Zihnin doğal eğilimi sürekli düşünmektir, bu insanın doğasında vardır. Akıl, düşüncenin üreticisidir ve çevredeki olayları, görmeyi, duymayı, nesneleri ve insanları, ne olursa olsun kontrolsüz bir şekilde algılamaya çalışır.
Nörolojik araştırmalar, ortalama bir insanın günde ortalama otuz bin farklı konuyu düşündüğünü göstermiştir. Bu süreklilik odaklanmamızı bozabilir. Odağımızı başka noktalara kaydırıyoruz. Akıl, karşılaştığı her şeyi düşünür ve inceler. Unutmayın, zihin sürekli düşünmeyi, sorular sormayı, karşılaştırmalar yapmayı ve nihayetinde sonuçlar çıkarmayı sever.
Herkes her zaman düşünür ama herkes aynı şeyi düşünmez. Herkesin zihninde entelektüel bir filtre vardır. Bu filtre geçmişten, çevreden, aileden, yetiştirilme ve eğitimden çeşitli faktörlerden etkilenir. Zihin algılamada seçicidir. İnsan bilinçli olarak seçmez, yılların birikimiyle oluşur ve çoğu zaman farkına varmaz.
Zihnin, etrafımızdaki her olaydan etkilenen ve gece gündüz fikir üreten bir fabrika gibi olduğunu hepimiz biliyoruz. Sürekli düşünmenin avantajları ve dezavantajları var mı?
Sık sık geleceğimizi düşünürüz;
FMRI çalışmaları, geleceğiniz hakkında düşünmeye başladığınızda beynin bunu garip bulduğunu gösteriyor. Bu durumda geleceğiniz hakkında düşünürken sanki siz değil de bambaşka bir insanı düşünüyormuş gibi beyin hareket etmeye başlar.. Bu konuyu daha bilimsel bir şekilde açıklayalım. Kendiniz hakkında düşündüğünüzde, beynin medial prefrontal korteks veya MPFC olarak bilinen bir bölgesi aktive olur. Diğer insanları düşündüğünüzde, daha negatifsiniz. Düşündüğünüz kişiyle çok az veya hiç temasınız yoksa MPFC daha olumsuz hale gelir. Fark edildi. Geleceğimizi hayal ederken MPFC çok olumsuz olarak görüldü. Yani beyniniz sizi şimdi tanıyor olabilir ama gelecekte sizin hakkınızda hiçbir fikri olmayabilir.
Fazla düşünmenin sonuçları.
Ortalama bir insanın günde yaklaşık otuz bin farklı konu düşündüğünü biliyoruz ancak bildiklerimiz bununla sınırlı değil, bu düşüncelerin %80’i olumsuz düşünce, kaygı ve korkulardan oluşuyor.
Bilimdeki son gelişmeler bize olumsuz düşüncenin hayatımızı ve sağlığımızı da etkilediğini söylüyor ve bu bilgi çağımızda çeşitli alternatif yöntemler bulmamızı sağladı.Meditasyon, yoga, hayatta kalma gibi düşünce yönetimi alanları günümüzde yaygınlaştı.
İnsanların sürekli düşünmesi normaldir ancak düşünceleri ve düşüncelerine tepkileri farklıdır bu yüzden artık düşünme biçiminin kişiye zararlı olduğu düşünüldüğünde bu durumu düzeltmeye çalışmak ve bir uzmana danışarak yardım almak gerekirse hareket etmenin en iyi yoludur.
yazar: Merve Karaca
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]