sözlükbilim nedir? / Sözlük – Sözlük | YerelHaberler

Sözlükçülük, bir dilin söz varlığını yani türetmede yer alan sözcükleri, biçimbirimleri ve birleşik sözcükler, deyimler, atasözleri, basmakalıp sözcükler gibi öğeleri incelemeye çalışan ve gelişmeleri anlam açısından tanımlamaya çalışan dilbilim dalıdır. bu unsurların kökenlerini ve oluşumlarını araştırarak biçim ve anlamlarını ortaya koyar. Bu çalışmalar farklı dillerdeki materyallere dayanılarak yapılırsa ve tüm diller için geçerli olan çalışmalardan bazı sonuçlar çıkarılırsa, bu bilim dalı genel bir nitelik kazanır; Genel sözlük bilimi diyebileceğimiz şey haline gelir. Belirli bir dilin söz varlığı kendi başına veya ilgili olduğu dillerdeki karşılıkları ile birlikte ele alınırsa dilbilimsel bir çalışma olur. Belirli bir dil grubu veya dil grubu esas alınırsa karşılaştırmalı sözlük çalışması yapılır.

Genel olarak kelimelerin temellerine, geçirdikleri tarihsel gelişmelere, eski ve en eski biçimlerine ulaşma ihtiyacı göz önüne alındığında, bu çalışmalar çoğunlukla dijital ortamda yapılmaktadır. Belirli bir dönemin söz varlığı incelenirken eşanlı yöntemin uygulanması doğaldır. Aşağıda sözlükbilimdeki yöntem sorununu ele alacağız.

Söz varlığını ele alan sözcük bilimi, dilbilimin diğer alanlarıyla ilişkili ve iç içedir. Bazı dilbilimciler, sözlük biliminin çerçevesini çok geniş tutup terminoloji ve anlambilimi içeren bir araştırma alanı olarak görmektedirler, örneğin Rus sözlükbilimci VA ZVEGINTSEV bu görüştedir.” St. Ullmann ise farklı bir anlayışa sahiptir, ve bu bilim dalının sözlüksel morfoloji ve sözcüksel anlam bilimi olarak adlandırılabilecek iki ayrı alana sahip olduğunu savunur 2.

Anlambilim her zaman sözcüklerden geçiş yoluyla anlama yönelen bir alan olduğundan, isimler, her ikisi de esasen dilbilimin söz varlığı ile ilgilenen iki dalı olan kavramlara dayalı olarak bunların farklı dillerde adlandırılmasını inceleyen bir alandır. Bu bakımdan ve sözlükbilime olan yakınlıkları göz önüne alındığında, bazı dilbilimcilerin yaptığı gibi, bunları geniş bir çerçevede birlikte ele almak mantıklıdır. Ancak çağdaş dilbilimin dili bir sistem ve düzen olarak benimsediği ve özellikle üretken anlambilimin dildeki morfemlerin özünde ses, sözdizimi ve yapı gibi bazı değerlere sahip olduğunu savunduğu düşünüldüğünde, sözlükbilim ayrı bir alan olarak kabul edilmektedir çünkü. kelimeleri bir birimden bağımsız düşünmek mümkün değildir. Bunları uygun ilişki ve imgeden soyutlayarak ele almak, diğer yandan sözcükleri, biçimleri ve diğer söz varlığı öğelerini tek tek dilin yapı taşları olarak incelemek ve aynı zamanda bu konuda önemli ipuçları vermek doğru görünmeyebilir. toplum, kültürü, yaşamı ve tarihi, değerli gerçekleri gizleyen bir araştırma konusudur. Bu durumda sözlükbilimi diğer alanlarla bağlantılı olarak derinlemesine incelemek daha doğru olacaktır.

Aşağıda eski ve yeni çalışmaları özetlerken değineceğimiz üzere sözlük bilimi, dilbilim çalışmaları çerçevesinde ele alınmış ve dilbilimde birlik ve düzen anlayışının hakimiyetine ulaştığı yüzyılımıza kadar farklı dillerde tek kelimeler üzerinde durulmuştur. Burada kısaca XX. Ondokuzuncu yüzyılda SAUSSURE ile başlayarak dilbilimde bir düzen anlayışı tesis eden yapısalcılık, diğer alanlarda olduğu gibi sözlükbilimde de etkisini göstermiştir.
Son 20-25 yıldan itibaren tüm dünyaya yayılan üretici dilbilim, aşağıda ele alacağımız sözlükbilim ve sözlükbilim konusunda bazı yeni görüş ve uygulamaları beraberinde getirmiştir. Filoloji çalışmaları çerçevesinde özellikle etnografik sözlüklerin hazırlanmasına yönelik geleneksel kelime çalışmaları yapılmaktadır. Bunların hepsini aşağıda ele alacağız.

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın