Paranoya kavramı psikoloji ile ilişkilendirilse de toplumda fazla önemsenmeyen bir ruh halidir. Ancak psikiyatristler veya psikologlar için durum böyle değildir.
Psikoloji ile uğraşan kişiler, toplumda fazla önemsenmeyen paranoyaya karşı çok hassastırlar. Bunun nedeni ise paranoyak kişilerin ruh halleri olarak karşımıza çıkıyor. Paranoyanın ne olduğuna baktığımızda büyüklük takıntısı ya da büyüklük sanrısı içinde yaşamak gibi durumlarla karşılaşıyoruz.
Paranoyak kişi bu tür tavırları benimser ve böyle bir kişiliğe bürünür. Bu saplantıların dışında paranoid kişi, bazı üstün özelliklere sahip olduğuna inanır ve bu özellikleriyle toplum üyelerinden ayrılır ve kendisini toplumda üstün ve ayrıcalıklı bir konuma sürükler. Genel olarak bu tür davranışların görüldüğü paranoya, günümüzde modern psikiyatrinin daha yakından incelediği ve bir hastalık olarak kabul edilmese de derin bir ruhsal bozukluk olarak görülen bir kavramdır. Aynı zamanda paranoya insan psikolojisinin en karmaşık yönlerini yansıtsa da bu durum merak uyandırıyor.
Psikoloji literatüründe paranoya belirtileri gösteren kişiye paranoyak denir. Paranoyak bir insan, bambaşka ruh hallerine girse de mevcut niteliklerinin kendisini toplumu oluşturan diğer insanlardan üstün kıldığına inanır ve bu olguya göre yaşamaya başlar. Sonuçları nedeniyle toplumdan uzaklaşma olarak görülebilen paranoya, kişinin kendini toplumda en üst noktada hissettiği durumları yansıtır.
Paranoyak bir insan ya doğuştan sahip olduğu yetenekler sayesinde kendini üstün görür ya da bazı deneyimler nedeniyle kendini farklı ve üstün hisseder. Ancak burada şaşırtıcı ve önemli bir nokta var. Kişi bir olaydan sonra toplumda üstün ve seçkin olduğuna inanırsa, bu durumun üstün olduğunu fark etmesini sağladığına inanır.
Yaşanan olay bir şekilde kişinin algısını ifade eder. Paranoid ruh hali daha detaylı incelendiğinde, paranoid kişinin özgüveni doruk noktasındadır. Kişi aşırı sahiplenme davranışını benimser ve bencillik kavramı bu aşamada doruk noktasına ulaşır. Bu tutumların oluşmasında hiçbir mantıklı sebep olmasa da kişinin kendini toplumdan tamamen üstün görmesi vardır.
İnsanlar genellikle belirli özelliklere sahiptir. Bunların başında ise sevilmek, sevilmek, beğenilmek, beğenilmek gibi özellikler gelmektedir. Bu özellikler zaten Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisinde yer almaktadır. Kişi bir konuda uzman olabilir ve uzmanlığı konusunda iddialı olabilir. Bu durum tamamen normal ve normaldir. Birisi bu özelliği için takdir edildiğinde, doğal olarak gurur duyar. Bu insanlar bunu deneyimler yoluyla edinmiş olsalar da, paranoyaklarda durum böyle değildir.
Paranoyak, kendine aşırı güvenir, ancak çoğu zaman güvendiği konuda herhangi bir temelden yoksundur. Bu durum, yani temelsiz özgüven, her konuda paranoyak olan kişilerin benimsediği ruh hallerinden biri olarak kabul edilir. Paranoya bu noktada karıştırılmamalıdır. Çünkü paranoyak insanlar, hakkında fazla bilgi sahibi olmadıkları konularda kendilerine güvenirler. Temeli, deneyimi veya bilgisi olan, yani yeterli olan bir kişinin özgüven sahibi olması son derece normal ve haklıdır.
Paranoya toplumda bir sorun olarak görülmese de aslında ciddi bir sorundur. Paranoya durumu en çok ticari hayatta kendini gösterir. Bu tür kişilerin psikolojik yardım almaları önemli ve gereklidir.
katip:Erdoğan Gül
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]