Artık hayatımıza giren teknolojik ürünler, üstün kabiliyetleri ile bir daha karşımıza çıkmadıkları gün geçmiyor. Çoğumuzun hayallerinin ötesindeki teknolojik gelişmeler günlük hayatımızı çok daha kolaylaştırıyor. Tüm yeni teknolojik araçları kullanırsak, rahat ve konforlu bir yaşam tarzı elde ederiz, sormayın. Sorunlar aslında tam da şu anda aşırı olumsuz olduğumuzda başlıyor…
Tarihsel devirlerin belirli zaman dilimlerinde birbirini takip ettiğini görmekteyiz. Demir Çağı, Tunç Çağı vb. Eski çağlarda hep belli bir düzen içinde ilerlemiştir. Ama teknolojik gelişmeler çok hızlı gelişiyor, özellikle son 100 yılda yetişenleri sevenler! Jetgiller adlı çizgi filmde gördüğümüz birçok şey gündelik hayatın içinde yer almaya başlıyor. Hayallerimize sığdıramadığımız robot teknolojileri bir yaşam biçimi haline geldi. En yaşlılarımız bile artık kolay yolu seçme ve makine tekniklerini sonuna kadar kullanma eğilimindeyiz.
Şimdi bir düşünün, “Tamam kardeşim, teknoloji bilimle birlikte gelişiyor. Madem bilim de evrimin bir göstergesidir, insanlar neden bu kadar aptal olsunlar?” diye bir soru gelebilir. Bu gelişmelerin insanları nasıl aptallaştırdığını anlatayım:
Devlet dairelerindeki resmi işlemlerimizde, binlerce kilometre öteden iletişim ağları kurmamızda, insanların sosyal hayatlarını daha kolay takip etmemizde, bankacılık işlemlerimizi evimizden yürütmemizde, oturduğumuz yerden ciddi alışverişler yapmamızda, bilgi arama ve paylaşmamızda ve belgelerle, evden ve dünyadan çok çeşitli haberleri anında veya yazılı olarak alabiliyor olmamız ve teknolojik gelişmelerin yazılı ve çok yönlü medyayı takip edebilmemizin hakkı yadsınamaz. Bu anlamda bilim ve teknoloji birikiminin bugünkü düzeye ulaşmasının temellerini atan insanlara minnettarız.
İnsanların işini kolaylaştıran ve bize daha müreffeh bir hayat standardı sağlayan teknolojik ürünler ne yazık ki özgüvenimizi de artırıyor. Binlerce uygulama ve işleve sahip akıllı telefonlar, tablet bilgisayarlar, internet ve dizüstü bilgisayarlar sosyal ortamlarda bile insanları izole ediyor. İnsanlar ev ziyaretlerini sadece televizyon izleyerek geçiriyor. telefonlarında uygulamalara göz atarken bir masada oturan iki arkadaş; Kalabalığın arasında yalnız insanlardan oluşan bir kalabalık oluşur.
Yalnızlığın dibine ulaşmış insanlar, umarım bununla hayatta kalabilirler. Hanımların evlerinde kullandıkları araç ve gereçler gerçekten ürkütücü bir “hazır” mantığına bürünmüştür. Yumurtaları kırmak için bile cihazlar üretiliyor, çünkü insanlar sabredemedikleri için mikrodalgada ısıtıp vücutlarına radyasyon yüklüyorlar, üç ile beşi çarpmaktan çekinen insanlar bunu hesap makinesiyle yapmaya çalışıyor.
Kısacası insanlar işlerini kolaylaştıran makinelere o kadar düşkünler ki, en basit günlük işleri bile makinelere yaptırarak zaman kaybediyorlar ve ne yazık ki daha yorgun ve stresli oluyorlar. Düşünme eylemini sıfırlayan ve onu hazır olmaya alıştıran bu sistem ne yazık ki aptal insanlar üretiyor. Eskiden köy bakkalları denklemleri bilinmeyenleri düşünerek çözerken, süpermarket kasiyerleri artık hesap makineleriyle dört temel işlemi gerçekleştiriyor. Eskiden elektrikler kesildiğinde oyunlar oynanırken, şimdi insanlar köşelerinde oturmuş ölü taklidi yaparak elektriğin gelmesini endişeyle bekliyorlar.
İnsanlık için bu tehlike birçok hastalığa neden olmuştur ve olacaktır. İnsanların kendilerine düşman edindikleri acı bir gerçek vardır. Hayatımızı kolaylaştırdığını düşündüğümüz pek çok şey aslında bizi tembelleştirir, uyuşturur, biyolojik/ruhsal hastalıklara neden olur ve insanları aptallaştırır.
İnsanların teknolojinin kölesi olmadığı bir dünya umuduyla…
YerelHaberler
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]