Sağlık kurumlarında iş doyumunun ve iş doyumunun artırılması «YerelHaberler

Sektörler günümüzde çalışanlarının iş tatmini, örgütsel bağlılığı ve varlıklarını sürdürmek, üretim ve hizmette verimliliği artırmak için gerekli uygulamaları gerçekleştirmeleri ile ilgilenmektedir. Çalışanların iş doyumu ve örgütsel bağlılığı verimliliği artırır. İş doyumu, insanların işlerinden aldıkları doyum düzeyidir. Aslında insan yaptığı işten ne kadar memnunsa bu işi yapmaktan da o kadar tatmin olacaktır. Bir çalışanın işinden tatmin olması onun örgüte olan bağlılığını ve üretkenliğini artırır. İş doyumu örgüt ve çalışan için önemlidir. İnsanlar sevdikleri işi yapmaktan mutlu olurlar ve bu işi yaparken psikolojik olarak rahat hissederler.

Örgütsel bağlılık, örgüt ile çalışan arasındaki ilişkiyi başlatır. Kişinin bir işi kabul etmesi ile başlar ve işten ayrılana kadar devam eder. Örgütsel bağlılık, bir çalışanın çalıştığı örgüte karşı hissettiği bağın gücünü gösterir. Örgütsel bağlılık ne kadar güçlüyse, çalışanın o örgüte olan bağlılığı da o kadar yüksek olur. Örgütsel bağlılık duygusu, örgütün verimliliğini ve çalışanın performansını olumlu yönde etkiler. Örgütsel bağlılık, devamsızlık ve işten çıkarılma gibi istenmeyen sonuçları azaltır.

Sürekli dikkat gerektiren sağlık sektöründe iş doyumu ve örgütsel bağlılık oldukça önemlidir. Sağlık sektörü sürekli dikkat gerektiren bir sektör. Hata yapma şansı çok azdır veya hiç yoktur. Böylesine önemli bir sektörde çalışan kişilerin iş doyumları ve örgütsel bağlılıkları, kaliteli hizmet sunumu ve sektörün devamlılığı açısından oldukça önemlidir. Hastane çalışanlarının memnuniyet düzeyleri, insanların isteklerine cevap vermeleri, insanların kendi yeteneklerini kullanabilmeleri ve bazı örgütsel özellikleri, hastane çalışanlarının iş doyumunu ve örgütsel bağlılığını artırmaktadır.

Çalışanların meslekten aldıkları zevki ve iş doyumlarını artırmak için örgüt bu durumu destekleyen faaliyetler düzenlemelidir. Bunun için zamlar veya avanslar, parasal ödüller veya ödüller, bireyleri ekonomik olarak rahatlatacaktır. Ayrıca sosyal ve ekonomik sorunları hafifleyen hemşirelerin motivasyonu artacağı için işletmenin işlerliği artacak ve hizmet kalitesi artacaktır. Çalışanlara sağlanan maddi desteğin yanı sıra motive edici takdir ve iltifat cümleleri oluşturmak da işyerindeki iletişimi ve huzuru artıracaktır.
Hem hemşirelerin hem de diğer personelin fiziksel, ruhsal veya sosyal ihtiyaçlarının karşılanmaması işi isteksiz kılacağı için örgütün prestiji olumsuz etkilenecektir. Tüm bunların yanı sıra hastaya bir müşteri olarak değil, daha insancıl ve şefkatli davranılırsa hasta memnuniyeti, çalışanların emeklerinin karşılığını almalarını ve kuruma daha faydalı olmalarını sağlayacaktır. Hem hemşire hem de hemşire-hasta ilişkisi hemşirelerin motivasyonunu etkileyen durumlar arasında yer almaktadır.

Hastane sahipleri sürekli olarak hemşirelerden daha hızlı ve daha çok çalışmalarını istemekte ve hemşireleri kendi alanlarının dışında çalıştırmak onları sadece daha stresli hale getirecektir. Bu durum hemşirelerin kendi ana dallarında verdikleri hizmetin kalitesini düşüreceğinden örgüte avantajdan çok dezavantaj sağlamaktadır. Hemşirelerin yaşadığı rolün belirsizliği ve kurumdaki aşırı iş yükü hem kurumun hem de hemşirenin motivasyonunu olumsuz etkilemektedir. Bu bağlamda, her bireyin rolü ve sorumluluğu açıkça tanımlanmalıdır.

