Kadim Ramazan Gelenekleri «YerelHaberler

Her sene ramazan ayı yaklaşırken şeyhlerimiz “ahh nerde eski ramazan” derler. Kuran’ın indirildiği bu ay, Müslümanlar için en değerli dönemlerden biridir. Bu ayda insanlar daha hoşgörülü, daha az öfkeli, akraba ziyaretlerine daha çok önem verirler. Gece sahurda yenen yemeğin yakıcı etkisi, gündüz susuzluk giderici özelliği ile birleşince ramazan kelimesine anlamını verdiğini görürüz. Ramazan, Arapça’da “yanan, yanan” anlamına gelir. Yaşlıların kadim ramazan ayını neden özlediğine ve o günlerle bugün arasındaki farka bir göz atalım.

Ramazan ayının vazgeçilmez lezzeti gulaş;
Bu lezzet Osmanlı padişahlarının sofralarından geliyor. Bu tatlının şerbeti hazırlanırken 3 İhlas ve 1 Fatiha okunmadan yanmaz. Adını gül suyu ya da gül suyundan alan güllaç, hafif olması nedeniyle ramazan ayında tercih ediliyor.

En ünlü iki Türk gölge oyunu Karagöz ve Hacivat’tır.
“Aman Karakoz gözlerim hoşgeldin” sözü aklınıza geldi mi? Karagöz’ün iyi niyetli iyi huylu cahil-kaba havasını izlemeye doyamadım. Ne yazık ki bu ramazan geleneği zamana yenik düştü.

Mahaylar Ramazan Elçisi.
Ramazan ayının en güzel yazısıdır. Sayıları yok denecek kadar az olan zanaat ustalarının devam ettirdikleri bir gelenektir. Camilerimizde 400 yıllık bir Türk sanatı olan çift şerefeli minarelerin üzerine tel çekilerek kenarlar monte edilmektedir.

Dental kiralık misafirler için hediye.
Osmanlı döneminde saraylarda ve saraylarda insanlara sofralar kurulur, gelen herkes Allah’ın misafiri olur ve icabet etmezdi. Tatlı-tuzlu et yemeklerinde, çorbalarda ve çeşitli şerbetlerde kuş sütünün eksik olduğu bu sofralarda, misafirler güzel bir yemekten sonra ayrılır, ev sahibi tarafından kadife keselere hediyeler, gümüş veya altın paralar konulurdu.

Teravih namazından sonra oyunlar.
Sıra geceleri Ramazan ayında teravih namazından sonra yatsı namazından sonra yapılır. Bu eğlenceler sahur vaktine kadar devam eder. Bu eğlencelerde yüksük oyunu, yumurta derisi, kafa oyunu gibi oyunlar oynanırdı. Büyüklerin anlattığı efsaneler, masallar ve hikâyeler ilgiyle dinlendi.

Çocuklar için oruç satın alın ve doğrudan oruç tutun.
Küçük oğlanları oruç tutmaya alıştırmak için, büyükler oruç tuttuğunda, büyükler onların oruçlarını satın alırlardı. Bazen küçük çocukların oruç tutması uygun olmadığı için doğrudan oruç denilen öğle yemeği verilirdi. Buluğ çağına gelen çocuklara ilk oruçları için teşekkür ve tebrik hediyeleri verildi.

minyon, kokusuyla iştah açıcı;
Sahura gelen hanımlar un, su ve tuzdan oluşan hamurları yağda kızartıp gözleme yaparlardı. Günümüzde de yapılmakta olan börekler tepsilerde yapılarak mahalledeki komşulara, tüccarlara ve yoldan geçen davulculara ikram edilirdi.

Osmanlı İmparatorluğu’nda Hırka ve Saadet Galası;
Osmanlı Devleti’nde Ramazan ayının on ikinci günü büyük önem taşıyordu. Kutsal emanetlerin bulunduğu orijinal oda gül suyuyla yıkanırdı. Sonra kehribar ağacı ve ödler yakıldı. Hırka-ı Saadet, ülkenin ileri gelenlerinin katılacağı bir törenle gümüş kutusundan çıkarılacak.

Kaynak:
http://modumoda.com/2014/07/eski-ramazan-geleneleri.html
https://gizliilimler.tr.gg/Unutulmaya-Y.ue.z-Tutan-Ramazan-Gelenekleri.html
http://www.topukluhaber.com/osmanli-doneminin-en-guzel-8-ramazan-gelenegi/
https://www.yenisafak.com/ramazan/osmanlida-ramazan-gelenekleri-2483311

yazar:Hatice Öztürk

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın