Nargile familyasına ait olan ve ülkemizin batı ve güneydoğu Anadolu bölgelerinde yetişen nar, çocukluk gizemlerimize konu olmuştur. Tarih boyunca önemini koruyan bir meyvedir.
Dünyanın her yerinde yabani olarak yetişen bir meyvedir. Ülkemizin hemen hemen her tonunda yetiştiriciliği yapılan nar, özellikle Ege bölgesinde yetiştirilmektedir. Yapraklar geniş uca doğru incelince ince ve uzundur. Parlak kırmızı çiçekler sapsızdır ve tek tek veya kümeler halinde bulunur. Meyveleri yaklaşık bir portakal büyüklüğünde, üstünde kase şeklinde bir delik olan koyu kırmızı bir meyve ve içte sıralar halinde düzenlenmiş çekirdekli bir meyvedir. Meyvenin yenilen kısmı kırmızı ve sulu etlidir.
Ülkemizde bolca yetiştirilen ve tüketilen meyve suyu da preslenerek elde edilmektedir. Birçok firma tarafından üretilen nar suyuna talep var. Besin değeri açısından oldukça önemli bir yer tutan nar suyu bu konuda hedef kitleyi etkilemektedir.
İçeriği bakımından tam bir ilaç kaynağı olup, mide ve bağırsak hastalıkları olan kişilerin, küçük çocukların ve hamilelerin bol bol yemek yemeleri tavsiye edilir. Narın içi hariç, nar kabukları kaynatılıp tütsülendiğinde ishali durdurmaya ve bağırsak tenyalarını azaltmaya yardımcı olur.
Narın faydalarını hesaplayacak olursak,
– İshali keser
* Bağırsak tenyalarını azaltır,
* Kalbi ve vücudu kuvvetlendirir, atardamarların sertleşmesini önler, damarları açar,
* Kan kolesterolünü ve kan basıncını düşürür,
* Cildi güzelleştirir,
* Mide ve diş etlerini güçlendirir,
* Kan şekerini dengeleyerek şeker hastalarına faydalıdır,
* Başta cilt ve prostat kanseri olmak üzere kanser hücrelerinin gelişimini engelleyerek.
vücudu kanserden korur,
* Enerji verir ve yorgunluğu giderir.
* Mide enfeksiyonlarına ve ağız yaralarına faydalıdır,
* Aynı zamanda karaciğer dostudur.
katip: Züleyha Günay
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]