Eskişehir Taşı, Patal, Aktaş, Deniz Köpüğü, Beyaz Altın olarak da bilinen lületaşı, dünya rezervlerinin %70’i Türkiye’de bulunan, çok ince ve gözenekli dokuya sahip bir cevherdir.
Lületaşı, yeryüzünün farklı derinliklerinde metamorfik tabakalar halinde magnezyum ve silisyum içeren ana kayaların hidrotermal etkilerle hidratlanmasıyla oluşur.
Lületaşı, toprakta sarımsı beyaz renkte, tüberkül şeklinde dağılmış olarak bulunur. Marshmallow ocaklarından 30-100 metre derinlikten, bazı yörelerde 200 metreye kadar karbit lambalarla çıkarılmakta, insan gücüyle delme ve aydınlatma aleti olarak kullanılmaktadır. İnsan gücüne dayanan bir çıkarma yöntemi olduğu için emek ürünü diyebiliriz.
Arkeolojik araştırmalar, lületaşı bitkisinin yaklaşık beş bin yıl önce bilindiğini ve çeşitli amaçlarla kullanıldığını göstermektedir. Lületaşı günümüzde dekorasyon ve özellikle pipo yapımında kullanılmaktadır. Pipo tütününün yaygın kullanımı lületaşının tüm dünyada tanınmasını sağlamıştır.
Lületaşı ilk olarak 1920’li yıllarda Türk sanatçılarının ilgisini çekmiş ve bu sanatla ilgili ilk çalışmalar Ali Osman DENİZKÖPÜĞÜ döneminde başlamıştır. Ali Osman DENİZKÖPÜĞÜ tarafından Eskişehir Çarşı Camii çevresindeki küçük dükkânlarda başlatılan ticaret, Eskişehir’de önemli bir geçim kaynağı haline geldi. Bugün Eskişehir Külliyesi’nin bir bölümünde yapılmakta olan çalışmalar görülmeye değer bir müze olarak sergilenmektedir. Ayrıca Eskişehir olarak tanımlanan pipolar, gerdanlıklar, tesbihler, anahtarlıklar ve küçük lületaşı figürinler şehrin birçok yerindeki hediyelik eşya dükkânlarının ana köşesinde teşhir edilmektedir.
300 yıldır dünyanın en değerli borularının üretiminde kullanılan lületaşı, özellikle otomotiv endüstrisinde katkı maddesi olarak kullanılıyor.
Lületaşı nerede çıkarılır?
Türkiye dışında Yugoslavya, Çekoslovakya, Yunanistan, Avusturya, İspanya, Rusya, Fransa, Fas, Madagaskar, Kenya gibi ülkelerde çıkarılmaktadır. Kenya dünyanın en büyük lületaşı üreticisi olmasına rağmen, Kenya’da çıkarılan lületaşının sadece küçük bir kısmı pipo yapımında kullanılıyor. Kalitesi düşük olan bu taşların kusurlarını gidermek için boyama yönteminin kullanılması lületaşının kendine has özelliklerini kaybetmesine neden olmaktadır. Bu taşlar için en büyük tüketim sektörü otomotiv endüstrisidir. Kenya dışındaki ülkelerden çıkarılan lületaşı kalitesiz olduğu için değerlendirmeye alınmamaktadır.
Türkiye’de lületaşı Eskişehir’in yanı sıra Çanakkale, Bursa, Kütahya ve Konya illerinde bulunur. Ancak Eskişehir dışındaki diğer illerde üretim yoktur. Lületaşı Eskişehir’de özellikle Beyazaltın köyünde çıkarılmaktadır.
Lületaşının gizemli hikayesi
Efsaneye göre lületaşının keşfi bir köstebek ve genç bir çoban sayesinde olmuştur. Küçük çoban çantasını açtı ve yemeye başladı. Aniden, ayak parmağındaki bir delikten yuvarlak beyaz bir taşı çıkarmaya çalışan bir köstebek gördü. Oğlan elini bu beyaz taşa doğru uzatınca köstebek korkmuş ve kaçmış. Delikanlı taşı eline alıp ters çevirdi, ardından cebinden bıçağını çıkarıp taşı oymaya başladı. Bıçağını taşa dayadığı anda taş demiş ki: “Abi nasıl canımı yaktın!” bağırdı. Oğlan şaşkına döndü. Heyecanla taşı yere fırlattı. Taşı yere atınca taş çok güzel bir kıza dönüşmüş. Sonra çöktü ve topak topak oldu. Köstebeğin onu çıkardığı deliğe düştü ve ortadan kayboldu. Çocuk taşı bulmak için çukuru kazmaya başladı. Günler geceler geçmiş, delikanlı toprağı kazmış, kazmış… Köy halkı ondan günlerce haber almayınca genci aramaya başlamışlar. Sonunda, yerin yedi kat altında, dar bir kuyuda boğulmuş olarak bulunurlar. Elleri toprağı kazmaktan ıslanmış ve kana bulanmıştı. Elinde sıkıca birkaç lületaşı parçası tutuyordu. Hikaye bu, küçük köstebek ve bu yol için canını veren bu genç çoban sayesinde bu günlere geldi.
Lületaşı tedavisi
Yumuşak ve kendine has bir yapıya sahip olan lületaşı sadece tüp yapımında değil, estetik değeri yüksek aletlerin yapımında da kullanılmaktadır. Lületaşı nemini kaybetmediği sürece rahatlıkla işlenebilir. Lületaşı işleme, yetenek, deneyim ve sabır gerektiren emek yoğun bir zanaattır. Lüle üzerinde özel bıçaklar ile her türlü işleme yapılabilmektedir.
Usta, el maharetiyle hayal gücünü Lületaşı’na aktarır. İşlenen lületaşı uzun süre kurutulur ve iyice parlatılır. Tamamlanan eserler, yeterince ısıtılmış ağartılmış bir mum içine daldırılarak parlatılır. Sıcak mum emprenye edilen bu eserler, ovalanarak parlatılır. Fildişi benzeri bir görünüm elde edilir. Cumhuriyet döneminde özel bir önem kazanarak gelişen lületaşı işlemeciliği.
Eskişehir’e uğrarsanız Odunpazarı evlerinin tarih kokan ara sokaklarında lületaşı yapan küçük dükkanlar görürsünüz. Bu zorlu ama bir o kadar da keyifli sanatın çalışanları, sanatlarını yeni nesillere aktaramamaktan sık sık şikayet ederler. Onlara bu sanatı öğretecek gönüllü çıraklar arıyorlar ama istedikleri kadar gönüllü çırak bulamıyorlar çünkü yeni nesil giderek yozlaşan bir kültüre entegre oluyor.
Umuyorum; Bu sanat daha da yaygınlaşacak ve gençliğin duyarlı ellerinde eşsiz eserlere dönüşecek, ölümsüzleşecektir…
Kaynak:
www.eskisehirliyiz.biz/eskisehir/Lületasi
tr.wikipedia.org/wiki/Lületaşı
katip:İda Şahan
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]