Hikaye ne? – Tarihsel gelişimi ve temsilcileri | YerelHaberler

Fıkra kelimesi Türkçede iki anlatım biçimiyle buluşmaktadır. Bunlardan ilki komik küçük hikayeler. Dursun Yıldırım, bu tür masalları şöyle tanımlar: “Masal, özünde hayattan alınmış bir konu veya tam bir fikir, kötü ve komik olaylar, çarpıtmalar, zıtlıklar, eski ile yeni arasındaki mücadeleyi yansıtan kısa ve yoğun anlatımdır. İçgüdüye dayalı ince mizahlı yeni Uygun, hikmetli söz, keskin ironi, yaygın epik-drama türündeki gerçekçi öykülerin her birine verilen addır. masal ve sözlü edebiyatın bağımsız biçimlerinden oluşur. Bu türden en ünlü fıkralar arasında Nasreddin Hoca, Bektaşi, Bakri Mustafa ve Karadeniz fıkraları yer alır.

Genellikle gazete ve dergilerde yayınlanan güncel ve siyasi konulara ilişkin kısa yazılara fıkra da denir. Bunlara “gazete paragrafları” da denir. Bu bölümde ikinci grup fabl başlığı altında ele alınacaktır.

Türk edebiyatında bir masal

Türk edebiyatında gazetenin öyküsünün gazetenin doğuşuyla başlaması gerekir. Türk edebiyatının ilk gazetesi 1831 yılında çıkan Takvtm-i VekayVAir’dir. Tamamen devlet kontrolünde çıkan gazeteyi, 1840 yılında yarı resmi ve yarı özel olarak yayınlanan Cerîde-i Havadis takip etmiştir. Tercümân-ı Ahval 1860 yılında Ag Efendi ile birlikte Genasi tarafından çıkarılan Batılı anlamda ilk gazetedir. Şinasi’nin 1862’de çıkardığı Tasvir-i Efkar, ikinci özel gazetedir. Gazetenin yayılmasından sonra Şinasi, Namık Kemal, Ahmed Meet Efendi gibi birçok yazar gazetelerde yazmaya başladı. Ancak masalın bir tür olarak ortaya çıkışı ve gazete makalelerinden ayrılması on dokuzuncu yüzyılın sonlarında ve yirminci yüzyılın başlarında gerçekleşti.

Bundan önce gazetelerde yazılar ve fıkralar arasında net bir ayrım yoktu. Günlük ve siyasi olaylarla ilgili makaleler çoğunlukla deneme olarak tanımlanır. Gazetenin yaygınlaşması, gazete yazılarının çeşitliliği ve Batı edebiyatıyla temasın artması sonucu Türk edebiyatında masallar diğer türlerden ayrılmıştır. Ahmet Rasim, Refik Halit Karay, Ahmet Haşim Cumhuriyet öncesi dönemin önemli fıkra yazarlarındandır. Faleh Rıfkı Atay, Yaşar Nabi Nayir, Yakup Kadri Kara Osmanoğlu Cumhuriyet fıkra yazarlarıdır.

Özellikleri

Gazete ve dergilerdeki fıkralar da bir fikri, yazarın başına gelen bir olayı veya sıradan bir konuyu kapsayabilir. Bugün gazete ve dergilerde hemen hemen her konuda fıkra yazılabileceğini görmekteyiz. Edebiyat, televizyon, siyaset, sinema, gezi ve tiyatro bu konulardan bazılarıdır.

Masallar kısa, yoğun anlatılardır. Yazarın üslubu öyküde kolayca hissedilir. Üslubun farkında olmak, yazarın bireysel olarak varlığını ve kimliğini yazıda görebilmemiz anlamına gelir. Yazar mizahi, hicivli veya ciddi yazabilir. Bu tamamen onun tercihine kalmış. Bir fabl yazıyor olması üslubunu sınırlamaz.

Fıkranın yazarı, ele aldığı konuyla ilgili kişisel düşüncelerini açıklar. Bir fikri savunmak veya çürütmek gibi bir amacı yoktur. Bu nedenle, kanıt sağlamasına gerek yoktur.

Anekdot ve deneme arasındaki farklar

Makalede öne sürülen fikir, kanıtlarla etkili bir şekilde savunulmalıdır. Ancak masalda yazar kişisel düşüncelerini ifade etmekle yetinir. Denemeler, bir fikrin ayrıntılarına inen yazılar olduğu için biçimsel, anlaşılır ve net bir üsluba sahip olmalıdır. Öte yandan fablda yazarın kişiliği ön planda olduğu için farklı örüntüler görülebilir. Fıkra, sorgulayıcı ve açıklayıcı bir bakış açısı içermediğinden, denemeden daha kısa bir denemedir.

Fıkra yazılırken aşağıdaki özellikler göz önünde bulundurulmalıdır:

1) konu; Okuyucunun duygu, düşünce ve zekasını okşayan gündelik (=olgusal) olaylardan seçilmelidir.
2) Yazının taslağını hazırlayın.
3) Gerekirse başkalarının ifadeleri belirtilmelidir.
4) Anlatımın açık fakat ince olmasına özen gösterilmelidir.
5) metin gereksiz yere uzun olmamalıdır; Mümkün olduğu kadar kısa olmalıdır.

(K.GARİPOĞLU, Kompozisyon Bilgisi, s.240)
(HF GÖZLER, Örneklerle Türkçe ve Edebî Bilgiler, s. 499)
(E. KANTEMİR, Yazılı ve Sözlü Anlatım, s. 546-549)

Diğer gönderilerimize göz at

[wpcin-random-posts]

Yorum yapın