Dünya Sağlık Örgütü’nün “önlenemez bir salgın” olarak nitelendirdiği obezite oranı her geçen gün hızla artıyor. Dünyada obezite tanımına uyan, yani vücut kitle indeksi (kilo/boy 2) 30 puanın üzerinde olan kişilerin sayısı yetişkinlerde %28, çocuklarda %47 arttı. 1980 yılında dünyada 857 milyon obez insan varken 2013 yılında bu sayı 2.1 milyara çıktı. Yani çevrenizde gördüğünüz üç kişiden birinin kilo sorunu var ve siz de o insanlardan biri olabilirsiniz.
Bu salgın nasıl durdurulacak? Bu da kişinin olayın farkında olması ve önlem almak istemesi ile mümkündür. Önlem alınmadığı sürece şişmanlıkHastalığa bağlı olarak ölümcül bir hastalığa yakalanma riskinin yüksek olduğunu bilmelidir. Bunun farkına varan insanlar kilo vermenin sağlıklı ya da sağlıksız yollarını arıyorlar. Ancak unutmayın ki vücut bu kiloları bir anda değil, yıllar içinde kademeli olarak alır. 1-2 ay gibi kısa bir sürede bu kiloları vermelerini bekleyemezsiniz. Yani kilo vermenin mucizevi bir çözümü yok.Böyle bir çözüm olsaydı dünyada fazla kilolu insan kalmazdı.Herkes ilacını kullanır ve bu sorunu çözerdi.
O zaman ne yapmalı? Öncelikle şunu bilmeliyiz ki her insanın parmak izi nasıl farklıysa beslenme şekli de farklıdır. Bu farklılıkları mutlaka keşfetmeli veya bir uzman yardımıyla yapmalısınız. Ancak, bazı ortak noktalar var. Bunlardan biri aşırı yeme isteği olabilir. Bunu önlemek için çözüm önerilerine bakacak olursak;
1. Kesinlikle aç kalmayın.
Bu bizim en önemli kuralımızdır. Çünkü acıktığınızda aç olmayacaksınız. “Gün içinde atıştırmalık” sözünün sırrı budur. Yani ana öğünü aksatmamak için ana öğünden yaklaşık 1,5 saat önce ara öğün yapın. Kurutulmuş meyve veya mevsim meyvesi olabilir. 1 su bardağı süt, kefir, yoğurt veya bir avuç nohut da olabilir.
2. Kendinizi tanıyın:
Gün içinde kendinizi iyi hissetmenizi sağlayacak minimum besin tüketimini belirleyin. Sabah tüketiminizi planlayın ve kendinize düz çizgiler koyun. Her gün tüketiminizi çeşitlendirerek monotonluktan kurtulun.
3. Boyut:
Aşırı yemeyi önlemenin en iyi yolu, tabağınızda standart boyutta yiyecek bulundurmaktır. Bunun için masada bir ölçü biriminizin olması gerekir. (yemek kaşığı, kepçe veya tabağınız)
4. Gözlerinizi besleyin:
Buradaki amacımız servis tabağını küçük tutmak. Sofranızda gördüğünüz yemek miktarı zihninizde bir uyarı oluşturur. Örneğin, “Bu tabloyu bitirmeniz gerekiyor” ve bu tablo küçükse sorun değil.
5. Pişirme Ne Kadar Önemlidir:
Evde yapacağınız yemekleri porsiyon büyüklüğüne yani kişi sayısına göre pişirin. Az pişirirsin, kendine pembe yalanlar söylersin… Yemek bitmişti, doymuştum bile.
6. Güç başınızın tacıdır:
Her öğünde biraz salata yiyin. Daha az kalori içerir ve daha çabuk tokluk hissi sağlar. İçerik size kalmış. Sadece domates ve salatalık olabilir ya da sebze açısından zengin geniş bir tabakta olabilir.
7. İşlenmiş gıdalardan uzak durun!
Özellikle kola ve benzeri içeceklerde bulunan saf şeker miktarı çok fazla olduğu için. Bu besinleri tükettiğinizde kan şekeriniz hızla yükselir ve aynı hızla tekrar düşer. Yaklaşık 30-45 dakika sonra kendinizi acıkmış hissedersiniz ve tekrar bir şeyler yemek istersiniz. Bunu önlemek için kalorisi yüksek besinlerden uzak durmalısınız.
Kilo kontrolü ile en büyük savaşımızın yemek yeme isteğini durduramamak olduğu gerçeğini yazımızda ele aldık. Unutmayın, kilo vermek sigarayı bırakmak gibidir. Yani asıl olay sağlıklı bir gün dileğiyle midede değil beyinde bitirmektir.
yazar:Asil Aydemir
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]