Örgütlerin verimliliği açısından önemli olan iş doyumu, bireyin sosyal yaşamı ve ruhsal durumu açısından da önemlidir. Çünkü insanlar günün büyük bir kısmını işte geçiriyor. Çalışma hayatından memnun olup olmaması sosyal veya aile hayatına yansımaktadır. İş doyumu ne kadar yüksek ise birey sosyal hayatında o kadar mutludur. İş hayatı, özel hayatı belirleyen unsurlar arasında yer alır. İş yerinde iş doyumunun sağlanması, bireyin işinde ve özel hayatında mutlu olmasını sağlayacaktır. İnsanların çalışma hayatını sadece ekonomik olarak değil, psikolojik ve kültürel gibi birçok alanda da etkilemektedir.

İş yeri ve çalışma ortamı insanlar için çok önemlidir. Çünkü sadece para kazanmak için değil, maddi olarak da çalışan bireyler var. Bir işin insana kattığı fayda, işin sonunda bir tatmin duygusu, saygınlık inancı gibi amaçlar da taşır. İş yeri kişinin beklentilerini karşılayabildiği ölçüde birey motive olur ve iş doyumu artar. Böylece bireyler işlerini severek yapmakta ve işlerinin sonunda kendilerini tatmin ve mutlu hissetmektedirler.

Başarılı bir işletmenin en önemli özelliği, çalışanlarının beklentilerine cevap vermesidir. Çünkü insanların çalışma şevkini artırmak, kazanmalarına bağlıdır. Onları kazanmanın en iyi yolu onların istek ve beklentilerine karşılık vermektir. Son derece etkili şirketler genellikle işlerini gurur ve istekle yapan ve yaptıkları işin önemli olduğuna inanan insanları işe alır. Bu da iş tatmini üzerinde olumlu bir etkiye sahiptir.

İş doyumu yüksek olan örgütler aynı zamanda üretkenliği ve rekabet gücünü de artıracaktır. İşini isteyerek ve en iyi şekilde yapan insanlar, iş doyumunu ve üretkenliği artıracak ve çalışanları sürekli çalışmaya motive edecektir. Ayrıca iş doyumu yüksek örgütlerde insanlar işlerine isteyerek gidecekleri için devamsızlık azalacak ve buna paralel olarak işe geç kalma, işten ayrılma gibi durumlar azalacak ve örgüte bağımlılık artacaktır.

Hemşireler, hasta ile sürekli iletişim halinde olması ve hastanın hizmetinin değerlendirilmesine aracı olması gereken sağlık çalışanlarıdır. Hemşireler hastanın ilaç, bakım, beslenme gibi birçok ihtiyacını karşılaması için hastaya destek sağlar. Hemşireler gerekli hasta kayıtlarını tutmak, hastalara fiziksel ve psikolojik destek sağlamak, hasta bakımı gibi birçok görevi yerine getirirler. Hastaların psikolojik sıkıntıları sırasında hemşirelerin hastalara güler yüz ve yeterli ilgi göstermesi, hastalara yönelik sağlık hizmetlerinin kalitesini değerlendirme sürecinde etkilidir. Hastalara tedavi sürecinde destek veren hemşireler, hastanenin kalite açısından en üst düzeye çıkarılmasında oldukça etkilidir.

Bir hastanede personel kendilerini ayrı olarak değil, ekibin bir parçası olarak görmelidir. Her bireyin çalışma alanı ne kadar yakın olursa olsun aslında kendi alanlarında uzmanlık gerektirmektedir. Bu nedenle bireylerin kendi alanlarına daha hakim olmaları için kendilerini sürekli geliştirerek daha fazla fayda sağlamayı hedeflemelisiniz. Bireylerin kendilerini geliştirmelerinin yanı sıra örgüt içinde birlik içinde birbirlerinden de yararlanmaları gerekmektedir.
İş doyumunu etkileyen bireysel faktörlerin yanı sıra kişinin çalıştığı örgütün özellikleri ve örgütsel faktörler de iş doyumunu etkiler. İş doyumunu etkileyen örgütsel faktörlerden bazıları, insanların çalıştıkları ortam, çalışma koşulları, aldıkları ücret, çalışma koşullarının çalışanın fiziksel özelliklerine uygunluğu, yapılan işin kalitesi ve organizasyonun çalışması. İnsanların beklentilerine cevap verin.

Çalışma ortamı çalışanlar için çok önemlidir. Çalışma ortamı iş doyumunu etkiler. Çalışma ortamının kalitesi, fiziksel özellikleri, çalışma arkadaşları ile iletişimi ve anlaşması çalışan için çok önemlidir. Çalışma ortamındaki temizlik, ferahlık, havalandırma gibi unsurlar çalışanlar için önemlidir. Çünkü insanlar yaptıklarını rahat oldukları, isteyerek sahiplenildikleri ve sevildikleri ortamlarda yaparlar. Bu durumda iş doyumunu olumlu yönde etkiler. Ayrıca iş arkadaşlarıyla diyalog kurma imkanı ve uygun maddi koşullar gibi örgütsel faktörler de iş doyumunu etkilemektedir.

Örgütsel yöneticilerle çalışanların teması da iş doyumunu etkiler. Çalışanın sürekli emir alması ve üstlerinin katı ve çekingen olması çalışanın iş doyumunu azaltmaktadır. İnsanlar emirlerin olduğu bir ortamda rahat hareket edemezler ve yaptıklarını gönüllü olarak yapmazlar. Çalışana mesafeli olan yöneticiler, çalışanın sorunlarını yeterince bilemezler ve onların dünyasını anlamlandırmada zorlanırlar. Bu durumda yöneticinin çalışana ulaşması zorlaşacak ve çalışanların iş tatmini azalacaktır.

Çalışma hayatında, çalıştıkları kurumun sağladığı güvenlik kişilerin iş doyumlarını etkilemektedir. Çalışanlar kendilerini güvende hissetmek isterler. Yani yöneticilerine güvenmek, işten atılma gibi bir düşünceye sahip olmamak, SGK ve iş güvencesine sahip olmak. İş güvenliği çalışan için önemlidir ve alışınca kendini güvende hissetmek ister. Aslında bu onların doğasında var. İstihdam güvenliği ve sosyal güvenlik uygulamaları, bir çalışanın iş tatmin düzeyini etkiler.

Aynı zamanda örgütsel uyumun sağlanması, hastane bünyesinde bireylere daha iyi imkanlar ve hizmetler sunulmasıyla da ilgilidir. Hastalıkların tanı ve tedavisini, doğru ilacın doğru zamanda ve doğru dozda kullanılmasını öngören akılcı ilaç kullanımı programı uygulanmalıdır. Akıllı ilaç kullanımı ile ekonomik olmayı hedeflemektedir. Tedavide kullanılacak maddenin maliyetinin düşürülmesi, ilaçların tüketiminin ve reçetelenmesinin sağlanmasının yanı sıra bu aşamada verimsizlik olmaması gerekir. Ayrıca sağlık harcamalarının da oldukça yüksek olduğunu bilmelisiniz. Çoğu malzeme hastaya özeldir ve tek kullanımlıktır. Bu önlemle birlikte, enfeksiyonu önlemek ve hastalığı uzatmak için belirli maddeler kullanılacaktır. Bunun için halkın mağdur olmaması ve malzemenin uzun ömürlü olması için gerekli eğitimler ile personelin duyarlılığının sağlanması önemlidir. Tüm bunlara ek olarak dünyadaki gelişmelere uyum sağlamak gerekmektedir. Teknolojik gelişmelerle birlikte üretilen birçok tıbbi malzeme, hastane personelinin işini hızlandırmakta ve daha fazla hastayı kısa sürede tedavi etme imkanı sağlamaktadır. Bu nedenle unutulmaması gereken bir diğer nokta da para biriktirmek için sadece ilkel yöntemlere güvenmemek. Sağlığın daha iyiye götürülmesi ve ilerletilmesi için dünyanın diğer ülkelerindeki gelişmeler yakından takip edilmeli ve günümüz şartlarına göre birçok faydalı malzeme temin edilmektedir.

yazar:Daha erken Para cezası

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın