Sık kan bağışında bulunanlarda lenfoma riskinin arttığı yönünde görüşler vardır. Ancak geniş çaplı bir çalışmada düzenli ve sık kan bağışında bulunanlarda lenfoma riskinde artış olmadığı, sigara içenlerde ise lenfoma riskinde artış olduğu gösterilmiştir. Sigara içenler sadece kendilerine değil, dumanlarına maruz kalan çevrelerine de ciddi zararlar vermektedir. Lenfoma gelişme riski, çocukluk döneminde en az bir ebeveyni sigara içen çocuklarda ve haftada en az 6 saat pasif içiciliğe maruz kalan yetişkinlerde önemli ölçüde artmaktadır. Bu nedenle sigara içenler, sağlıklarını düşünmeseler bile hayatta en çok sevdikleri insanların ölümüne veya yaralanmasına neden olabileceklerini unutmamalı ve dumansız hava sahasına dikkat etmelidir.
Çocuklarda lösemi veya lenfoma tedavisinden sonra kalp hastalığı, obezite ve metabolik sendrom gelişme riski çok yüksektir. Bunun nedeni, kalori yakma düzeylerinin, kendi yaşlarındaki sağlıklı çocuklardan daha düşük olması olabilir. Bu nedenle çocukların sağlıklı beslenme ve egzersiz konusunda eğitilmesi ve motive edilmesi elzemdir.
Obezite, NHL ve KLL riskini artırır. Sağlık açısından pek çok faydası olduğu için kişiler dengeli beslenme ve egzersiz yaparak aşırı kilo alımını önlemelidir.
Menopoz için hormon tedavisi görenlerde bazı NHL türleri için artmış risk vardır. Özellikle risk faktörü taşıyan kadınların bu tür tedavileri doktorları ile görüşmeleri gerekmektedir.
Statin tipi kolesterol ilaçlarını beş yıl veya daha uzun süre kullananlarda cilt kanseri, rahim kanseri ve NHL riski azalır.
Gece vardiyasında çalışan erkeklerde akciğer, kalın bağırsak, mesane, prostat, rektum, pankreas ve NHL riski artmaktadır. Kişilerin meslek seçimlerini ve yaşam alışkanlıklarını buna göre planlamalarında fayda vardır.
Takviyeler önerilir
• C Vitamini: Enflamatuar süreç, kanserli doku çevresinde oluşan reaksiyon sonucu ortaya çıkan ve hastanın ömrünü kısaltan bir süreçtir. C-reaktif protein takibi ile belirlenen bu işlem lenfoma, akciğer, meme, deri, prostat, mesane, pankreas ve tiroid kanserli 45 hastaya haftada 3 kez damardan 7,5-50 gram dozlarda uygulandı. Sonuç olarak hastaların %75’inde CRP düzeylerinde anlamlı düşüş saptandı. Lenfoma, mesane kanseri ve böbrek kanseri ile ilişkili üç durum için yüksek doz C vitamininin başarılı yönetimi hakkında bir beyaz yaka sunumu yapıldı. C vitamini glikoz-6-fosfat dehidrogenaz eksikliği olan kişilerde ve oksidatif stres böbrek taşı olan kişilerde kullanılmamalıdır. Başarı şansı daha yüksek olan mevcut medikal tedavilerin aksine tedavi seçeneği olan hastalarda ilk tercih olarak düşünülmemelidir. Tedaviye yanıt vermeyen hastalarda, halsizlik ve yorgunluk gibi şiddetli semptomları olan hastalarda yardımcı tedavi yaklaşımı olarak kabul edilir.
• Melatonin: Çeşitli doğal takviyelerle birlikte melatonin kullanan 45 vaka çalışmasında başarılı hastalık kontrolü bildirilmiştir. Siklofosfamid gibi düşük doz kemoterapi ve melatonin içeren tedavi yaklaşımlarının başarılı olduğu düşük dereceli NHL vakaları bildirilmiştir. Gece vardiyasında çalışanlarda NHL riskinin artması da melatoninin lenfomayı önlemede yararlı olabileceğini düşündürmektedir. Bunu korunmaya destek olarak almak yerine geceleri doğru zamanda ve yeterli uykuyu almaya özen göstermelisiniz.
• Koenzim Q10: Antrasiklin içeren kemoterapi alan lösemili veya lenfomalı çocuklarda CoQ10 desteği ile kalp üzerindeki yan etkilerin önemli ölçüde azaldığı belirlenmiştir.
