Çocukların en çok sevdiği şeylerden biri de deli gibi dönmek ve şekerle yürümeye çalışmak ve bu dönüşün verdiği baş dönmesi. Bazen koltuktan hızla kalktığımızda bile başımızın döndüğünü hissederiz. Peki, neden döndükten hemen sonra normale dönmüyoruz ve başımız dönmeye devam ediyor? Bu sorunun cevabı tamamen fizik yasalarına dayanmaktadır. Başınızın döndüğünü hissettiğinizde, vücudun hareketi algılayan kısımları beyne yanlış sinyaller göndermeye başlar. İç kulağınızdaki ilginç bir sistem vertigo anahtarıdır.
İç kulağınızın üst tabakasındaki bir sistem ayakta durduğunuzu, yattığınızı, hareketsiz kaldığınızı veya hareket ettiğinizi algılar. Yerçekimi yönelimlerini algılayan bu organ bir otolittir (bitki veya hayvan hücrelerinde bulunan ve homeostazın sağlanmasında görev alan bir granül) ve kalsiyum karbonat kristalleri içerir. Bu kristaller, sinir sisteminin sensörlerine farklı yönlerde ve saç benzeri bir yapıyla tutturulmuştur. Başınızı farklı yönlere (ileri, geri, sağa, sola) salladığınızda bu kristaller de yerçekiminin etkisi altında hareket eder. Kristaller hareket ettiğinde sinir sistemindeki kılcal damar şeklindeki sensörlere değerler gönderir ve beyne hareketle ilgili sinyaller gönderir. Beyin bu sinyalleri yorumlayarak kafanın uzayda hangi yöne hareket ettiğini anlar.
Baş dönmesi nasıl oluşur? Kulağımızda hareketi algılayan üç yarım daire kanalı vardır. Her biri birbirine dik açılarda yerleştirilir. Bunlar, endolenf adı verilen iç kulak sıvısı ve sensör görevi gören kıl benzeri sinir hücrelerini içerir. Kişi arkasını döndüğünde endolim adı verilen bu sıvı harekete karşı direnci (atalet momenti) nedeniyle arkadan takip eder. Kalan endolimp sıvısı, sensör görevi gören tüyleri uyararak beyne sinyaller gönderir. Beyin, gelen bu sinyallere göre başın hareket ettiği yönü yorumlar.
Döndüğünüzde iç kulak sıvısı, döndüğünüz yönde yavaşça hareket eder.
İç kulak sıvısının hareketi beyne hareket ettiğini bildirir. Beyin bu gelen sinyallere hızla uyum sağlar. Çünkü iç kulak sıvısı siz döndüğünüz sürece aynı hızda hareket eder ve belli bir süre sonra sensörleri uyarmamaya başlar. Ancak dönmesi durduğunda, iç kulak sıvısı maddenin atalet ilkesinin bir sonucu olarak hareket etmeye devam eder. Ancak bu sefer sensörler ters yönde uyarı veriyor. Bu nedenle ve beyne ulaşmaya devam eden sinyaller sonucunda beyin hala işlevini sürdürdüğünü zanneder. Bu nokta, iç kulak sıvısı hareket etmeye devam ederken baş dönmesinin başladığı ve devam ettiği noktadır.
Bazı ağır meslek grupları için de baş dönmesi kaçınılmazdır. Bu mesleklere örnek olarak astronotlar ve dalgıçlar verilebilir çünkü her iki mesleğin çalışma alanlarındaki yerçekimi kuvveti alıştığımızdan çok farklıdır ve yerçekimine göre tasarlanmış organlarımız orada normal işleyişini sürdüremez.
Kaynak:
http://science.howstuffworks.com/science-vs-myth/everyday-myths/question4832.htm
katip:Nihat Kelis
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]