Müzikte, seslerin çeşitli şekillerde levhalara iletilmesi yöntemine müzikal çizim denir. Genel anlamda Romantik dönemde ortaya çıkan program müziği ile kişisel eser arasında bir kavramdır.
Müzikal çizim iki şekilde uygulanabilir: nesnel (dışa dönük) ve öznel (içe dönük). Objektif olarak uygulandığı şekliyle, tabiat olaylarını ses unsurları yardımıyla betimleme biçimidir. Kişiye özel uygulama şeklinde, bestecinin belirli bir konudaki duygu ve düşüncelerini resim çizerek ifade etmesidir. Müzik resminde kullanılan ana yapı, resim ve müzik arasındaki bağlantıdır. örnek; Gök gürültüsü, kuş cıvıltısı, ağlama gibi doğal olarak üretilen seslerin taklit biçimleri bu kavrama dahildir.
Müzik soyut bir sanat formuyken, resim somut bir sanattır. Müzikal resimde soyut bir sanat biçimini somut sanata dönüştürme olgusu vardır. Müzikteki zıtlıklar, yani farklı enstrümanların veya enstrüman kombinasyonlarının çarpışması, resimde zıt renklerin kullanılmasıyla onaylanmıştır. Müzikte hüznü ifade etmek için basit tonlar kullanılırken, resimde mor renk kendini gösterir.
Buradaki en hassas nokta, müziği resmeden kişinin müziğin içeriğini çok iyi anlaması ve müziğin içine dalmasını bilmesidir. Aksi takdirde müziğin verdiği hisle uyuşmayan bir board ile karşılaşabilirsiniz. Müziğin disiplinler arası biçimsel ilişkisinin soyut ve somut alanlarının dönüşümüne en güzel örneklerden biridir. Robert Schumann ve Franz Liszt’in bu konudaki örnek niteliğindeki çalışmaları bugün birçok kişiye ilham vermeye devam ediyor.
Günümüzde terapilerde de kullanılan müzikal resim çoğu üniversitede araştırma konusu olup ders olarak verilmektedir.
katip: Ömer Hanut
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]