İyi, doğru ve başarılı bir makale yazmak için 1) geri bildirimde bulunun; 2) düşünme. 3) oku; 4) Anadilini iyi kullanma gibi ilkeler yerine getirilmelidir.
İçindekiler
1 – Monitör:
Gözlem, Arapça’da “gözlem” (= 1. gözle görmek, açıkça görmek; 2. (tasavvufta) ruh âlemini düşünce yoluyla görüyormuş gibi olmak) eklenerek yapılmış yeni bir kelime; Görme, duyma, koklama, tatma ve dokunma organlarımızla dış dünyadan aldığımız tüm duyumlardır. dünya yani insanlar, varlıklar, olaylar; Hayatı bir bütün olarak bilmek için gözlem yapmak gerekir.
Gözlemle (gözlemle) tanıdığımız her nesne, her olay hayatımızın bir parçası haline gelir. Görmediğimiz, bilmediğimiz yerleri, insanları ve şeyleri tarif edemeyiz veya hakkında yazamayız. Örneğin hiç “tekne” görmemiş birinden bu ifadeyi vermesini istediğimizde alacağımız sonuç hiç de başarılı olmayacaktır. Bir şeyi görmemiş olanın onun hakkında söyleyecek sözü yoktur. Örneğin hiç fil görmediği için bu hayvanı tanımayan üç körün bacağına, gövdesine ve kulağına dokunduğumuzda bu üçü farklı şeyler söyleyecektir. Ve bir insandan daha önce görmediği bir şeyi hayal etmesini bekleyemeyiz. Çünkü rüya” 1. akla gelen kişi veya şeyin şekli; 2. “Görüldüğüne inanılan, yani aslı ve hakikati olmaksızın hareket eden şey” demektir.
Gözlem yapabilmek için görmek, bunun da ötesinde görmeyi öğrenmek gerekir.
2. Düşünmek
“Uzun uzadıya inceleme ve inceleme” anlamına gelen düşünme, yalnızca insanlara özgü bir özelliktir.
İyi konuşmak ve iyi yazmak için mutlaka düşünmek gerekir. Eski dilde “düşünür” olarak adlandırılan insanlar “düşünen, düşünen” insanlardır.İnsanları düşündüren şeyler gelişen olaylar, yenilikler, dış dünya, toplumdur. Düşünce doğuştan gelen gizli bir güç olmadığı için sonradan ve toplumla birlikte kazanılır, kişiden kişiye ve hatta toplumdan topluma değişir ve farklılıklar gösterir. Örneğin bir Amerikan veya Avrupa toplumunda yaşayan bir insanın dünya görüşü, ahlakı ve hayatı bir bütün olarak bir Türk’ün dünya görüşünden, ahlakından ve hayatından çok farklıdır. Bu görüş farklılığını yaratan toplumun kendisidir. Türk toplumunun gelenek ve görenek dediği, kökleri asırlar öncesine dayanan yazılı olmayan kanunlar, Batı toplumu için çok zor uygulamalardır.
Adam aklıyla düşünüyor. Bu nedenle düşünceye “beynin ürünü” diyebiliriz. Yeryüzündeki canlılar arasında, içinde yaşadığı doğayı ve dünyayı “düşünme” avantajıyla aşkınlığa ulaşmış insan; her an yanında olan insanı tanımak ve anlamak için, uzay sonsuzca uzanır, yıldızlar, kara deliğin ötesinde; Sonuç olarak, bir karar vermek için sürekli düşünmek zorundaydı. Bu düşüncenin sonucu olarak medeniyet ilerlemiş hatta insan aklının kavrayamayacağı kadar gelişmiştir. Telgrafın, telefonun, elektriğin, televizyonun ve bilgisayarın icadı bu gelişmede bir adımdır.
Düşünen insan her zaman bir şeyler bulur. İşte bunların doğru, sağlıklı ve bilimsel olması için ön yargılı olmamak, hurafelere değer vermemek ve heyecanlanmamak gerekir. Dürüst, objektif ve soğukkanlı düşünen insanların ortaya koyacağı değerler, böyle düşünen herkesin kullanımına hazır bilim materyalleridir.
3. Okuma:
Konuşma ve yazmada başarılı olmak için çok okumak, okuduklarını yorumlamak ve alim olmak gerekir. “Kültür”, “bir milletin manevi varlığını ve düşünce birliğini oluşturan fikir ve sanat ürünleri ile geleneklerinin bütünü” olduğuna göre, kültür bu özelliklerin tümüne sahip olmak demektir.
Roman, hikâye, gezi notları (seyahat notları/notları), köşe yazıları ve hatta peri masalları gibi edebî eserler okunarak insanın bilgisi, duyguları ve hayal gücü zenginleşir. Okuyucunun dilinin gücü, anlatımı (ifadesi) ve düşünme yeteneği, okuma yazma bilmeyen, cahil (cahil) bir insanla kıyaslanamayacak kadar farklıdır. Okur medenidir, bölgesini, ülkesini ve dünyayı bilir. İyiyi kötüden ayırt etmeyi ve değerlendirmeyi bilir. Okumayan ise donup kalır, taşlaşır ve kabuğundan çıkamaz. Unutulmamalıdır ki, okumayan insan “cahil, cahil, zayıf, aciz ve yetersiz” olarak anılır veya sunulur.
4. Anadilini iyi kullanmak:
Başarılı bir konuşma veya yazının etkili, anlaşılır ve etkili olabilmesi için kişinin ana dilini çok iyi kullanması gerekir. Bunun için gramer kurallarını iyi bilmek gerekir. Ana dili eğitimi sabırla, inançla ve şuurla yapılabileceğine göre, kişinin ana dilini tam ve yetkin bir şekilde kullanabilmesi bir gecede olmaz.
Atalarımız, “Araştırmayı bilseydi, köpekler kasaplık yapardı” dediler. Her şey zaman ve sabırla en iyi şekilde çalışır. Üslup, yani “üslup, usul, usul, üslup” dediğimiz şey de zamanla düşünerek, okuyarak ve yazarak gelişir. Ünlü romancılar, öykücüler, köşe yazarları ve şairler üsluplarıyla ünlüdür.
İyi İfade Özellikleri sayfasından da yararlanabilirsiniz.
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]