Latince adı Gryllotalpa olan bu böcek, dikenli bacakları sayesinde kısa, kadifemsi tüyleriyle tanınır. Kırmızımsı kahverengi bu böceğin vücudunun alt kısımlarında sarı tonlarının hakim olduğunu görüyoruz. Boyları 3 ile 5 cm arasında değişen bu böcek, çok güçlü bir halde ön ve ön ayakları ile yeri kazar. Başı öne doğru uzatılmış olan bu böcek, büyük siyah petek gözleri ve kısa antenleri ile ayırt edilir.
Genelde toprak altında yaşayan bu böcek, tınlı humus ve nemli toprakları tercih eder. Üreme mevsimi ilkbahar olan Danaburno böcekleri, bulutlu havalarda ve geceleri daha aktif hale gelir. Kuluçka dönemleri Mayıs ve Haziran aylarına denk gelen bu böcekler, ölene kadar ortalama 400 yumurta üretme kapasitesine sahiptir. Çok zararlılı bir zararlı olarak sınıflandırılan Danaburno, dişi dana olarak da anılmakta ve ülkemizde de bir gıda maddesidir. Sayıca fazla olmayan bu böceklerin yayılmasına ve çoğalmasına izin verildiğinde geniş tarım alanları için tehlikeli hale gelebilirler. En çok etkilenen bitkiler bitki türleri, mısır, buğday, çeltik, pamuk, süs bitkileri, meyve türleri ve orman fideleridir. Karadeniz bölgesinde doğancılıkta, Hatay bölgesinde ise kuş avcılığında kullanılmaktadır.
İçindekiler
Tehlikeli böcek hasarı nelerdir?
Danaburnu böceği zararı yaşam tarzından kaynaklanmaktadır. Bu böcekler toprakta galeri açarak ilerler, tohumları, kökleri, yumruları ve aklınıza gelebilecek hemen hemen her bitkiyi kemirerek yok eder. Bu durum bitki fidelerinin ölmesine, çimlenen tohumların işlevini yitirmesine, geniş tarlalarda ekinlerin ve mahsullerin yok olmasına neden olur.
Danaburnu ile savaşmanın yolları nelerdir?
Kuşlar ve kümes hayvanları bu böceklerle beslenir, bu da onları düşüşlerine en büyük katkıda bulunanlardan biri yapar. Ayrıca böcekler, özellikle küçük bahçeleri su altında bırakarak boğulabilir. Verimli toprakları seven bu böcekler için kışın tarlaların bazı yerlerinde kompost kümeleri oluşturarak böceklerin üremesini engellemek mümkündür. Bu gübre yığınları sayesinde manda böcekleri soğuktan ölür. Derin bir toprak işleme ile yer altında yaşayan aslanağzıların ölmesi garanti altına alınabilir ve dönüşümlü yetiştirme sistemi sayesinde bu böceklerin varlığı azaltılabilir. Ayrıca ekinlerin dibine konulan zirai zehirli yemlerin de karıştırılarak ölmesi sağlanmaktadır. Bu karışımların insan sağlığına zararı olmayan farklı türleri bulunmaktadır. İlaçlama sonrası günlük hayata dönülebilir.
Danimarka böceğinin insanlara herhangi bir zarar verdiği belirlenmemiştir. İnsanları ısırdığı zaman zehirlediğine dair bir bilgi yoktur. Bu böceğin bitkiler, sebzeler ve mahsuller dışında herhangi bir canlı organizmaya zarar verdiği bilinmemektedir.
Ekinlerin, sebzelerin ve tüm bitkilerin zarar görmeden büyüdüğü mevsimler dilerim…
kaynak:
tarfin.com
yazar: İda Şahan
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]