hayat
Köroğlu, 16. yüzyılda yaşadığı sanılan halk ozanlarımızdan biridir. Doğum ve ölüm tarihi hakkında bilgi bulunamadı. Bolu ilçesine bağlı Dörtdefan semtinde yaşıyordu. Cesur ve kahraman bir tabiata sahiptir. O da özgürlüğü için savaşır. Hayatında yapılan haksızlıklara isyan eder. Köroğlu, valilerin halktan vergi topladığı, askerlerini halkın üzerine gönderdiği, halkı taciz ettiği bir dönemde ortaya çıkmış ve halkın bu haksızlığa karşı duran bir kahramana ihtiyaç duyduğu dönemde halkın kurtuluşu için bir umut olmuştur.
onun destansı hayatı
Bolu Bey atları çok sever. Damat Joseph’ten kendisine güzel bir at bulup büyütmesini ister. Joseph, aramaları sonucunda bir tay bulmuş ve bir tay üretmeye başlamıştır. Sıpayı görmeye gelen Polo Bey, sıpayı beğenmez ve Yusuf’un bu sıpayı seçerek kendisine hakaret ettiğini düşünür ve Yusuf’u gözüne mil sokarak kör eder. Tay’ı Yusuf’un oğlu Ruşen Ali (Köroğlu) ile birlikte eğitir. Tay eğitiminin bir sonucu olarak, arzu edilen özelliklere sahip bir tay oldu. Bu arada, Rochin Ali cesur bir genç adama dönüşmüştür. Yusuf bir gece rüya gördü. Rüyasında Bingöl Dağı’ndan gelip Aras Nehri’ne karışan üç köpüğü içmek zorunda kaldığını, köpüğü içtiğinde gençliğine kavuşacağını ve gözlerini açacağını görür. Bunlar olursa Yusuf Polo ustadan intikam alacaktır. Baba ve oğul rüya görmeye devam edip nehre ulaştıklarında Rochin Ali köpüğü kendisi içer ve durgun suyu babasına verir. Bunu yapmaktaki amacı, babasının ölümünün intikamını almaktır. Bu üç köpük, Rochin Ali’ye şiir, sonsuz yaşam ve cesaret getirir. Kısa süre sonra babası öldü. O ölürken Rochin, Ali’ye Syed Polo’dan intikam alma isteği verir.
Bu olaydan sonra Rochin Ali dağa çıktı. Haydutları yanına alır ve küçük bir ordu kurar. konvoyları engellemek Zenginden alıp fakire veriyor. Bu sırada ünü çevreye yayıldı ve Köroğlu diye anılmaya başlandı. Ayvaz adında bir çocuğu kaçırır ve evlat edinir. Bulu, Bey’in kız kardeşini kaçırır ve onunla evlenir. Yeterince güçlü olduğunu düşündüğünde Bolo’ya saldırır, onu yakar ve yok eder. Polo, beynini yıkayarak babasının intikamını alır. Silahın icat edildiği dönemde şiirinde “Silah icat edildi ve cesareti kırıldı” demişti. Kelime bugün bile kullanılıyor. Bu sözden sonra kırklı yıllarda arkadaşlarından dağılmalarını istediği ve ortadan kaybolduğu söylenir. Bazı tarihçiler Köroğlu’nun sadece bir haydut olduğu konusunda hemfikirdir. Şair Köroğlu’nun ayrı bir kişi olduğundan bahsedilir. Ancak insanların kafasında iki Coroglo’nun birleştiği söyleniyor. Ne de olsa Köroğlu, halkın nazarında haksızlığa karşı duran, fakiri gözeten, cimri zengini sevmeyen, yaşlıyı, güçsüzü gözeten bir destan kahramanıdır. Günümüzde onaylanmayacak pek çok eser sergilese de bu onun bir halk kahramanı olduğu gerçeğini değiştirmez. Ayrıca şiirleri günümüze kadar ulaşmıştır. Hayatı bile filme alındı. Filmde başrolleri Cüneyt Arkın ve Fatma Girik oynadı. Bazı şiirleri de bestelenmiştir. Bugün hala konuşulmaktadır.
şiirlerinin özellikleri
Köroğlu şiirlerinde genel olarak yiğitlik, doğa sevgisi, dostluk ve aşk temalarını işlemiştir. Konuşması tutkulu. Dili çok basittir. Şiirleri genellikle hikâyeler arasındadır. Böyle yirmi dört hikaye var. En ünlü şiirlerinden bir örnek verecek olursak;
Polo Körfezi’ne selamlar,
Çıkıp o dağlara yaslanmalı.
Bir atın kişnemesinden, bir kalkanın sesinden
Dağlar seslerini ve çağrılarını vermeli.
Düşman geldi ve tabur sıraya girdi.
Alnımıza kara yazılar yazılmıştı.
Silah icat edildi ve cesaret kırıldı.
Kıvrımlı kılıç kınında paslanmış olmalı.
Köroğlu eski ihtişamından düşecek mi?
Çoğu özel meydandan ayrılmış,
Karat köpüğünden, düşmanın kanından,
Konturlu olmalıyım ve bol çanta ıslak olmalı.
Kaynak:
laorusse kutusu
katip:İlham Gölü
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]