Sütün miktarını ve bileşimini etkileyen faktörler nelerdir? ” YerelHaberler

Süt verimini, sağım sürekliliğini, hayvan sağlığını ve ihtiyaç duyulan sütün kalitesini birçok faktör etkiler. Bunların en uygun koşulları sağlaması süt elde etme açısından maddi açıdan yardımcı olduğu gibi hayvanların daha uzun ve verimli yaşamasını da sağlamaktadır.

hayvan türü:

Irklara göre süt verimi yani süt miktarı, kuru madde ve buna bağlı olarak da yağ miktarı değişmektedir. Aynı cinsten farklı bireyler arasında bile bazı farklılıklar bulunabilir. Genetik yeteneğe ek olarak, bu varyasyonda çevresel faktörlerin etkisi de çok büyüktür. En yaygın cins Jersey cinsidir. Holstein, günde 85 litre süt ile süt verimi en yüksek olan ırktır.

Hayvanın yaşının etkisi:

Yaş ile süt üretimi arasında çok yakın bir ilişki vardır. Süt üretimi yaşla birlikte azalır. Yine yaşla birlikte kuru madde ve yağ oranlarında azalma gözlenir. Kademeli beslemelerin yaşı veya sıklığı ile ortalama yağ içeriği arasında ters bir ilişki vardır. Protein ve laktoz içeriği de yaşla birlikte azalır. Süt verimi düşük olan hayvanlar beslenmez ve kesime gönderilir.

Kalıtımın ve üremenin etkisi:

Doğru beslenmenin yanı sıra genetik özellikler açısından süt üretiminde artış, yağ ve protein oranlarında artış gözlenir. Yetiştirme koşullarının iyi olmaması durumunda hayvanların verimliliği ve sağlığı olumsuz etkilenecektir.

Mevsim etkisi:

Kış sütü yaz sütüne göre içerik olarak daha zengindir. Yazın otlatmak mümkün olduğundan yeşil yemle beslenirler. Yeşil yemlerin su içeriği fazla olduğu için süt miktarı artar fakat yağ verimi azalır. Sığınaklar petrol üretimini artırır. Çünkü çok fazla hareketleri yok. Yağ miktarı sıcaklık ile ters orantılıdır. Yani kışın daha yağlı süt elde edilir. Bu nedenle sıcaklık yükseldikçe süt yağı ve proteini azalır. Laktoz miktarı azalır.

Sıcaklık, nem ve ışığın etkisi:

Ortam sıcaklığı yükseldikçe süt yağı ve proteini azalır. Yaz aylarında ışık altında otladıkları için verim artar ve renk de düzelir. Ani enerjik rüzgarlar, nemli hava sıcaklıkları sütün çabuk kesilmesine neden olur. Yağ asitleri ve miktarları yaz ve kış aylarında değişmektedir. Akşam sütü, sabah sütünden daha fazla yağ ve protein içerir.

Emzirme etkisi:

Doğumdan kuruluğa kadar olan laktasyon döneminde sütün miktarı ve bileşimindeki değişikliklerin gözlenmesidir. Emzirme ilerledikçe süt miktarı azalmaya başlar. İkinci beslemeden sonra yağ miktarı artar.

Kuru dönem: Bu döneme doğumdan önceki 8 haftalık dönem denir. 2. Emzirmeye hazırlık aşamasıdır. Yani sütün gelmediği dönemdir. Bu nedenle kuru dönem olarak adlandırılır.

Göğüs dilimlerinin etkisi:

Meme 4 segment içerir. Her dilim için sütün yapısında farklılıklar vardır. Bu fark gelişime, sürekli sağım ya da süreye göre değişir. Her slayttaki enfeksiyon diğerini etkilemez. Ancak tam sağım sırasında tüm meme segmentlerinden gelen süt tek bir ekipmanda toplandığı için genel süt bileşimini etkiler.

