klişeler | YerelHaberler – Türk Edebiyatı Dergisi

Sözlükteki basmakalıp kelimeler, çoğunlukla belirli bir kişi veya olaya dayanan, ünlüler ve sanatçılar tarafından bir olay nedeniyle sıklıkla söylenen, dilde pekiştirilmiş ve farklı dillere çevrilmiş kelimelerdir. Belli durumlarda geçmiş bir olayı hatırlatarak anlatıyı geliştirmek için kullanılırlar. Deyimler, atasözleri ve bazı aforizmalar basmakalıptır. Bu cümleler eşanlamlılarla değiştirilerek farklı şekillerde kullanılamaz. Kullanıldıklarında kaba konuşma ortaya çıkar. Örneğin, “Ah, talihsizliğim.” “Aman kara talihim” cümlesi yerine. Söylenemez.

Basmakalıp sözlere en güzel örnek Sinoplu Diogenes’in Büyük İskender’e anlattığı sözdür. Tanzimat Ali Bey’in “Gölge başka iyilik istemez (m)” ifadesi Türkçe’de başka ifadelerle birlikte farklı dillerde kullanılmaktadır.

Julius Caesar “Sen de mi Brutus?” Shakespeare’in Hamlet’indeki “olmak ya da olmamak” ifadesi. Kelime birçok dilde bulunur. Kanuni Sultan Süleyman’ın “Bir memleketin dünyadaki can nefesi gibi olması” cümlesi, Osmanlı tarihindeki bir olaydan hareketle “Vazgeçmeyince Allah’a ne oluyor Mahmud” sözü, atın üstünden Üsküdar’ı geçti”. Hat sanatı, Türkçe’deki tipik kelimelerden biridir.

Bazı cümleler, kelimelerin ilettiği anlamdan farklı bir anlam içerir. Sözceden veya söz diziminden doğan bu anlama “kipsel anlam” denir. Örnekler: “Hadi, bir bakayım.” Bu cümlede kelimeler gerçek anlamlarını koruyor ve iletmek istediğinizden başka bir anlamı yok. Ancak aynı cümle, “Bakalım!” Koordineli bir şekilde söyleyip yazdığınızda kelimelerin anlamı kayboluyor ve cümle “tehdit edici” bir anlam kazanıyor. İşte dile getirilmeyen “tehdit”; Ancak algılanan anlam. Buna “basmakalıp anlam” denir.

– Bu şeyler hakkında çok şey biliyor. (övmek için)
– Bunları nereden biliyor! (alay)
– İnsanları çok sevdiğini biliyorum. (Seviyor)
– İnsanları nasıl seversin! (alay)

Basmakalıp anlam nesnel ve geneldir. Modal anlamlar, bir arzuyu, talebi veya görüşü ifade etmenin etkili yollarından biridir. Kültürel dilde olduğu kadar günlük dilde de sıklıkla kullanılmaktadır. Uzun açıklamalara başvurmaya gerek yok. Örneğin birine: “Aslında insanları sevmiyorsun, bu konuda zorbalığa uğruyorsun.” burada; “İnsanları nasıl seversin!” Yeter deyin.

“Doğrusu çok pis bir insan, evi çöplük gibi, onu kınıyorum.” “Onun bir evi var, bal dökün yalayın!”
“Bu anlayışta bir ülkenin bu uygunsuz ve yanlış fikirlerle kalkınacağını söylemek saflık olur.” “Bu kafalarla gelişin!”
“Önce bize söz verdi, bizi sinemaya götürecekti ama sözünü tutmadı, bizi sinemaya götürmedi. “Bizi sinemaya götürmesi gerekiyordu!”
“Akşam beni arayacağına söz vermiştin, aramadın, sana kızmadım ama küsmüştüm.” “Aşk olsun beni akşam ararmısınız” yerine dersek talebimizi daha kısa ve etkili bir şekilde anlatmış oluruz.

Kalıplaşmış anlamlar taşıyan kelimeler, kelimelerin yüklediği anlamlarla anlaşılmaz. Örneğin, birine “Seninle sonra hesaplaşacağız” deyin. Şöyle dersek: Hesap sorulmadığı sürece aramızda herhangi bir ticari ilişki yoktur. cevapsız. “Tamam, yerleşeceğiz!” Yani, “Tehditinizi görüyorum.” Cevap verir veya korku içinde kaçar.

Basmakalıp anlamı olan kelimeler de doğru şekilde numaralandırılmalıdır. Örneğin; “Hadi, bir bakayım.” “Bakayım!” Tamamen farklı anlamlara sahip iki cümle var. Başlangıçta kelimeler anlamlarını korurlar. Gelip görme isteği dile getirilir. İkinci cümledeki ünlem işareti bu kelimelerin anlamlarını yok eder. Onlara yepyeni bir anlam kazandırıyor: tehdit.

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın