Eğitim uzun ve zorlu bir süreçtir. Her anne baba çocuğunu en iyi şekilde yetiştirmek ister. Ancak nasıl antrenman yapılacağı konusunda bilgi sahibi olmak gerekir. Bazen doğru bilinen yanlış, yanlış bilinen doğru olabilir. Bu ihtimal göz önünde bulundurularak çocuğu eğitirken iyi araştırma yapılmalı, doğru bilgiler ışığında uygun eğitim verilmelidir. Öncelikle anne babalar çocuklarını iyi tanımalı. Çünkü her çocuğun zihinsel ve fiziksel gelişimi farklıdır. Bu anlamda tüm çocukları aynı sepete koymak ve aynı yöntemi uygulamak istendik davranışların ortaya çıkmasını engeller.
Eğitimin temel amacı doğru davranışları geliştirmek ve öğretmektir. Ama her çocuğun öğrenme stili farklıdır. Çünkü her çocuk farklıdır. Burada yapılmaması gereken en önemli şey çocuğu diğer çocuklarla karşılaştırmaktır. Bu çocuk için çok olumsuz olacaktır. Çocuğa yapması istenen bir davranış, komşunun veya arkadaşın çocuğuna benzetilerek öğretilmeye çalışılırsa, çocuk bırakın yapmak istediği davranışı yapmak istese bile teslim olur. Karşılaştırıldığı aynı arkadaştan veya kişiden nefret etmeye başlar. Karşılaştırma yapan ebeveynler, çocuklarını iyi tanımıyorlar. Bu noktada anne babalar çocuklarının özelliklerini bilmeli ve buna göre doğru davranışları geliştirmenin yollarını bulmalıdır.
Eğitimde arzu edilen davranışları geliştirmek için iki yol haritası vardır. Biri ödül, diğeri cezadır. Ödül kesinlikle ilk ve en çok tercih edilen yöntemdir. Ceza son aşama olmalı ve şiddet veya müstehcen dil içermemelidir.
Çocuklar için ödüller her yaşa göre değişir. Örneğin 3 yaş ödülü ile 9 yaş ödülü birbirinden farklı olmalıdır. Çünkü çocuklar büyüdükçe ilgi alanları da değişir. Ödül denildiğinde, her doğru davranıştan sonra çocuğa hediye almak demek değildir. Bir çocuğun yapması gereken şeyleri yapması tamamen normaldir. Önemli olan, çocuğa yapması istenen ama çocuğun yapmadığı davranışları yaptırmaktır. Böylece çocuk ödülü hak ediyor.
Çocuklara verilen ödüller öncelikle manevi olmalıdır. Bu bir öpücük, sarılmak, aferin demek, teşekkür etmek gibi. Çocuğa maddi ödüller de verilebilir, ancak bu oldukça nadir olmalıdır. Çocuğu sürekli hediyelerle ödüllendirmek ya da istediğini elde etmek doyumsuzluğa yol açar. Bu da mutsuz olan ve istenilen davranışları sergilemeyen bir çocuğun toplumla yeniden bütünleşmesi demektir.
Çocuk, anne ve babasının istediğini yapmak zorunda değildir. Öncelikle anne babalar çocuklarının isteklerine saygı duymalı ve onları kişisel özellikleriyle kabul etmelidir. Bu noktada yapılması gereken iyiliği ve doğruyu öğretmektir. Bunu sert bir dille değil, çocuğu memnun edecek şekilde yapmalıdır. Bu gerçekten önemli nokta. Çocuk söylediklerimizi beğenir ve uygulamaya koyar. Bu sorunun cevabını bulan anne babaların işi daha kolay olacaktır. Her yaştaki çocuğun zihinsel ve fiziksel gelişimi takip edilmeli ve buna göre davranılmalıdır. Ergen ve okul öncesi çocuğun yaklaşımı, tıpkı ödüller gibi farklı olmalıdır.
Ceza, eğitimde son noktadır. Tüm çözümler denendikten sonra uygulanabilir, ancak tüm çözümlerin doğru şekilde uygulandığından emin olduktan sonra yapılmalıdır. Ancak her durumda şiddet ve saldırgan sözler bir ceza olmamalıdır. Bu, çocuğun gelecekte şiddet uygulayan bir çocuk olmasına yol açabilir. Ve birçok olumsuz davranışa yol açar. Çocuk istenildiği gibi onu korkutan davranışlarda bulunur ama bunu isteyerek yapmaz. Bir süre sonra çocuk kendi yoluna devam eder.
Ayrıca çocuklar nasihat ve “Biz de sizin gibiyken” ile başlayan cümleleri sevmezler. Modern zamanlarda, çocukların ilgi alanları ve görelilik önemli ölçüde değişti. Bu anlamda anne babalar da kendilerini güncellemeli ve kendileri için güzel bilgiler katarak çocuklarını eğitmelidirler.
kaynak:
www.ozgekopuz.com/egitimde-odul-ve-ceza
yazar: Sarpil Altunyay
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]