Karne alan çocuklarımıza nasıl davranmalıyız? ” YerelHaberler

Bir eğitim öğretim yılının daha sonuna geldik. Çocuklarımız diplomalarını aldı. Bazıları üzgün olabilir, bazıları mutlu olabilir ve yine de diğerleri mutsuz veya kızgın olabilir. Diğerleri neşe, mutluluk, üzüntü, endişe ve öfke gibi insani duyguları hep birlikte deneyimleyecek. Günün ilk heyecanını yenen bazı çocuklar doyasıya eğlenecek, bazı çocuklar teneffüs dönemini ders çalışarak, bazıları ise huzursuzluk ve endişe ile tamamlamaya çalışacak.

Peki biz ebeveynler ne yapmalıyız? Öncelikle karneye bir başarı göstergesi olarak bakmamalıyız. Çocuklarımızın dönem boyunca hangi derslere girdiğini, hangi dersleri sevip sevmediğini, hangi dersleri sevip sevmediğini ancak o zaman anlayabiliriz. Böylece çocuklarımızın özelliklerini ve gerçekten neye ihtiyaçları olduğunu görme fırsatı yakalayabiliyoruz.

Çocuklarımızın karnelerini değerlendirmeye önce iyi notlarını görerek başlamalıyız. O zaman zayıf dersler hakkında konuşmalıyız. Konuşma sırasında çocuklarımızın onurunu kıran sert ve sert yorumlar yapmamalı, tehdit edici sözler kullanmamalıyız. O kırıcı, sert ve ağır yorumları unutmayalım; Arkadaş ve kardeş karşılaştırmaları da çocuğumuzu okula gitmek ve öğrenmek konusunda isteksiz hale getirecek ve içinden çıkılmaz durumlara sürükleyecektir.

Özellikle bu tür durumlar karşısında ergenlik çağındaki çocuklarımızın tepkisel davranışları bir o kadar yoğun olabilir ve istenmeyen durumlarla karşılaşabiliriz. Çocuklarımızın karnelerini yorumlarken bir dönem veya bir yıl önceki durumla karşılaştırmalıyız. İyiyken kötü mü, kötüyken iyi mi? Bu günden sonra duruma göre neler yapılabileceğini planlamalıyız. Başarılarını veya başarısızlıklarını tek bir dönemle sınırlamamalıyız. Öğrenmenin devam eden bir çalışma olduğu göz önüne alındığında, bir sonraki döneme veya yıla odaklanmalıyız. Başarılı çocuklarımızı kutlamalıyız ama başarısızlığı dünyanın sonu olarak görmemeliyiz.

Bizim çocuklar; Onları zorlukların üstesinden gelmeleri için cesaretlendirmeli ve eğitim başarılarının yanı sıra yaşam kalitelerini de yükseltmeye çalışmalıyız. Gelecekle ilgili kaygılarını ve başarısızlık duygularını hafifletmek için kardeşleri veya arkadaşları ile karşılaştırılmamalıdırlar.
İlgi ve yeteneklerin başarıyı etkilediğini unutmamalıyız. Matematikle ilgilenmeyen bir çocuktan, müzik yeteneği olmayan bir çocuktan daha fazla başarı beklenmemelidir.

Çocuklarımız bir ödül almalı Biz?
Başarılı ya da başarısız her çocuğa bayram hediyesi adına ödül verilebilir. Maddi ödülün sembolik anlamı, değerinden daha önemlidir. Ödül, çocuğun yaşına, cinsiyetine, yeteneklerine, zevklerine ve ailenin maddi durumuna göre seçilebilir. Bir çocuğu mutlu etmek için abartılı hediyeler almanın doğru olmadığını bilmeliyiz. Kitaplar, albümler, çizim tahtaları ve boya kalemleri de çocuğu mutlu eden sembolik hediyeler olarak kabul edilebilir.

Çocuklarımız tatili nasıl değerlendirdi? değerlendirildi mi?
İyi ya da kötü tüm çocuklar iyi bir tatili hak eder. Ancak bayramlar dinlenme, eğlenme ve dinlenme zamanı olarak görülmemelidir. Çocuklarımızın hem eğlenip hem de öğrenmeleri için ailece birlikte plan yapmalıyız. Planlama yaparken onların beğendiği ve istediği etkinliklere yer vermeliyiz.

Kitap okumak, satranç ve tenis gibi sporları öğrenmek, yüzmek ve ev işleri yapmak tüm aile bireylerinin bir arada yapabileceği aktivitelerden bazılarıdır. Bu etkinlikler sayesinde hem ailece güzel vakit geçireceğiz hem de çocuklarımızla aramızdaki bağı güçlendireceğiz.

katip:Lily Fidanay

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın