Solunum yetmezliği olarak bildiğimiz bu hastalık, akciğerin inhalasyon aşamasında gerekli gaz değişimini gerçekleştirememesinden kaynaklanır. Solunum yetmezliği tek bir nedene bağlı değildir. Nefes darlığı nedeniyle solunum yetmezliği yaşayan bir hasta yeterli hava akımını sağlayamadığı için ciğerlerine yeterli havayı pompalayamadığı için pek çok nedenden dolayı ortaya çıkabilen bir hastalıktır.
Bazı panik atak hastalarında solunum yetmezliği şiddetlidir. Bunun nedeni akciğerlerle ilgili sorunlar değil, panik ataktan kaynaklanan bir durumdur. Bu nedenle nefes darlığı yaşayan kişiler gerekli tetkikleri yaptırmalı ve sıkıntının sebebini teşhis etmelidir.
Solunum yetmezliğine neden olan faktörler arasında tansiyon değerleri de yer alır. Kan basıncı değerleri ikiye ayrılır. Birincisi atardamarlardaki oksijen seviyesi, ikincisi ise karbonhidratların atardamarlardaki basıncıdır yani hasta nefes darlığı çektiğinde atardamarlardaki oksijen seviyesi düşer.
Solunum yetmezliği de bazı sebepler sonucu bronşların ve bronşların tıkanması sonucu oluşur.Solunum yetmezliğine yol açan nedenler arasında bronşit, astım ve alerjik hastalıklar yer alır. Kirli hava, nefes almayı zorlaştıran faktörler arasında yer alır. Sigaranın neden olduğu kronik obstrüktif akciğer hastalığı, nefes darlığı çekenler arasında en sık görülen hastalıktır. Soğuk havalarda nefes darlığına neden olur. Bazı ilaçların yan etkileri nefes darlığına neden olabilir.
Nefes darlığı tedavisi Nefes darlığına neden olan durum tespit edildikten sonra solunum ilaçları, bronkodilatörler ve nefes egzersizleri ile tedavi edilir. Kalp hastalığının neden olduğu nefes darlığı da ilaçla tedavi edilir.Kan damarlarının tıkanmasının nedenleri arasında sağlıksız beslenme, genetik faktörler, alkol kötüye kullanımı, aşırı yağlı gıda alımı, gut ve şeker hastalığı ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen sorunlardır.
Ateroskleroz, yağlar ve diğer kimyasallar zamanla vücutta birikerek kan damarlarına zarar verdiğinde başlar. Kimyasalların dolaşım sistemindeki olumsuz etkileri, hücrelerin damarların iç yüzeylerine yapışmasına neden olur. Bu süreçte plak oluşumları damarların tıkanmasına, elastik yapısını kaybetmesine ve zarar görmesine neden olur. Kan damarlarının kademeli olarak tıkanması, doku ve organların kan dolaşımını olumsuz etkiler. Dışarı çıkan kan miktarında azalma vardır.
Vücudumuzdaki kan damarlarının tıkanması, kalp ve kan damarlarının tıkanması, beyin damarlarının tıkanması, bacak damarlarının ve böbrek damarlarının tıkanması not edilir. Böbreklerdeki tıkanmış kan damarları zamanla böbrekleri çalışamaz hale getirebilir. Bacaklardaki kan damarlarının tıkanma riski vardır. Hasta, kişinin yürüyemez hale geldiği, deride koyulaşma ve kalınlaşmanın olduğu ağrılı bir aşamadan geçer. Bilinç kaybı meydana gelebilir. Kol ve bacaklarda kas tonusu kaybı ve uyuşma meydana gelir.
Kan damarlarının tıkanmasının neden olabileceği hastalıklardan korunmak için dikkatli bir yaşam tarzı izlemeniz gerekir. Tedavi eden hekiminizin önerdiği ilaçlar ve diyet tedavileri ile sorunun çözümü için gerekli önlemler alınacaktır. Ancak çok ileri vakalarda cerrahi müdahale kaçınılmaz olacaktır.
yazar:Anas Eker
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]