Radyo elektromanyetizmanın kendisidir. Gördüğümüz ışıklar, göremediğimiz kızılötesi – ultraviyole – x-ışınları, dinlediğiniz radyo frekansları, mikrodalga fırınlar, televizyon, uydu sinyalleri, cep telefonları, kablosuz modemler, bluetooth vb. Hepsi elektromanyetik emisyondur. Bu yazıda normal radyo frekansını görünür ışık spektrumuna kadar anlatacağım.
Radyo basitçe çalışır. Bir demir çubuk alın, etrafına iletken bir tel sarın, telin iki ucunu da aküye değdirin, tamamdır. Anında bir elektromanyetik sinyal verdiniz. Bunu saniyede 80 milyon kez tekrarlarsanız, 80 megahertz’de yayın yapacaksınız. Batarya sürekli bağlıyken sürekli yayın olmaz, her sinyal için sürekli elektriği kesmeniz gerekir. Günümüz radyo sistemleri, osilatör adı verilen bir parça sayesinde elektriği belirli hızlarda otomatik olarak kesip prize takabilmektedir.
Radyo Frekansı Ölçüm Oranları:
Saniyede bir sinyal 1 Hz anlamına gelir. 1000 sinyal 1 kilohertz’e (1 kilohertz) eşittir. Saniyede 1.000.000 sinyal 1 megahertz’e (1 megahertz) eşittir. Saniyede 100.000.000 sinyal, 1 gigahertz’e (1GHz) eşittir.
Radyo spektrumu 300 ghz’e ulaşabilir.
Radyo modülasyonları:
Yukarıda da söylediğim gibi güç kapatılıp açıldığında radyo sinyali aşağıdaki şekli alıyor.
Bu şekilde veri aktarımı olmaz, sadece parazitik bir sinyal olur.
Elektriği kesmeden voltajı düşürüp yükselterek yayın yapabileceğiniz sinüs dalgası da bulunmaktadır.
Darbe modülasyonu:
Bu modda sin dalgası ile aktif olarak yayın yaparken zaman zaman elektriği keserek Mors alfabesi gibi veriler yayınlayabilirsiniz:
Genlik modülasyonu (radyolarda AM yayınları):
Sin wave ile yayın yaparken voltajı arttırıp azaltarak mors kodu gibi yayın yapabilirsiniz. Radyo alıcıları, iletilen verileri aralarındaki potansiyel farkı ölçerek okuyabilir.
Frekans modülasyonu (radyolarda FM yayınları):
Sin dalga aralıklarını değiştirerek de yayın yapabilirsiniz, resim daha açıklayıcı olacaktır.
Çıkarma:
Yayını alıp okuyabilmek için alıcıların demodüle edilmesi gerekir. Bu nedenle, radyo alıcıları aynı anda yalnızca bir kanalı dinleyebilir.
Demodülasyonun gerçekleşmesi için yayın frekansı ile aynı frekansta titreşmesi gerekir. Rezonatör adı verilen elektronik parça sayesinde radyo alıcıları istenilen frekansta titreşerek o frekanstaki radyo yayınını okuyabilir, aldıkları küçük gerilimlerin değerlerini yükselterek sese veya veriye çevirebilirler.
Kendiniz bir radyo alıcısı ve vericisi yapmayacaksanız bu bilgi o kadar da önemli değil. Mesele şu ki, etrafımızdaki her şey radyo frekansları aracılığıyla iletişim kuruyor ve biz müdahale edebiliyoruz.
Örneğin 101.1 frekansındaki bir radyo kanalı müzik yayını yaparken siz aynı frekansta yayın yapıp çevrenizdeki radyo alıcılarına yayın yapabilirsiniz. Elbette bu, devasa vericilere sahip radyo kulesinin veya yayınınızın güçlü olmasına bağlıdır, ancak yakın çevrenizdeki alıcılar kesinlikle etkilenecektir. Türkiye’de şifreli radyo yayınları yasak olduğu için havada dolaşan tonlarca sinyalden birini alıp dinleyebilirsiniz hatta aynı frekansta yayın yapıp değiştirebilirsiniz. Örneğin uzaktan açılabilen arabalar, sahibinin kimliğini her seferinde farklı bir şifre ile doğrulayabilir ve o frekansa ulaşıp şifreyi eşleştirebilirseniz, arabanın kilidini anahtarsız açabilirsiniz.
Döngüye 2,4 GHz’lik bir frekans atanır ve kablosuz fare – klavye gibi cihazlar bu frekansta çalışır. Yasal olarak radyo yayını yapmak için devletten lisans almanız gerekir.
Kaynak:
Fotoğraflar: howstuffworks.com
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]