Hareket efekti:

Açık mera hayvanlarında sinir, hormon ve dolaşım sistemleri hızlanır. Kan dolaşımı ve hareketliliğin hızlanması da süt üretimini artırır. Bu nedenle doğal ortamlarında otlayan hayvanların verimi daha yüksektir.

Sağım süresi ve sayısının etkisi:

Sağım ve iyi bir masaj, meme bezlerinin aktif olmasına ve memenin tamamen boşalmasına yardımcı olur. Bu süt üretimini arttırır. Yapılan deneyler sonucunda günde 3 kez sağılan ineklerin, 2 kez sağılan ineklere göre %10 daha verimli olduğu ve 4 kez sağıldıklarında daha fazla süt verdikleri gözlemlendi. Sağım başlangıcında süt yağ oranı %1,2 iken, sonunda (bir sağım içinde) %6,7’ye çıkmaktadır. Sağım periyotlarının artması ile verim artarken yağ verimi düşer. Sağım 5-6 dakika içerisinde tamamlanmalıdır. Yağın yoğunluğu düşük olduğu için ilk sağım süt verimi yüksek olan sağım suyu ile gelir ve ardından düşük yoğunluklu yağ gelir, bu nedenle ilk sağım yağ açısından zengin değildir.

Tat etkisi:

Yemin hem miktarı hem de özellikleri önemlidir. İçinden geçtiği aşamaya göre hayvanı beslemek için kullanılan bir yem türü. (kızgınlık dönemi, laktasyon dönemi) Yeşil yem, baklagiller, şeker pancarı sakatatı, buğday kepeği, kolza tozu, arpa otu, ayçiçeği tozu, soya fasulyesi süt üretimini artıran yemlerdir. Buğday, çavdar kepeği, yulaf ezmesi, arpa fıstığı, yan ürünleri, keten tohumu ve hurma küspesi yağ içeriğini artıran yemlerdir. Mısır, susam küspesi, soya küspesi, pancar küspesi, çiğ patates, haşhaş küspesi, donmuş yem, soğuk yem yağ azaltıcı etkisi olan yemlerdir. Yemdeki ani değişiklikler de verimi etkiler. Nemli, çürüyen kürek bitkileriyle beslenen hayvanların sütü de ciddi şekilde etkilenir ve çürümüş bir kokuya sahiptir. Ahırda beslenen hayvanların meraya bırakıldığı ilk günlerde yağda artış olur ama sonra tekrar eskir.

Mastitis:

Mastitis, meme iltihabı anlamına gelir. Süt üretimini etkileyen en önemli faktör olduğu söylenebilir. Bu hastalık mikroorganizmaların neden olduğu mastitistir. Mikroorganizmaların yanı sıra çeşitli koşullar da mastitis oluşumuna etki eder. Memenin yaralanması, memenin ezilmesi, olumsuz hava koşulları, yanlış sağım ve ineğin vücudundaki fizyolojik değişikliklerdir. Mastite neden olan başlıca mikroorganizmalar Streptococcus agalactiae, Streptococcus dygalactiae, E.coli, Staphlycoccus auerus’tur. Bu mikroorganizmalar gübre, idrar ve çöpte bol miktarda bulunur. Altlık kirliyse, barınaklar kirliyse mikroorganizma bulaşma potansiyeli yüksektir. Sağlıksız çevre ve yaşam koşulları en önemli faktörler arasındadır. Mastitis yaşla birlikte de görülebilir. Eksik sağım, durgun süt akışı, memeye yapışık vakum enerjisi ve meme ucunun çok olması mastite yol açan nedenler arasındadır. Mastitis ile sütün rengini, tadını ve kokusunu değiştirin. Süt asitliğinde istenmeyen bir artışa neden olur. Meme uçlarında kan varsa eğer fark edilmezse süte geçer ve kırmızımsı bir renk oluşur.

Kaynak:
Ders notları Gıda Mühendisliği ve Süt Teknolojisi O. Gürsoy

katip:Gökçe cömerttir.

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın