İbrahim Kaveoğlu, hayatı, İbrahim Kaveoğlu kimdir, biyografi, Türk akademisyen | YerelHaberler

Türk milliyetçiliğinin, tarihinin ve kültürünün kurucularından biri, eşsiz bir yorumcu, büyük bir tarih ve kültür adamıdır. Ocak 1914’te Burdur’da doğdu. Babası Recep Bey, Birinci Dünya Savaşı’nda Erzurum cephesinde şehit oldu. Annesi Hatice Hanım, oğlunu büyük fedakarlıklarla büyüttü. Oğlu da bu çabaya karşılık verir ve her yıl okulunu birincilikle bitirir.

Cavesoğlu, okula dedesi Hacı Ahmet Ağa’nın yanında başladı. Tevni İlkokulu’ndan sonra İzmir Muallim Mektebi’nden mezun oldu ve 1932’de Afyon’da öğretmenliğe başladı. Ancak okuma ve başarma azmi bitmedi. 1936’da Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’ne girdi. Burada bundan sonraki hayatına yön verecek çok önemli iki öğretmenle tanışır. 1940 yılında üniversiteden mezun oldu ve Macaristan’a gitti. Doktorasını tamamlayarak 1945’te Macaristan’dan evine döndü.

Yurda dönerek Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde göreve başladı. Ancak aynı yıl İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ne “Ortaçağ Tarihi Bölüm Başkan Yardımcısı” olarak atandı ve 1946’da Muzyn Hanım ile evlendi. Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah üzerine yazdığı tezle doktor, Harezmşah Devleti tarihi üzerine yazdığı tezle doçent oldu. 1957. 1959’da profesörlüğe yükseltilerek İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Tarihi Genel Başkanlığına atandı. 1965’te İstanbul’da Kültür Merkezi ve Milli Öğretmenler Birliği’nin başkanı oldu. Birinci Büyük Milliyetçiler Kongresi’ni topladı ve başkanlık etti. Ulusal Bilimsel Kolokyum’u yönetiyor.

1970 yılında Zeki ve Togan Hanım’ın ölümü ile Türk Tarihi Kürsüsü’nün başına geçti. 1983 yılında emekli olana kadar bu görevi sürdürdü. Aydınlar Ocağı’nın kurucusu ve ilk genel başkanı olup 17 Ağustos 1984’te öldü. Birçok eser, deneme, deneme ve yayımlanmamış bir ansiklopedi yazdı. Kültür tarihçiliğinin ilke ve usullerini belirlemek, bu alandaki çalışmaların ilk ve en gelişmiş örneklerini vermek ve toplumun farklı katmanlarından sayısız öğrenci yetiştirmek başlıca özellikleridir.

türkçeyi daha iyi konuşan adam

Tüm hayatını Türk kültürünü araştırmaya adayan Kavişoğlu, Türk milliyetçilik tarihinde yaşamış aydınlar arasında kompozisyonu en iyi analiz eden, yorumlayan ve eserlerinde Türk ruhunu dile getiren kişi olarak bilinir. Öğretmenliğinin ilk günlerinden ölümüne kadar hep Türkçe ile ilgili fikirler üretiyor, araştırıyor, yazıyor ve konuşuyordu. Türk milliyetçilik tarihinde, aydınlar arasında yaşamış tek kişi olup, eserlerinde kompozisyonu en iyi çözümleyen ve yorumlayan, Türk ruhunu en iyi ifade eden kişi olarak bilinir. Öğretmenliğinin ilk günlerinden ölümüne kadar hep Türkçe ile ilgili fikirler üretiyor, araştırıyor, yazıyor ve konuşuyordu. Vefat ettiğinde geride makaleler, araştırmalar ve yorumlarla dolu bir kütüphane bıraktı. Kitapları hala Türk gençliğinin ve Türk insanının yolunu aydınlatmaktadır.

Yıllarca dahi kolay kolay yazıya dökülmeyen anıt eser “Türk Milli Kültürü”, hemen hemen tüm üniversitelerimizde ve liselerimizde ders kitabı olarak okutulmaktadır. Yetiştirdiği öğrenciler birçok üniversitemizde rektörlük yapmaktadır. Ama her zaman sessiz ve alçakgönüllü çalışmayı seçti. Temel düşünce ve fikirlerinin derlendiği “Türk Milliyetçiliğinin Meseleleri” adlı eseri ilk kez Milli Eğitim Bakanlığı’nın ünlü “1000 Temel Eser” serisinde yayımlandığında, tarihi Babili Caddesi benzeri görülmemiş bir olayla karşılaştı. sahne: MEB Yayınevi’nin Ankara Caddesi’ndeki genel merkezinden sıraya giren gençler, Bu kitabı alıyorlardı… O günlerden bu yana defalarca yayınlanan bu ünlü eser, hâlâ Türk gençliğine ışık tutuyor. Ancak tüm bunlara rağmen Türkiye’de yayınlanan birçok ansiklopedide İbrahim Cavesoğlu’na ait bir yazıya rastlayamazsınız. Çünkü o, İstiklal Marşımızın şairi Mehmet Akif Ersoy gibi “Sessiz yaşadım, kim bilir beni…” diyenlerdendi.

Yahya Kemal bir soruda en kutsal saydığı üç temel unsurdan “Dil, din ve vatan” cevabını verirken, İbrahim Kavişoğlu “Türk milliyetçiliği nedir?” “Türklük, Din ve Tarih Bilinci” sıralamasında. Çavuşoğlu’nun kitaplarını okuduğumuz zaman, bugün Türkiye’de ilk ve orta dereceli okulların müfredatlarında yapılan değişikliklerin, özellikle dil, din ve tarihin eğitimden dışlanmasını gerektirecek kadar tehlikeli bir gelişmeye daha derin bir ürperti ile tanık oluyoruz.

İbrahim KAFESOĞLU kimdir?

Türk milliyetçiliğinin, tarihinin ve kültürünün büyük adamı, eşsiz bir tercüman, tarih ve kültür adamı olan Kavisoğlu, Ocak 1914’te Burdur’da doğdu. Babası Recep Bey, Dünya Savaşı’nda Erzurum cephesinde şehit oldu. Annesi Hatice Hanım, oğlunu büyük fedakarlıklar pahasına büyütmüştür. Okulunu her yıl birincilikle bitirdi. Kavişoğlu, dedesi Hassi Ahmed Ağa ile birlikte Tevni İlkokulu ve İzmir Normal Okulu’ndan mezun oldu ve 1932’de Afyon’da öğretmenliğe başladı. 1936’da Ankara Dil Tarih-Coğrafya Fakültesi’ne girdi. Burada 1940’ta yanında yüksek öğrenimini tamamladı. çok değerli öğretmenler. Doktorasını Macaristan’da tamamladı.

[1945’teyurdadöndüÜniversitelerimizdeçeşitlikademelerdebinlerceöğrenciyetiştirdiktensonra18Ağustos1984’teİstanbul’davefatettiHuzuriçindeyatsınRahmetlihocaylabirçokderneğinkurucusuoldukbunlarınenönemlisiTürkEdebiyatıDerneği(GüncelTürkEdebiyatıVakfı)Eserlerinegelinceonlarışöylesayarız:

1- Macaristan Tarihi,

2- Sultan Melikşa döneminde Büyük Selçuklu Devleti

3- Selçuklu ailesinin kökeni hakkında.

4- Harzemşah tarihi.

5- Türkler ve medeniyet.

6- Malazgirt Savaşı.

7- Türk millî meseleleri.

8 – eski Türk dini,

9- Selçuklu Tarihi.

10- Sultan Melikşa

11- Türk tarihi ve kültürü,

12- Tarih (birinci ve ikinci orta dereceler için).

13- Türk milli kültürü

14- Kutadgu Bilik ve kültür tarihimizdeki yeri

15- Atatürk ilkeleri ve tarihi temelleri

16- Türk İslam yazarlığı. Yayınlanacak eserlerinin çoğu henüz yayımlanmamıştır. “Türk Milli Kültürü” adlı eseriyle Türkiye Milli Kültür Vakfı’ndan Büyük Hediye ve yine aynı Vakıftan Büyük Kültür Hediyesi aldı. Daha sonra birçok kültürel hediye aldı.

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın