1817 yılında Johann August Arfwedson tarafından keşfedilen ve periyodik tabloda alkali metaller grubuna (grup 1) dahil edilen kimyasal bir element olan lityum, Li sembolüne ve 3 numarasına sahiptir. Yoğunluğu en az olan bu metal, doğada saf halde bulunmaz. . Yumuşak ve gümüş beyazı metal lityum kesilebilir. Hava ile teması sonucu gri renk alır. Bu reaksiyon sonucunda lityum oksit (Li2O) oluşur. Bu oksidasyon ile kararır ve lekeli hale gelir.
Metalik dolgu özelliğinden dolayı cep telefonu ve kamera pillerinin paketlenmesinde ve uçaklarda alaşım olarak kullanılır. Lityumun bileşiklerinden biri olan lityum karbonat, alüminyum üretiminde olduğu gibi seramik yapımında da, bipolar bozukluk ve manik-depresif hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır. Lityum hidrit hidrojen gazı üretiminde, lityum hidroksit motor yağı ve gres üretiminde, lityum klorür ve bromür soğutma sistemlerinde kullanılmaktadır. Cam endüstrisinde ikinci büyük kullanım alanı olan lityum, cam endüstrisinde metal ve lityum karbonat olarak kullanılmaktadır.
İlaç ve Psikotrop Olarak Lityum:
1949’da Avustralyalı psikiyatrist John Kidd, domuzlar üzerinde yaptığı bir araştırmayla lityumun yatıştırıcı etkisini keşfetti ve hastalar üzerinde test edildiğinde lityumun önemli bir yatıştırıcı etkisi olduğu kaydedildi. Şu anda bipolar bozukluk ve depresyon tedavisinde kullanılan lityum (Eskalith, Lithonate, Lithotabs, Cibalith-S), sinir hücreleri üzerindeki etkisinden dolayı hastalığın manik döneminde atakları önlemek için kullanılmaktadır. Lithuril öncelikle bipolar bozukluğu tedavi etmek için kullanılır. Hastalığın manik fazında hastalar hiperaktif olabilir, çok konuşabilir, kendilerini olduklarından daha büyük bir yere koyabilir ve agresif olabilirler. Bu dönemde intihar girişimlerini önlemek için de kullanılır. Lityum başladıktan sonra 1-3 hafta içinde ataklarda azalma olur. Şizofreni hastalarında antipsikotik tedavi ile birlikte lityum kullanıldığında semptomlarda 1/5 oranında azalma gözlenmiştir. Bazı şizofreni hastalarında saldırganlık atakları bu şekilde azaltılabilir.
Lityum içeren ilaçların, tüm ilaçlar gibi faydalarının yanı sıra yan etkileri de vardır. Mide rahatsızlığı, kilo artışı, yorgunluk ve kognitif fonksiyonlarda hafif bozulma gözlenebilmekte olup, hastalardaki kilo alma şikayetlerinin lityumun vücutta oluşturduğu ödemden kaynaklandığı söylenebilir. Ayrıca uzun süre lityum kullanan hastalarda tiroid bezindeki dengesizlikten kaynaklanan guatr, böbreklerin işleyişini etkilediği için sık idrara çıkma gibi sorunlar yaşanır. Bu hastaların tiroid ve böbrek fonksiyonlarını en az 1-3 ayda bir düzenli olarak kontrol ettirmeleri gerekir. Ayrıca vitaminleri vücuda emebilme özelliğine sahip olduğu için bu hastaların B12 vitamini takviyesi almalarında fayda olacaktır.
Lityum eksikliği:
Lityum eksikliğinin neden olduğu en yaygın bozukluklar eklem ağrısı, saç kırılması, soğuğa karşı aşırı duyarlılık, yorgunluk, depresyon, kilo alma veya halsizlik ve kuru cilttir. Oluşumu çok düşüktür. Cinsiyet ayrımı olmaksızın herkeste görülebilir. Lityum eksikliğinden kaynaklanan bu hastalıklar beslenmeye dikkat edilerek azaltılabilir.
Lityum içeren yiyecekler:
Maden ve içme suları, süt, yumurta, zeytin, çavdar, tahıllar, dana ciğeri, patlıcan, pırasa, kereviz, marul, yapraklı sebzeler, patates, domates, portakal ve deniz ürünlerinde bulunur.
katip:İda Şahan
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]