmenler kullandıkları dille öğrencilerine örnek olmalı ve dil kullanımındaki hataları düzelterek öğrencilerin doğruları doğru yerde görmelerini sağlamalıdır. Dördüncü önerim, devletin dili koruyan yasalar çıkarması. Devlet hakimdir. Yönetici doğru yönlendirirse yönetim gösterilen yolu izleyecektir. Tabi burada önemli olan kararlı olmak ve yaptığının arkasında durmak.
Beşinci önerim, dilimizi doğru kullananları ödüllendirin. Aslında dili doğru kullanmak bir ayrıcalık olmamalı. Ancak günümüz koşullarında dilimizin bu kadar ciddi bir tehdit altında olduğu bir dönemde, dili doğru kullananların ödüllendirilmesi diğerlerine örnek olacaktır. Dilimizi kurtaracak asıl şey, yukarıdaki önerilerin hepsini tersine çevirmek ve hatta çözüm için daha fazla öneride bulunmaktır. Dilimiz bir kuş gibi elimizden kaymadan önce ona büyük ve sağlam bir kafes yapmalıyız. Ve unutmayın ki bu kafes bizim de evimiz olacak!
Yaşim Kaya
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]