Gördüklerimizi, düşüncelerimizi, duygularımızı, tasarımlarımızı ve arzularımızı iletmek, yani başkalarına “aktarmak” için söylediklerimizi ve yazılarımızı hedeflerimize göre şekillendirir ve yazarız. Değişen amaçlarımız aynı zamanda sözlü ve yazılı ifade biçimlerimizi de etkiler ve değiştirir. Olayları aktarmak, bir kavramı tanımlamak, bir durumu anlatmak, duygu, düşünce ve davranışları yorumlamak, varlıkları sunmak gibi çeşitli amaçlar için açıklayıcı, tartışmacı, betimleyici, öyküleyici anlatım biçimlerini ayrı ayrı veya birlikte kullanırız.
Ancak söylediklerimizi veya yazdıklarımızı doğru cümlelerle, doğru seçilmiş sözcüklerle ve gereksiz sözcüklerden arındırarak aktarmamız gerekir. Açık, basit ve anlaşılır cümleler kuramazsak ifademizde düzensizlik olması kaçınılmazdır. Bazı yaygın konuşma bozuklukları şunlardır:
Kelime düzeyinde konuşma bozuklukları
– eşanlamlı (eş anlamlı) kelimeleri birlikte kullanın: örneğin, “bu olay hakkında herkesin kendi görüş ve düşünceleri olmalıdır.” , “Osman zengin ve varlıklı bir adamdır.” Gibi.
– Gereksiz kelime kullanımı: Bir kelime silindiğinde cümlenin anlamı değişmiyorsa bu kelime gereksizdir. Örneğin, “Yaklaşık iki yıl bu mahallede yaşadık.” Cümlede “hakkında” ve “kadar” kelimelerinden biri gereksizdir.
Doğru kelime yerine yanlış kelime kullanmak: Bazı kelimelerin anlamlarıyla orantılı kullanılmaması yaygın bir hatadır. Örneğin, “birinci sınıf öğrencileri genellikle çekimser kalır.” Cümlede “çekilmiş” değil, “geri çekilmiş” kelimesi yer almalıdır. “Saçları çok uzamış.” Cümlede ‘uzatılmış’ kelimesi kullanılmalı ve ‘uzatılmış’ kullanılmamalıdır.
Anlamına uymayan bir kelime kullanmak: örneğin, “Bugün bir fotoğraf çekeceğim.” Gibi. Fotoğraf çekilmedi, çekildi. Fotoğraf çekildi.
Zıt kelimeleri bir arada kullanın: “Yaklaşık bir saattir seni bekliyorum” cümlesindeki gibi anlam olarak birbiriyle çelişen kelimelere dikkat et. “Hakkında” kelimesi eksik anlamına gelir. “Tamamlandı” kelimesi tam tersidir.
Sözcüğün yanlış kullanımı: “Başım çok ağrıdığı için ilaç aldım.” “Başım çok ağrıdığı için ilaç aldım” cümlesi. Koordine edilmelidir.
Deyimlerle ilgili ifade bozuklukları
Terimler, anlamları iyi bilinmeden kullanılmamalı, kalıplaşmış kalıpları kırılmamalıdır. Örneğin, “Sürdüğü ağacı kestiğinin farkında değildi.” Hayır, “oturduğu dalı kestiğinin farkına varmadı.” çağrılmalıdır.
Konuşma düzeyinde konuşma bozuklukları
Özne ve yüklemin uyumsuzluğu:
Cümlede söylenmesi gereken öznenin söylenmemesi ya da özne ile yüklemin olumlu-olumsuz, tekillik-çoğulluk açısından uyuşmazlığı ifade bozukluğu yaratır. Örneğin, “Hepimiz bağıra bağıra koşuşturuyorduk, aklımıza yardım gelmiyordu.” Bunu söylediğimizde birinci cümle olumlu, ikinci cümle olumsuzdur. Pozitif yüklem için “hepimiz” öznesi kullanılır. Yüklem olumsuz ise “hiçbirimiz” denilmemelidir. Ancak örnekte “her birimiz” öznesi hem olumlu hem de olumsuz yüklemler için birlikte kullanılmıştır. Gerçek şu olmalı: “Hepimiz koşuyor ve bağırıyorduk. Hiçbirimizin aklına yardım etmek gelmiyordu.”
– Nesnenin ve yüklemin uyumsuzluğu (nesnenin yokluğu):
Bir şeyi cümle içinde söylememek, ifade bozukluğuna yol açar. Örneğin, “Babamın sana çok güvendiğini ve seni sevdiğini biliyorsun.” “Babamın sana çok güvendiğini ve seni sevdiğini biliyorsun” cümlesi. Koordine edilmelidir.
Entegre bozukluklar:
Aynı nesne ile ilgili olmaması gereken cümlelerin aynı şeye bağlanması ve yüklemin tümlecinin söylenmemesi anlatım bozukluğuna yol açar. Arkadaşlar birbirlerini anlarlar ve gerektiğinde yardım ederler. “Arkadaşlar birbirini anlar ve gerektiğinde yardımlaşır” cümlesi. Koordine edilmelidir.
– Fiil çerçeveleriyle ilgili bozukluklar:
Alt cümlenin yüklemi ile ana cümlenin yüklemi arasında herhangi bir çelişki olmamalıdır. “Avcılar avlarını odun ateşinde pişirerek yediler.” “Avcılar avlarını odun ateşinde pişirerek yediler” cümlesi. Koordine edilmelidir.
Apendiks bozuklukları:
Bir temel ekin kullanılmaması, yanlış bir ek kullanılması veya fazladan bir ek kullanılması yanlış anlamalara yol açar. Örneğin, “Ben de trenle seyahat etmeyi severim.” Cümledeki iyelik eki ifadeyi bozar. Dürüst olmak gerekirse, “Ben de trenle seyahat etmeyi severim.” Koordine edilmelidir.
Frasal bozukluklar:
Oluşan cümlelerde, tümceyi oluşturan öğeler (isim, zamir, sıfat) arasında tekil uyum ve çoğulluk olmalıdır. Ayrıca sayısal ve belirsiz sıfatlardan sonra gelen isimlerin çoğul eki almaması kuralına da dikkat edilmelidir. Birden fazla yan tümceli isim tamlamalarında, yan tümcelerden biri tekil ise diğerinin, biri çoğul ise diğerinin de çoğul olması gerekir. Örneğin “Fabrikada kaç işçi var, hepsi zam istiyor.” Cümlede, tamlamayı oluşturan sözcüklerde tekil ve çoğul uyumsuzluğu vardır. Bu cümle, “Bir fabrikada ne kadar işçi olursa olsun, hepsi zam ister” demektir. Koordine edilmelidir.
kaynak:
– Atilla Özkırımlı, “Türk Dili, Dili ve Anlatımı,” İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları.
yazar: Juni Saraoğlu’nu aç
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]