Persia Prensi. Harika olay örgüsü, senaryoları ve görsel efektleri, her serisinde olay yaratan oyunlarıyla satış rekorları kıran bir oyundur. Aslında bu kadar harika bir oyunun hiçbir serisinin sonuna gelme ayrıcalığına sahip olmadım. Oyun aslında. Oyunu bitirmeye o kadar kararlıyım ki 🙂
Ama bu seri bence diğerlerinden çok farklı. Bu kez görevlerde yalnız değiliz. Yanımızda sadık meleğimiz Elika var. Oyunun başında prensimiz kum fırtınasında eşeğini (Farah) arıyor. Farah’ı ararken tesadüfen kurtarıcı meleğiyle karşılaştı. Macera başlar. İlk başta Elika bizi bazı soygunculardan kurtardı ama başı belaya girer mi bilemiyoruz, prensimiz Elika’nın peşine düşecek. Kısa bir yürüyüşten sonra Ilika’nın tapınaktaki yerine geliyoruz. Ağacı kesin ve aksiyon yine de burada başlayacak. Güzel yeşil yerim birdenbire sülük benzeri şeylerin yıkık duvarlardan aşağı koşturduğu bir yere dönüşüyor. Görünüşe göre macera başladı. Amaç kötülüğü ortadan kaldırmaktır. Yerlere giderken, yolda Allah’ın kuluna karşı odamıza çıkıp “nereden bilir” dememek. Ancak mekansal zorluklardan dolayı görev alanına geldiğimizde komik bosslar ile karşılaşıyoruz ve nedense ölmüyorlar. Hopp gidiveriyolar ne zaman ölecekler. Oyun bu romanda devam ediyor. Oyunu bitiremediğim için tekrar üzgünüm :). Merakımı uyandıran bu harika oyunun bir sonraki serisini dört gözle bekliyorum.
Bu inceleme kesinlikle bana aittir ve izinsiz kullanılması yasaktır.
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]