• Probiyotikler: H. pylori, Helicobacter pylori enfeksiyonunun tedavisinde faydalıdır. Ancak fırsatçı enfeksiyonlara neden olabileceğinden lösemi veya lenfoma için kemoterapi alırken kullanılmamalıdır.
Bitkisel takviyeler önerilir
• Kahverengi yosun: Uzakdoğu’da sağlıklı bir besin olarak tüketilmektedir. B lenfositlerinin tümörijenik yeteneği, NFKB’nin hiperaktivitesi ile ilişkilidir. Preklinik çalışmalarda içerdiği bileşenler apoptoza neden olarak ve NFKB fonksiyonunu inhibe ederek lenfoma hücrelerini öldürür. Yine preklinik çalışmalarda agresif non-Hodgkin lenfoma hücreleri öldürülür. Yararlılığını araştırmak için klinik deneyler planlanmıştır. Günde bir kapsül, fukoksatin veya fucoidan içeren bir ekstrakt şeklinde tüketilir. Toksik guatrı (hipertiroidi) olan kişiler kullanmamalıdır.
• Çemen otu (Trigonella foenum graecum): 6 ay boyunca günde 8 gram suda kaynatılan çemen otu tohumu tüketimine iyi yanıt veren, beyninde tekrarlayan lenfoma olan bir çocuk olgusu bildirilmiştir. Tam yanıt alındıktan sonra hastalık ilerleyen yıllarda nüksetti. Laboratuar çalışmalarında çemen otu ekstresinin B ve T hücreli lenfomalar üzerinde öldürücü etkisi vardır.
• kimyon: İçerdiği timokinon bileşiği preklinik çalışmalarda lenfoma hücrelerini öldürür. Ayrıca bağışıklık sisteminin hücrelerini destekler ve doğal öldürücü hücrelerin sayısını artırır. Lenfoma veya lösemide klinik olarak çalışılmamış olmasına rağmen, bir beslenme programına dahil edilmesi faydalı olabilir.
Süt devedikeni: Lösemili çocuklarda yapılan bir klinik çalışmada kemoterapinin karaciğer üzerindeki yan etkilerini azaltmak için devedikeni ekstresi kullanılmış ve destek alanlarda kemoterapi sırasında karaciğer testlerinin almayanlara göre daha az bozulduğu saptanmıştır.
• Şeytan Pençesi: COX-2 enzimini baskılayarak antiinflamatuar etkileri ile romatizmal hastalıklarda faydalı olduğuna ve kolon kanserine karşı koruduğuna inanılan bir bitkidir. Kök kullanılır. Şeytanın pençesi kullanan 2 foliküler lenfoma hastasında hastalıkta gerileme rapor edildi.
• Reishi mantarı (Ganoderma lucidum): Mide yüksek dereceli lenfoma tanısı alan bir hastanın bidesinde intraoperatif lenfoma saptanmadı. Hasta sorgulandığında operasyon öncesi 11 gün reishi mantarı kullandığı söylendi. Yüksek dereceli lenfomada spontan gerileme beklenmediğinden olgu sunumunda değerlendirildi. Reishi mantarı klinik öncesi çalışmalarda lösemi, lenfoma ve miyelom hücrelerini öldürür. Özellikle ameliyat olacak hastalarda kanama ve anestezi riskleri nedeniyle önerilmemektedir.
• Beyaz Viskus Ekstresi (Ökse Otu Ekstresi): 16 yıllık takip değerlendirmesinde lenfoma hastalarında ek bir fayda sağlamadığı belirlendi.
• Zerdeçal: Kökündeki aktif bileşen kurkumin, preklinik çalışmalarda Hodgkin lenfoma ve T-hücreli lenfoma hücrelerinin öldürülmesi sırasında sisplatinin faydasını arttırmaktadır. Radyasyon tedavisi ile lenfoma hücrelerinin öldürülmesini arttırır. Emme sorunu nedeniyle ilçede nanoformüller veya piperin (Karabiber özü) ve silibinin (Devedikeni özü) kullanılmaktadır.
uyarı
Çalışmaların sayısı azdır ve son yıllarda daha fazla klinik çalışma yapılmıştır. Tamamlayıcı bitkisel ürünler ve besin takviyeleri, kanser için birincil tıbbi tedavinin yerine kullanılmamalı, tıbbi tedaviye ek olarak ek veya yardımcı olarak kullanılmalıdır. Hastaların kendilerini tedavi eden onkoloğun onayı veya bilgisi olmadan diyet takviyeleri veya bitkisel ürünler kullanmamaları ve tıbbi tedaviyi bırakmamaları önerilir.
kaynak:
https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/lenfoma-belirtileri/
yazar: Fatih Bouleli
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]