Tanklar, Birinci Dünya Savaşı’ndan beri geliştirilmekte ve kullanılmaktadır. Tarihte ilk kez Eylül 1916’da İngiliz Ordusu tarafından kullanıldı. Söylentilere göre bu zırhlı ve paletli araçlara, üretimlerinden kimsenin haberi olmasın diye “tank” adı verildi. Bu sayede İngiliz inşaat işçileri paletli su depoları ürettiklerini zannediyorlardı ve İngiliz Ordusu yetkilileri bunların başka ülkelerde kullanılmasını yasaklamış oluyordu. Birinci Dünya Savaşı’nın temel taşlarından biri haline gelen ve ordunun görevlerinin çoğunu başarıyla yerine getiren tanklar, geçmişin siper savaşı taktiğini gömerek orduları hareketli savunma düzenine geçmeye zorlamış ve bir kısmını da başarıyla yapmaya başlamıştır. Klasik şövalyelerin görevleri. İlerleyen yıllarda Almanya, Fransa, Amerika ve Rusya orduları tarafından geliştirilen ve kullanılan bu zırhlı araç tabanlı harp teknolojisi, halen büyük ölçüde kullanışlılığını koruyan bu muharebe tanklarının Dünya’nın en önemli aktörlerinden biri haline gelmesini sağlamıştır. Savaş II. Tarihsel süreçte tank kullanımına bakıldığında Almanya ilk olarak 2. Dünya Savaşı sırasında yıldırım savaşları kapsamında en önemli birincil savaş silahı olarak kullanmıştır. 2. Dünya Savaşı’nın sonunda ortaya çıkan Soğuk Savaş döneminde önemini koruyan savaş tankları, elektronik savaş dönemine girdiğimizde mevcut teknolojideki önemini görece kaybetmiş olsa da halen temel unsurlardan biridir. Her modern ordunun unsurları ve öngörülebilir gelecek için bu itibarı koruyacaktır.
Savaş tanklarının genel yapısı
Bir tankın savaş esnasında muharebe kabiliyetini belirleyen en önemli unsur, karadaki manevra kabiliyetidir. Tank koruması ve ateş gücü de önemli olsa da, tank üreticileri genellikle manevra kabiliyetine büyük önem verir. Günümüz tankları, motorlarının gücüne, ağırlıklarına veya silahlarına göre değil, orduya sağladıkları desteğe ve ordunun bundan yararlanma yüzdesine göre sınıflandırılıyor.
motor yapısı
Eskiye nazaran günümüzün teknolojik tanklarında benzinli motorlar kullanılmamaktadır. Genellikle dizel motorlar veya gaz türbinli motorlar kullanılır. Bunun temel nedeni, benzinli motorların çatışma anında çok kolay alev almasıdır. Geçmişte güç olarak çok zayıf olan dizel motorlar, son teknoloji kullanılarak geliştirilmiştir. Bu, modern tankların vazgeçilmez bir parçası olan çok güçlü dizel motorların ortaya çıkmasına neden oldu. Bu araçlarda kullanılan dizel motorlar oldukça karmaşık olmasına rağmen savaşta hasar gördüklerinde kısa sürede değiştirilebilmektedir. Motorlar bir tank için çok önemlidir. Tanklar enerji santralleri olarak düşünülebilir. Motorlarda kazanılan enerji, tanka yalnızca hareket etmesi için gerekli olan elektrik enerjisini sağlamakla kalmaz, aynı zamanda top taretini döndürmek veya telsiz sistemlerine güç sağlamak için de gerekli olan elektrik enerjisini sağlar. Birkaç tank modeli dışında, motor bölmesi genellikle tankın arkasında bulunur.
Hareket yetenekleri ve hızları
Muharebe Tanklarını yenilmez kılan en önemli unsur, tankın arazi tiplerine uyumlu olmasıdır. Çamurlu, engebeli veya ıslak arazide tank hareketi son derece önemlidir. Ortalama hız ve yakıt ikmali yapılmadan kat edilen mesafe de bu noktada önemlidir. Günümüzde teknolojik gelişmelerle birlikte tankın maksimum menzili 400-500 km’ye çıkmıştır. Ancak tarihe baktığımızda bu değer 2. Dünya Savaşı sırasında ortalama 150 km civarındaydı. Düz arazide, günümüzün tankları 70 km/saate varan hızlara ulaşabilir. Engebeli ve uygun olmayan arazide tankların hareket ve manevra kabiliyetinde modern süspansiyon sistemlerinin rolü paha biçilmezdir. Bu süspansiyonlar, en hafif tanksavar silahları kullanılırken bile kolayca devre dışı bırakılabilir. Bu nedenle günümüz tanklarının yan duvarlarına süspansiyon sistemlerini korumak ve desteklemek için yerleştirilmiş özel zırh sistemleri bulunmaktadır. Bu zırhın kalınlığı 1. Dünya Savaşı’nda 6 ile 12 mm arasında değişirken, 2. Dünya Savaşı’nda bu sayı 30-40 mm’ye kadar çıktı. Tanklarda zırhın en kalın olduğu bölge, kulenin tankın ön tarafında bulunduğu bölgedir. Taret, topları tank üzerinde tutan tarettir. Bu nedenle, bir çatışma sırasında, tank subayı tankı her zaman tankın önü düşmana bakacak şekilde konumlandırır. Yanlardaki zırh incedir ve tankın en zayıf noktasıdır. Metal veya seramik tabakalardan oluşan kompozit zırh, 1970 yılından itibaren tank sanayinde kullanılmaktadır. Metallerin yetersiz kalmasıyla birlikte kompozit zırh üretimi başlamış ve yaygınlaşmıştır. Kompozit zırh, metalden yapılmış malzemelere göre çok daha hafif ve sağlamdır.
Hedefi vurma yeteneği
Hedefi vurma yeteneği, bir ana muharebe tankı için en zor görevlerden biridir. 2. dünya
Savaş sırasında kullanılan tanklar hedeflerini güpegündüz vurabilirken, 1970’li yıllarda aydınlatma sistemlerinin gelişmesiyle tankların gece de hedefi vurması mümkün hale geldi. Günümüzün modern tanklarında lazerler sayesinde telemetre, hedef belirleme sistemleri, gece görüş sistemleri gibi sistemler geliştirilmiştir. Bu sayede hedefler artık gece gündüz takip edilebiliyor. Hareket halindeyken bile hedefleri vurma yeteneği geliştirildi.
kaynak:
https://malzemebilimi.net/altay-tanki-ve-ozellikleri.html
Bilim ve Teknoloji Dergisi
yazar: bronzlaştırıcı tonik
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]