İmmünoplazma tedavisi sınırlı da olsa uygulanan bir yöntemdir. Yirminci yüzyıldan beri bilinen bu yöntemin, geçtiğimiz yıllarda tüm dünyada etkisini gösteren SARS, Orta Doğu Solunum Sendromu ve Ebola salgınlarında uygulanması önerildi. Bu hastalıklara yakalanan ve sağlığına kavuşan hastaların kanında taşınan virüse karşı antikor ve proteinler oluşturulur. Bu proteinler ve antikorlar, sarı sıvı kısım olan insan kan plazmasında bulunur. Bu tedavinin uygulanabilmesi için hastalığı geçirip iyileşen kişiden alınan kan plazması, durumu çok ağır olan kişiye enjekte edilir. Bu sayede durumu kritik olan kişiyi iyileştirmeyi amaçlar. Ayrıca durumu henüz kritik olmayan ve hastalığı normal seyrinde olan hastalarda hastalığı yeterince ciddi hale gelmeden önce yok etmeyi amaçlar. COVID-19 virüsü insan vücudunda birçok ciddi soruna neden olmaktadır. Özellikle kronik hastalığı olan kişilerde risk oranı çok daha yüksektir. Hastalığın ilerleyen dönemlerinde solunum yetmezliği ve nefes darlığı ortaya çıkar. Solunum yetmezliği ve nefes darlığı olan kişilerin hayatta kalması için solunum cihazlarıyla tedavi gereklidir. Ayrıca bu hastalarda organ yetmezliği riski de vardır. Bu aşamaya gelen hastalarda uygulanacak başka bir tedavi yöntemi olmadığında immünoplazma tedavisi uygulanır. Kişiye verilen protein ve antikorların COVID-19 virüsünü tamamen ortadan kaldırması beklenir. Böylece hasta normal hayatına dönebilir ve sağlığına kavuşabilir.
İçindekiler
COVID-19 tedavisinde immün plazma nasıl kullanılır?
20. yüzyıldan beri tıp dünyasında uygulama bulan immünoplazma tedavisi, koronavirüs için de uygulanan bir yöntem. Geçtiğimiz yıllarda dünyayı etkisi altına alan SARS, Ebola, Orta Doğu Solunum Sendromu, kuş gribi, domuz gribi gibi salgınlarda da bu yöntem denendi. Covid-19 ile enfekte olan kişilerin immünoplazma tedavisine ek olarak kanlarında bu hastalıkla savaşan antikorlar bulunur.
Bu yöntemde koronavirüs teşhisi konulan ve tedavileri bittikten sonra iyileşen kişilerden alınan kan plazması, Türk Kızılayı aracılığıyla toplanıyor. Toplanan kan plazmasındaki antikorlar, durumu çok ağır olan kişilerin tedavisinde kullanılır. Böylece ağır vakalardan iyileşmeyi hızlandırmayı, yeni hastaların daha fazla ilerlemesini engellemeyi ve hastalığı yenmeyi amaçlıyor.
Plazma bağışı nasıl yapılır?
Plazma bağışı için seçilen kişilerin Covid-19 teşhisi konulmuş, tedavi görmüş ve 18-65 yaş arası kişilerden oluşması gerekmektedir. Ayrıca kişilerin HIV, frengi ve hepatit gibi hastalıklara yakalanmaması gerekir.
Bağış yapmadan önce bağış yapacak kişilere test yapılacak ve kişide koronavirüs olup olmadığı belirlenecek. Tedavi sonrası iyileşen bir birey bağış yapmadan önce 14 gün bekleme sürecinde olmalıdır. Plazmalarını bağışlamadan önce tekrar test yaptıran ve sonuçlarının negatif çıktığı tespit edilen kişiler Kızılay’a başvuracak. Bu anlamda bağış yapmadan önce ilerlemiş kişilerin klinik semptomlarının ortadan kalkması gerekir.
Kan bağışından elde edilen plazma aferez makinesi ile ayrıştırılacak ve diğer bileşenler kan bağışçısına iade edilecektir. Ardından alınan plazma üzerinde bazı testler yapılacak ve tedavi bekleyenlerin bulunduğu hastanelere ulaştırılacak.
Bağış yapacak kişi için plazma yutmanın herhangi bir riski veya tehlikesi yoktur. Virüs bulaşmış ve iyileşen bireylerden belirli aralıklarla plazma bağışı yapılabilir. Bu nedenle tamamen iyileşen kişilerin 14 gün kuralına duyarlı olmaları, sosyal mesafeyi korumaları ve bir daha bulaşmamaları için maske takmaları çok önemli.
İmmünoplazma tedavisinin riskleri nelerdir?
Kan ve plazma tedavileri 20. yüzyılın başlarından itibaren birçok hastalığın tedavisinde kullanılmış ve bu yöntemle büyük başarı sağlanmıştır. Daha önce hastalığı yenmiş bir kişiden başka bir kişiye plazma transfüzyonu yoluyla COVID-19 için hiçbir vaka test edilmemiştir. Ancak araştırmacılar, bu gibi durumlarda risklerin çok düşük olduğuna inanıyor. Plazma donörü iyileştiği için herhangi bir enfeksiyon durumu söz konusu değildir. Ancak IMPT, akciğer hasarı, alerjik reaksiyonlar, nefes almada zorluk ve hepatit B ve C ve HIV gibi enfeksiyonların bulaşması risklerini taşır. Böyle bir enfeksiyonun bulaşma riski genellikle düşüktür. Çünkü bir donörden kan bileşenleri alınmadan önce herhangi bir riskin oluşmaması için gerekli kan testleri yapılır. Bu kan testlerinin pozitif çıkması sonucunda bileşenlerine ayırma işlemi yapılır. Bu da risklerin azalmasını sağlar. Bunların dışında herhangi bir risk tespit edilmemiştir. Tüm bunlar göz önünde bulundurularak oluşabilecek riskler uzmanlar tarafından değerlendirilir ve tedavi uygulanır.
İmmünoplazma tedavisi için görünüm nedir?
İmmünoplazma tedavisi birçok salgın hastalıkta uygulanmış etkili bir yöntemdir. Bu nedenle uzmanlar COVID-19 tedavisinde kullanılmasını beklemektedir. Ancak tedavi sonrası etkinin olmaması beklenen olasılıklar arasındadır. Ancak tedavi sonrasında deneklerin vücut direncinin belli bir düzeyde arttığı gözlemlendi. Tedavi gören kişilerin sonuçlarına göre bu yöntem COVID-19 tedavisinde kalıcı bir yöntem olarak kullanılabilir. İmmünoplazma tedavisi, dünyanın birçok ülkesinde ön tedavi amacıyla halihazırda uygulanan bir yöntemdir. Bu tedavinin ön plana çıkmasının nedeni ise hastalığın viral kökenli olmasıdır. Çünkü viral hastalıkların insan vücudunu etkilememesi için gerekli bağışıklığın oluşması gerekiyor. İnsan vücudunda gerekli olan bağışıklık da kandaki proteinler ve antikorlar tarafından sağlanır. Nakil ve viral enfeksiyon sonucu iyileşen bir hastadan alınan bileşenler hasta bir kişiye aktarılır ve antikorların virüsle savaşması beklenir. Böylece hastanın vücudunda gerekli direnç sağlanmış olur.
kaynak:
https://www.medicalpark.com.tr/immum-plazma/hg-2373
https://www.medicana.com.tr/saglik-rehberi-detay/10462/immun-plazma-nedir-koronavirus-tedavisinde-nasil-kullanılır
yazar: Yedi Kökenler
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]