Jamal Nasser kimdir? ” YerelHaberler

15 Ocak 1918’de Bani el-Murr’da bir postacının oğlu olarak dünyaya geldi. Annesini küçük yaşta kaybeden Abdülnasır’ın babası, evlendiğinde hayatta yalnız kaldı. Küçük yaşta yalnız kalınca çeşitli işlere girdi ve siyasi gruplara katıldı. Bu paylaşımlar sayesinde ülkesinin ekonomik ve sosyal sorunları hakkında detaylı bilgi sahibi oldu. Farkındalık yaratan Nasır, ülke hükümetinin İngilizlerle işbirliği yaptığını gördü ve bu sistemin değiştirilmesi gerektiğine inanmaya başladı.

Yetkililerin onun devrimci fikirlerine dair şüphelerine rağmen, 1936’da Kahire’deki Kraliyet Askeri Koleji’ne girdi. Çalışmaları sırasında hem Fafd Partisi hem de Müslüman Kardeşler ile işbirliği yaptı. 1943’te Hür Subaylar Hareketi’nin kurucuları arasında yer aldı. Amacı, Mısır’ın kaybettiği prestijini geri kazanmaktı. Bu fikir genç subaylar arasında büyük bir coşkuyla karşılandı ve kısa sürede geniş kitlelere ulaştı.

Hür Subaylar 23.06.1952’de kansız bir darbe gerçekleştirerek Kral Faruk’u devirerek İngiliz liderliğindeki yönetime son verdiler. General Muhammed yeni devletin başına getirildi. Dönemin İçişleri Bakanı olan Nasır, MS 11/14/1954’te General Muhammed’i devirerek ülkenin cumhurbaşkanı oldu. Askeri yönetimi kuran Nasır, tüm partileri kapatarak Müslüman Kardeşler’i dağıttı. Basına baskı yaparak gücünün önündeki tüm engelleri ortadan kaldıran Nasır, nihai otorite haline geldi. Grevleri ve gösterileri kanlı bir şekilde bitirdiğinde, gücünü hiçbir şey engelleyemezdi. Ekonomik bir tarım reformu gerçekleştirdi ve ülkeyi sanayileşmeye hazırlamaya çalıştı. Hatta yaptığı tarım reformu incelendiğinde, büyük toprak sahiplerinin topraklarının bir kısmı müsadere, bir kısmı da zorla olmak üzere müsadere edilmiştir. Darbe sırasında karşısında bulunduğu Birleşik Krallık ve ABD tarafından desteklenen Nasır, bu ikilinin verdiği sözleri yerine getirmediğini görerek ülkesini Sovyet cephesine yöneltti. Nasır’ın en büyük projelerinden biri olan Aswan Barajı, Sovyet desteğiyle inşa edildi. Barajın inşası Mısır ile ABD arasındaki ilişkileri bozdu ve ne kadar az olursa olsun mali destek tamamen kesildi.

27.06.1956’da Nasır, Süveyş Kanalı’nın Mısır’a ait olduğunu söyleyince İsrail ile Mısır arasında savaş başlattı. İsrail, Sina Yarımadası’nı işgal etti ve İngiliz-Fransız birlikleri Kanal Bölgesi’ne çıktı. Kısa süreli savaşı (29-31.10.1956) İsrail kazandı, ancak diplomatik becerileri sayesinde bu kaybedilen savaştan yararlanacağını bilen Abdülnasır, BM Güvenlik Konseyi’nin yabancı güçlerin geri çekilmesine karar vermesini sağladı. Siyasi zaferi sayesinde Arap dünyasının lideri oldu. Abdülnasır’ın en büyük hayallerinden biri, birleşik bir Arap devletinin kurulmasıydı. Bu konuda girişimlerde bulunan Nasır, Arap Sosyalist Birlik Partisi’nin lideri olarak Arap Sosyalizmi’ni ilan etti. 1958 Suriye ve Mısır birleşerek Birleşik Arap Cumhuriyeti’ni oluşturur. Bu birliktelikten başka katılım olmayınca 1961’de Suriye’den ayrıldı.

Nasır’ın büyüklüğü her geçen gün azalıyordu. 1967’de İsrail ile savaşa giren Mısır ağır bir yenilgi aldı ve çöktü. Ülke, savaş harcamaları nedeniyle iflasın eşiğine geldi. Ardından Nasır, MS 9/6/1967’de istifasını açıkladı. Ertesi gün, istifasını istemeyen grupların düzenlediği gösteriler sonrasında geri döndü. Hizmete dönmesine rağmen tüm prestijini kaybetmiş ve bu yenilgiyi bu sefer siyasi bir zafere dönüştürememiştir. Sovyet desteğine ihtiyaç duyan Nasır, Filistin sorununa çözüm bulamamıştı. Amerika Birleşik Devletleri’nin baskısı altında Roger’ın planını kabul eden Nasır için her şey yolunda gidiyordu. 1970 yılında planı kabul etti ve tüm Arap dünyasının karşısına çıktı. 28 Ağustos 1970’te 52 yaşında Kahire’de öldü. Ölümü sadece Mısır’ı değil, tüm Arap dünyasını şok etti, aynı zamanda Arapların umudu, potansiyel kurtarıcıları da öldü.

Kaynak:
http://tr.wikipedia.org/wiki/Cemal_Abd%C3%BCl_Nas%C4%B1r
http://www.turkcebilgi.com/ansiklopedi/cemal_abd%C3%BCl_nas%C4%B1r
http://www.hasturktv.com/dunyada_bugun/3541.htm

katip:Tanner Gumos

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın