Türkler göçebe bir toplumdur. Ekonomik, siyasi, askeri ve kültürel değerler göçebe olmamızın sebepleri arasındadır. Türklerin göçebe bir toplum olmasının sebeplerinden biri de hiç kuşkusuz devletin bekası ve uzun süre ayakta kalmasından kaynaklanmaktadır. Göçlerden dini inanca sahip uygarlıklara toplumlar kendi fikirlerini değiştirerek uygarlığın inançlarına karışırlar. İslam medeniyette ve şehirde vardır. Hz. Peygamber Mekke’den Yesrib’e hicret etti. Bu hicret sırasında Hz. Peygamber Yesrib’in adını Medine olarak değiştirmiştir. Medine, kelimenin tam anlamıyla “şehir” anlamına gelir. Aynı kökten gelen Medeni kelimesi de bizim Müslüman kimliğimizi ifade eder. Medine’ye inen din olan İslam, içinde yaşayan topluluklar aracılığıyla yerel halk tarafından icra edilmesini tasavvur etti. Bu başlangıç, şehrin kültürünün bir medeniyete dönüşmesinin başlangıcı oldu. Bu açıdan incelediğimizde Medine medeniyetini Türkler kurmuştur. Medeniyet gövdesine bürünen İslam devleti, yeni şehirlere yayılmak için ilk denemesini başarıyla tamamladı. İslam her geçen gün farklı toplum ve medeniyetlerde yayılmıştır. İslam’ı seçen topluluklar genişlediler ve ülkelerinin geleceğini değiştiren faktörlerin temelini attılar. Bu bağlamda İslam geniş topraklara yayılmış ve gelişimini sürdürmüştür. Ayrıca İslamiyet’i kabul eden Osmanlı Devleti, İslamiyet’i geniş kitlelere yaymak için büyük çaba sarf etmiştir. Bu bağlamda İslam zorla değil, halkın hür iradesiyle yayılmıştır. Unutmayalım ki İslam zorla değil, tebliğle yayılmıştır. Kutsal din olan İslam’ın yayıldığı topraklara hep birlikte göz atalım.
Kudüs
Odos, dünyanın en eski şehirlerinden biridir. Peygamberimiz (sav)’in yükseldiği Mescid-i Aksa, Kudüs’te bulunmaktadır. İslam için çok önemli olan Mescid-i Aksa, günümüze ulaşan ilk İslam eseridir. Kudüs şehrinde de çok sayıda sahabinin mezarları bulunmaktadır. Kudüs’te pek çok peygamberin izine rastlamak mümkündür. Ayrıca Osmanlı Devleti, Kudüs’e gereken değeri göstererek, Kudüs’ün günümüze kadar sağlam kalmasına vesile olmuştur. Osmanlı Devleti, Kudüs’te birçok eser ortaya koyarak İslamiyet’e katkıda bulunmuştur. Hebron şehrinde Hz. İbrahim, İshak ve St. Yakup ve Hz. Yusuf’un kabirleri vardır. Kuran’da adı geçen üç melek Hertz’dir. Hebron’da İbrahim’i ziyaret etmesi olayı da gerçekleşti. Kudüs İslam tarihi açısından çok önemli bir şehirdir. Yolunuz düşerse mutlaka Kudüs’ü ziyaret etmelisiniz.
Semerkand
Samarkand, Özbekistan’da yer almaktadır. Timurlular döneminde önem kazanan şehirde bilimden sanata pek çok eski eser bulabilirsiniz. Diğer bir sebep ise, özellikle Timurlular döneminde Semerkand’da birçok Müslüman alimin yetişmiş olmasıdır. Semerkant’ı iyi bir şekilde yöneten Timur, şehrin gelişmesinde en büyük etkenlerden biri olarak dikkat çekiyor. Timur’un mezarı şehrin girişinde yer almaktadır. Semerkand’a yolunuz düşerse Timur’un türbesini ziyaret etmenizi tavsiye ederiz. Günümüzde bazı tur şirketleri belirli aralıklarla Semerkant şehrine geziler düzenlemektedir. Semerkant, yerli turistlerden büyük ilgi görüyor.
mum
Bugün Suriye savaş halinde bir bölge olarak direniyor. Ancak Suriye böyle bir muameleyi kesinlikle hak etmeyen bir borçludur. Bugün Suriye’ye gitmek zor olsa da ölmeden önce mutlaka gitmemiz gereken şehirler arasında yer alıyor. Şam şehrinde bulunan Şam Emevi Camii, bazıları tarafından Müslümanlar için dördüncü en önemli cami olarak kabul ediliyor. Suriye’de Hz. yeşillikler ve hz. Hood’un güçleri var. Hz. Kardeşinin öldürülmesine kurban giden Habil bin Adem’in mezarı da Şam şehrinde bulunuyor. Şam’daki eski mezarlıkta ise Bilal el-Habeşi ve Kerbela şehitlerinin mezarları bulunmaktadır. Ne yazık ki bugün eksiklikleriyle şehre gitmemiz zor. Şu anda Suriye’de bir iç savaş var. Bu nedenle İslam tarihi açısından önemli değerlere sahip olan alanların korunması ve kollanması gerekmektedir. Bölgenin olumsuzlukları nedeniyle birçok cami hasar gördü ve yıkıldı. Çıkan iç savaş, İslam tarihine büyük zarar vermiştir. Suriye, İslam’daki yeri açısından büyük önem taşırken, günümüzde Suriye’ye seyahat etmek ne yazık ki mümkün değil.
Şanlıurfa
Peygamberler şehri Urfa aynı zamanda Hertz şehridir. İbrahim’in doğduğu yerdir. Balıklıgöl, Urfa’da yer almaktadır, Hz. İbrahim’in ateşe atıldığı yer olarak bilinir. Bu nedenle ziyaretçi akınına uğruyor. Urfa’nın İslam şehirleri arasına alınmasının en önemli sebebi hiç şüphesiz Hz. Eyyub aleyhisselâm ile eşi Hazreti Rahme’nin kabirleri de Urfa şehrinde bulunmaktadır. Diğer şehirlere nazaran gidip görme açısından bize en yakın şehir olan Urfa, İslam şehirleri arasında önemli bir yere sahiptir. Eleştiri yapacak olursak Urfa’ya bizden çok yabancı turist geliyor. Ülkemizde bulunan ve İslam tarihi açısından önemli bir yere sahip olan Urfa, mutlaka ziyaret edilmesi gereken İslam şehirleri arasında yer almaktadır.
Mekke-Medine
İmkanı olan her Müslümanın ziyaret etmesi gereken kutsal bir şehirdir. İslam güneşinin doğduğu şehir. Toprağından havasına kadar her şeyiyle farklı olan şehir ise Mekke ve Medine’dir. İslami duygularınızın sınırsızca yayılacağı şehir olan Mekke ve Medine de İslam’ı daha iyi hissedebileceğiniz yerlerden biridir. Cennet’ül Mualla Mezarlığı’nda Hatice Ana ve bazı sahabeleri ziyaret etmelisiniz. Peygamberimizin doğduğu ev bu şehirde bulunmaktadır. Peygamberimize (sav) ilk vahyin geldiği Hira Dağı, Mekke’ye 9 kilometre uzaklıkta bulunuyor. Ayrıca Severus Dağı’nda Hz. Peygamberimiz ve Hz. Ebu Bekir’in saklandığı bir mağara var. Mescid Sin Camii, Cin Suresi’nin nazil olduğu yere inşa edilmiştir. Mekke ve Medine’de toprağın her karışında İslam’ın zerrelerini görebilirsiniz.
Kime
Peygamberimiz hayatta iken Yemen şehrinde İslâmiyet yayılmaya başladı. Yemen’de San şehri Hz. Ali şehri fethetti ve Ulu Cami’yi yaptırdı. Cami günümüzde yerli ve yabancı çok sayıda turist tarafından ziyaret edilmektedir. Türk sokakları bugün şehirde hala var. Kentin tarihi çok eskilere dayandığı için kültürel eserlere sıklıkla rastlıyoruz. Şehir, mimarisi ile ziyaretçilerini etkiliyor. Ayrıca şehirle uyum içinde olan Vessel Krani birçok filme ve kitaba konu olmuş hikayesiyle karşımıza çıkıyor. Yemen valiliklerinde Faysal Karrani’nin izlerine rastlamak mümkündür.
Saraybosna
Bosna-Hersek’in bir parçası olan Saraybosna’daki Osmanlı kalıntıları 14. yüzyıla kadar uzanıyor. 15. yüzyılda İshakoğlu İsa Bey’in, 16. yüzyılda Gazi Hüsrev Bey’in katkılarıyla kent büyük bir gelişme göstermiştir. Şehir daha sonra birçok kuşatmaya maruz kaldı. Kuşatmanın bıraktığı izler Saraybosna’yı biraz yaralasa da daha sonra şehir yavaş yavaş toparlanmaya başladı. Kentin restorasyonu ile Bach Garchi Meydanı bugün sembolik olarak görünür hale geldi. Osmanlı Devleti’nin 16. yüzyılda kurduğu eski çarşının çevresinde çok sayıda cami bulunuyor. Saraybosna, İslam’ın derin izlerini taşıyan şehirlerden biridir. Şehirde gezilecek çok yer var. Bakırcılar Çarşısı, Kurşunlu Medresesi, Gazi Hüsrev Bey Camii, Moriça Han, Selçuk Hatun Medresesi, Hankahı, Katedral, Ferhat Paşa Camii ve Rüstem Paşa Bezistani bu mekanlardan bazılarıdır. Saraybosna camileriyle sizi kendine hayran bırakacak. Saraybosna’ya ulaşım zor olsa da oldukça uygundur. Uluslararası vizelerin olmaması bizi ulaşımla ilgili birçok sorundan kurtardı. Ayrıca Saraybosna’da hala Türk izleri olduğu için yabancılaşmayacağınızdan emin olmalısınız. Osmanlı ve İslam tarihini derinlemesine yaşamak için Saraybosna ziyaretçilerini bekliyor.
Kaynak:
Büyük İslam Ansiklopedisi
yazar:Türkoğlu taraftarları
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]