Hibrit otomobillerle ülkemizde ilk kez Toyota Prius Hybrid ile tanıştık. İlk Prius, Otto’nun prototip 16 valfli 1.4 litrelik dört silindirli (benzinli) motorunu kullandı. Ayrıca Ni-MH (Nikel-Metal Hidrit) bataryaya sahipti ve sadece 20 beygir güç üretebiliyordu. Toyota bunu geliştirdi ve Pirius’08 ile elektrik motoruna sağlanan gücü bir Ni-MH pil kullanarak 28 beygir gücüne çıkarmayı başardı.
Peki Mercedes ne yaptı? Cep telefonlarında görmeye alıştığımız yüksek kapasiteli Li-ion pilleri geliştirerek yeni S400 modelinde hibrit model olarak kullanmaya başladı. Lityum-iyon pillerin en büyük avantajı yüksek verim ve sabit akım verirken bunu yaparken çok az ısınmasıdır. Araç, açık şehir koşullarında bir galon benzinle yaklaşık 50 km yol alabiliyor. Otomobil, Li-ion aküsünü frenleme sırasında disklerdeki dinamolar, camlardaki güneş emiciler ve benzinli motor çalışırken krank miline takılı bir dinamo ile şarj ediyor. Ayrıca araç 40 km’den fazla hızlanmadığı ve zorluk yaşamadığı sürece sadece elektrik motorunu kullanarak hareket ediyor. Çevre dostu olduğu için otomobile “S400 BlueHybrid” adı verildi. Böyle bir ekonomiyi Mercedes gibi lüks bir araçta görmek, hem çevreye duyarlı kullanıcılar için bir cazibe olacaktır.
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]