HABER: Fatou Ardouane
İstanbul İşçi Partisi (TİP) örgütü, “Ev Demir’in hesabını biz tutacağız! Hiçbir arkadaşımız yalnız kalmayacak” sloganıyla Yapı Kredi’nin Levent’teki genel merkezi önünde toplandı.
TİP Bölge Sözcüsü Melis Akyürek, “Efe Demir’in hesabını soracağız! Yalnız arkadaş kalmayacak” diye yazdığı basın açıklamasını okudu. Yapı Kredi Teknoloji çalışanı arkadaşımız Eve Demir iş cinayetinde hayatını kaybetti. Öncelikle yakınlarına başsağlığı dileriz. Yves Demir, işyerindeki tacizlere ve uzun çalışma saatlerine dayanamadı ve depremzedeler ve intiharlarla ilgili uygulamalarda sadece elde edilecek pazar payının dikkate alınması gerektiği gerçeğini kabullenemedi. Akyürek şunları söyledi:
Yves Demir, e-postasında, bankanın depremden etkilenen müşterilerinin kredi gecikmesi yaşamadığını, yapılan tüm hamlelerin diğer bankalarla ticari, stratejik ve rekabete dayalı hamlelerden ibaret olduğunu açıklıyor. Bankada çalışmanın amacı artık vasıfsız yöneticileri memnun etmek değil, onların emekleri yok sayılmakta, çalışanlar yalnızlaştırılmakta ve seçeneksiz bırakılmaktadır. Havva Demir arkadaşımız e-postasında banka çalışanlarının sabaha kadar çalışma saatleri ile hayatlarını tehlikeye atmak zorunda kaldıklarını tüm çıplaklığıyla anlatıyor.
Bankacılık sektörü yıllardır “esnek” saatler, ağır iş yükü, aşırı suistimal ve stresli çalışma koşullarını iyileştirmek için adım bile atmazken, özellikle evden çalışma modeliyle bu durumu fırsata çevirmede öncü oldu. pandemi sırasında çoğalan. Bankaların her geçen yıl artan kâr oranları karşısında krizin faturasını işçinin ödediği pay, uzayan çalışma saatleri, sürekli artan ve ulaşılmaz hedefler ve psikolojik stres azaldı. Kâr için çalışanların değeri düşürüldü, kapıda bekleyen binlerce işsiz vasıfsız yöneticiler tarafından hatırlatıldı, işçiler seçeneksiz bırakılmaya çalışıldı. İşlerinin yoğun ritmi nedeniyle ekran başında geçirdikleri süre artan işçilerin sosyal yaşamları da kaybolmaya başladı ve ruh sağlıklarını korumaları neredeyse imkansız hale geldi.
“Şimdi kralın çıplak olduğunu söylemenin zamanı geldi.”
Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı’nda Hajli ile görüştü
Ev Demir’in hikayesi binlerce banka çalışanının hikayesidir. Kaosa, sessizliğe, korkuya, baskıya ve tecride mahkum olan tüm banka çalışanlarının hikayesidir. Şimdi kralın çıplak olduğunu söyleme zamanı. Bir yanda işveren sendikaları ile kar hırsı patronlar arasında sömürülen banka çalışanlarının hayatlarına mal olan, ruh ve beden sağlıklarını bozan, sosyal yaşamlarını darmadağın eden bu sisteme son verilmelidir. Bir kişiyi daha kaybetmeyeceğiz. Biliyoruz ki bizi ancak dayanışma ve örgütlenme kurtarabilir!
Yves Demir’in şu sözleriyle bitiriyoruz: “Bir ülkede kral çıplak demek ayıp sayılır, en azından benim kurumum için, ben kral çıplak diyorum.”
İstekler
Ev Demir’in öldürülmesinin sorumluları belirlenmeli ve yargılanmalıdır.
* “esnek” çalışma saatlerinden kaçınılmalıdır. Çalışanlara iş ve dinlenme süreleri dışında ulaşılamaz olma hakkı, “bağlantıyı kesme hakkı” verilmelidir. Bu hak, işyerinde bir toplu iş sözleşmesi ile tanınıyorsa, sınıf veya kapsam gözetmeksizin tüm işçiler için geçerli olmalıdır.
Çalışanların ruh sağlığının psikososyal risklerden korunması için gerekli psikolojik destek veya olanaklar sağlanır.
* Taciz ve her türlü fiziksel ve psikolojik şiddete karşı şikayette bulunma koşulları kolaylaştırılmalı, işçilerin gözetiminde psikolojik destek kurulları oluşturulmalıdır.
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]