Machiavelli, Makyavelizm kavramının kurucusudur. Ve gerekçesi: “Sona ulaşmak için her yol mübahtır.” Machiavelli, eseriyle “hükümdar” veya başka bir deyişle “prens” olarak tanımlanabilir. Bu sayede fikirlerini daha çok somutlaştırması kolaylaşıyor. İtalya’nın siyasi birlikten uzak olduğu bir dönemde Machiavelli’nin temel kaygısı, İtalya’da siyasi birliğin sağlanamamasıydı. O dönemde Avrupa devletlerini etkisi altına alan papalık ve uzantılarına karşı çok sert bir tavır aldı. Öyle ki, Prens adlı eserinde Papa’ya savaş açtığını belirtmeliyiz. Papalığa ve onun tüm görüşlerine karşı savaş, Machiavelli’nin dini siyasetten uzaklaştırdığının bir işaretidir. Orta Çağ’da tüm siyasi güçlerin meşruiyet kaynağının Tanrı yani Yaratıcı olduğu gerçeği, Machiavelli ile birlikte değişerek seküler bir anlayışın ürünü olan laik devlet anlayışını benimsemiştir. Başka bir deyişle, Tanrı ile yasal bağ kopmuştur.
Machiavelli, dini ve papalığı siyasi bir kurum olarak kesinlikle kapsamıyor. Ancak bu görüşün dine tamamen aykırı olduğu anlamına gelmediğini belirtmek gerekir. Devlet işleriyle din işlerinin birbirinden kesin olarak ayrılması gerektiğini savunur. Bu anlayışla devlet dinden bağımsız hareket etmeli ve her iki konu da ayrı ayrı yerleştirilmelidir. Machiavelli’ye göre din, siyaset dışında kullanılması gereken bir konudur ve aynı zamanda büyük bir değere sahiptir. Başka bir deyişle, değeri olan hiçbir şeyin siyasi bir araç olarak kullanılmamasını savunuyor.
Laik devlet sistemini benimseyen Machiavelli, iktidarın kimin eline geçeceğinin devletin kalkınması ve devamlılığının sağlanması açısından çok önemli bir konu olduğunu belirtmiştir. Kral/Prens adlı eserinde hükümdarın halk arasında sıradan bir insan olduğunu söyler. Babadan oğula geçen ya da aynı sınıftan gelen iktidara karşı tavır alır. Sıradan bir insanın nasıl iktidara geldiğinden de bahsediyor. Ona göre hükümdar aslan gibi güçlü, tilki gibi kurnaz olmalıdır. Ona göre önemli olan sonuca kiminle ve nasıl ulaşıldığı değil. Bu nedenle, Şart aynı zamanda güvenin kötüye kullanılmasının da meşru olduğunu kabul etmektedir. Devletin gücü ve otoritesi, yani Machiavelli’nin ifade ettiği güç asla sınırlandırılamaz. Mutlak vardır. Güç bölünemez, çünkü yönetme gücü bir kişinin elindedir. Machiavelli, hükümdarın halk tarafından sevilmesini ve ondan korkmasını bekler. Hatta tavsiye ediyorlar. Ancak o, bu iki duygu arasında tercih yapılırsa halkın hükümdardan korkması gerektiği görüşünü savunur.
Kaynak:
Ortaçağ düşünürleri ben
katip:Emir Karasu
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]