Şamandıra valfi nedir? ” YerelHaberler

Geometri, kolay erişim noktası olmanın ötesine geçer; Bu sürekli bir yolculuk. Ben bu yolculuğun hiç bitmeyecek bir yolculuk olacağına inananlardanım. Hayat standartlarımızı yükseltmek ve her alanda bizler için daha iyi şeyler yapmak için uykularından fedakarlık eden bilim insanlarına minnettarız.

Biz icat eden, tasarlayan ve hayata geçiren insanlarız. Bundan yararlanan yine bizleriz. Ürettiğimiz bir şeyi başka bir alanda kullanarak başka alanlarda da ilerleme imkanı buluyoruz. Teknolojik olarak geldiğimiz günümüzde artık her şey bilgisayar ve robot kontrolleri ile sağlanmaktadır. HD fotoğrafçılık, ağır çekim, güneş veya termal kameralar, bilgisayar simülasyonları vb. Motor üreticileri bu gelişmeleri kullanarak birçok sorunu kontrol etme ve ortadan kaldırma fırsatı bulmuşlardır. Bu sorunlardan biri de Valve Floating dediğimiz olgudur.

Supap şişmesi, içten yanmalı motorlarda yüksek devirlere ulaşıldığında emme ve egzoz supaplarındaki yayların tam açılmadan tekrar kapanması olgusudur. Buna bazen “pruva atlamak” denir. Bu sorun motorun performansının ve veriminin düşmesine, emisyon değerlerinin olumsuz artmasına ve uzun vadede aşınıp kopacak olan yayların motor aksamlarında ciddi hasarlara yol açmasına neden olacaktır. Üreticiler için araştırma ve geliştirme faaliyetleri yürüten mühendisler, bu sorunu ortadan kaldırmak için yeni çözümler bulmaya çalışıyor.
Aslında, bu sorunun iki ana nedeni olduğuna inanılabilir:

1) Eksantrik milindeki lobların uygun olmayan konturları. Bu loblar, emme veya egzoz zamanlarında valflerin ne kadar süre açık/kapalı kalacağını belirleyen yumurta benzeri çıkıntılardır (motorlarda zaman terimi saniye vb. gibi bir terim değildir, derece tarama sayısını ifade etmek için kullanılır). 1 360 dönüşte). Bu lobların profili, aracın motor yapısına ve gerekli güç/hız oranına göre şekillenir. Günümüzde 25.000 ila 30.000 devir arasında dönebilen otomobil motorları olduğu düşünüldüğünde yan lob tasarımının ne kadar önemli olduğu anlaşılmaktadır. Bu tasarımda, hava ve yakıtın atalet momentleri, manifold akış bobini vb. standartlar dikkate alınır.

2) Valf yaylarının seçimi. Valf yayları, motorun çalışması gereken tüm devir aralıklarında görevlerini başarılı bir şekilde yerine getiremezse sorun oluşur. Daha yüksek devirlere ulaştığınızda yay açma kapama görevini tam olarak yerine getiremeyecek; Bu nedenle vanaların görevlerini yapmaları uygun olmayacaktır. Vanalar yuvalarına oturarak tam olarak kapanamayacak veya açılamayacaktır. Bu nedenle motor tasarım aşamasındayken motorun çalışma karakteristiği için uygun yay boyu, bobin ve rijitliği hesaplanmalıdır.

Birçok dev otomobil üreticisi, bu sorundan kurtulmak ve her devirde arabadan maksimum tork ve güç elde etmek için çeşitli sistemler geliştirdi. Bazı örnekler vermek gerekirse; BMW marka “Vanos”, TOYOTA marka “VVT-i” ve HONDA marka “VTEC” gibi kendi sistemlerini geliştirdiler. Bahsettiğimiz tüm bu teknolojilerin ortak bir noktası var: Motor devri ne olursa olsun, o devire en uygun eksantrik mili hatvesi mekanik veya elektronik olarak ayarlanıyor ve subap zamanlaması optimum seviyeye çıkarılıyor. Düşük hızlarda çok fazla olmayan emme ve egzoz cepheleri yüksek hızlarda artırılarak performans, ekonomi ve emisyon değerleri düşürülüyor. Ayrıca doğrudan veya dolaylı olarak valf şamandırası kazasını azaltır.

Kaynak:
http://en.wikipedia.org/wiki/Valve_float

katip:jim armoto

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın