Öğrenci okula hatasız gitmiş, ödevini yapmış, çok çalışmış, konuyu iyi bildiğinin verdiği güvenle sınava girmiş olabilir. Ancak performans kaygısının bir türü olan sınav kaygısı yaşıyorsa sınavda başarısız olabilir. Sınav kaygısı, öğrencilerin sınav sırasında yoğun stres ve kaygı yaşadıkları psikolojik bir durumdur. Sınav kaygısı, öğrenmeyi ve sınav performansını olumsuz etkileyebilir.
Sınava giren öğrenci bir makine ya da robot değildir. Sınavlara girerken sadece bilgisiyle değil, duygularıyla da girer. Açıkçası, duygusal sorunları olmayan bir öğrenci daha başarılı olacaktır. Testler öğrencilerin bilgilerini, dikkatlerini ve hızlarını ölçer. Diğer bir deyişle hızlı okuduğunu anlama, hızlı düşünme ve karar verme becerilerini ölçer. Bu arada, dikkatin azalma hızı arttıkça, hız da azalmaktadır.
Yerkes-Dodson Yasası, uyarılma seviyeleri ile performans arasında bir bağlantı önerir. Artan uyarılma seviyeleri, sınavlardaki performansı artırmaya yardımcı olabilir, ancak yalnızca bir noktaya kadar. Stres düzeyi bu noktayı geçtikten sonra aşırı kaygı sınav performansını olumsuz etkilemeye başlar. Korku, odaklanmayı ve bilgiyi hatırlamayı zorlaştırır. Bilinen tepkileri hatırlamakta güçlük çekmek veya bunları birbiriyle karıştırmak bir kısır döngü yaratır ve stresi ve kaygıyı daha da artırır.
Sınav kaygısının nedenleri:
Kötü test geçmişi. Sınavlarla ilgili önceki olumsuz deneyimler, öğrencinin “Bu sefer geçebilecek miyim?” Şüphelere ve olumsuz zihniyete yol açabilir ve sonraki sınavlardaki performanslarını etkileyebilir.
– başarısızlık korkusu: Başarma azminin baskısı motive edici olurken, tüm özdeğerini sınav sonucuna bağlayan öğrenci için zararlı da olabilir.
Hazırlık eksikliği. Son dakikaya bırakılan bazı konular öğrencide stres ve kaygıya neden olabilir.
Sınav kaygısının belirtileri:
Fiziksel belirtiler: Fiziksel semptomlar baş ağrısı, mide bulantısı, ishal, aşırı terleme, nefes darlığı, hızlı kalp atışı ve bayılmayı içerir. Sınav kaygısı, yoğun korku veya rahatsızlığın aniden ortaya çıktığı öğrencilerde panik atakları da tetikleyebilir.
– Duygusal belirtiler: Öfke, korku, çaresizlik ve hayal kırıklığı, sınav kaygısına verilen yaygın duygusal tepkilerdir.
Davranışsal/bilişsel belirtiler: Konsantrasyon güçlüğü, olumsuz düşünme ve başkalarıyla sürekli karşılaştırma, sınav kaygısının yaygın davranışsal/bilişsel belirtileridir.
Sınav kaygısını yönetmek:
Sınav kaygısını yönetebilmek için yaklaşan sınavdan önce şunlara dikkat edilmelidir:
Hazırlık: Sınavdan bir veya iki hafta önce başlayıp kısa sürelerle ve birkaç güne yayılarak çalışılmalıdır. Test uygulamaları testtekilerle aynı hale getirilerek test koşulları simüle edilmeye çalışılmalıdır.
– Test çözme becerilerini geliştirin: Talimatlar çok dikkatli okunmalıdır. Önce bilinen sorular cevaplanmalı ve ardından daha zor olanlara geçilmelidir. İlk izlenimler daha güvenilirdir ve genellikle doğrudur. Aynı soruları defalarca tekrarlamak ve cevapları tekrar tekrar değiştirmek zararlı ve zaman alıcı olabilir. Hiçbir sorunun atlanmadığını kontrol etmelisiniz.
– Pozitif düşünme: Öğrenci, değerinin test puanına bağlı olmadığını hatırlamalıdır. Makul beklentiler belirlemek önemlidir.
– Odaklanmak: Test sırasında, odak yalnızca şu anda çözülmüş testte olmalıdır. Sınava girmeden önce diğer öğrencilerle testler hakkında konuşmamak, onların düşünce ve duygularından etkilenmemek faydalı olacaktır.
Gevşeme tekniklerini kullanın: Muayene sırasında hastanın gerginliği, yavaş, derin nefesler alarak ve kasları gevşeterek azaltılabilir. Bu, vücudunuzu gençleştirmenin yanı sıra sınava daha iyi odaklanmanızı sağlayacaktır.
Yorgun hissetmemek: Yeterli uyku, sağlıklı beslenme, kendinize zaman ayırma fiziksel ve duygusal yorgunluğu önler. Yorgunluk, stres ve kaygı ile baş etmeyi zorlaştırır.
kaynak:
Susan Johnson, “Sınav Kaygısını Giderin: Adım Adım Kılavuz”, New Harbinger Pubns Inc.
— Ed Newman, “Artık Sınav Kaygısına Son: Sınavlara Girmek ve Daha İyi Puanlar Almak İçin Etkili Adımlar”, Öğrenme Becerileri Web Siteleri.
yazar: Juni Saraoğlu’nu aç
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]