Bunun nedeni, bilinen bir olayın meydana gelişini gerçek nedenden başka iyi bir nedene bağlamaktır. Herhangi bir olayı, sebebinden daha güzel ve hayali bir zihne bağlayarak açıklama sanatıdır. Ancak bu gerekçenin belirli bir yargıya dayanması gerekir.
Hüsn-i Talil’den Örnekler:
Çünkü gül bahçesinin sevgiliden haberi var,
Süslendi ve güzel kokuyordu.
– Bak sen yokken bahçemde çiçekler açmıyor.
– Gülen yüzünü görmek için / Güneş sana bakmak için doğar.
– Kaderim ve yalnızlığım için / Irmaklar bile ağladı.
Rüzgar gökyüzünde bir yolculuktur,
her akşam üşüyoruz
ne ateşli vücutlar gitti
toprağı ısıtmak için.
– Bu gül goncası utançtan güldüğünde güller kızarır,
Sümbül kıskançlıktan kaküllerini kıvırınca eğilir.
– Akdeniz’i bir an önce görün,
Boğa burcunda ağaçlar hep çocuk kalır.
Toros Dağları’nın üzerinde, ay bütün gece unu eler.
Not: Hüsn-i talil’de tejahül-i arif’te olduğu gibi gerçek bir sebebin göz ardı edilmesi gibi bir durum söz konusudur. Hüsn-i talili tecâhül-i ariften ayıran husus, gerçek bir olayın kurmaca bir meseleye bağlanmasıdır.
Örnek: “Güzel şeyler düşünelim diye ağaçlar yeşerdi.” cümle içinde; Gerçek bir olay, baharda doğanın uyanışı gibidir, ağaçların yapraklarını hayali bir sebebe açıklar)
EX: Güller yüzlerinin renginden utandıkları için kızardılar.
Örnek: Mirat-ı mucellaya neden bu kadar çok bakıyorsun?
İsteklerine bile hayran mısın kafir?
Hizmetkar
EX: Gittin, Dünya yasta, / Dallarda gül soluyor, Huzursuz.
Şair, “akşamın gelişi” ile “gülün solması”nı sevgilinin ayrılışına bağlamıştır. Böylece gerçek bir sebep yerine güzel, hayali bir sebep bulur.
EX: Güzel şeyler düşünelim diye, / Ağaçlar bereketlendi.
Şair’e göre, insanlar mutlu olsunlar ve güzel şeyler düşünsünler diye ağaçlar yeşermiştir. Ağaçların yeşil olmasının gerçek nedeni bu değil. Şair, gerçeğinden daha güzel ve takdire şayan bir sebep bulmuştur.
EX: Özge ateşimizden bir renk aldı, şarap gülü,
Peyman söylesin, Gülzar söylesin.
Bilinmeyen kelimeler: ŞERAB: şarap, PEYMANE: kadeh, GÜLZÂR: gül bahçesi
Yorum: Şair bu dizelerde şarabın ve gülün renginin (kırmızılığının) içindeki ateşten geldiğini zikretmektedir. Böylece şarabın ve güllerin kırmızılığını gerçek nedenden çok daha güzel ve hayali bir nedenle açıklıyor.
Örnek: atlarını yeni bir ülkede beslemek,
İstila rüzgarları kaç bin şövalyeyi kaçırdı.
Şair, akıncıların yeni topraklar fethetme arzusunun bir nedeni olarak, atlarını yeni bir toprakta besleme arzusunu aktarır. Ancak fetihlerin asıl amacı toprak elde etmektir.
EX: Sensiz hiçbir şey yok,
güneş rengi
ağustos yıldızlarının sıcaklığı,
karanfil kokusu…
Şair, karanfil kokusunu, ağustos yıldızlarının sıcaklığını, güneşin renginin olmayışını gerçek bir sebebe değil, sevdiklerinin ortadan kaybolmasına bağlar.
EX: Müzeyyen reyâhin bezendi bag-i cemen oldu,
Meğer haber bu akşam bağa ulaşmış.
Bilinmeyen kelimeler: müze olmak: süslemek, yahine: fesleğen
Açıklama: Şair şöyle dedi: “Bahçe fesleğenle süslendi ve sevgili bu gece geleceğini duyurdu.” o diyor. Bahçe süslerini sevgilinin gelişinin haberine bağlamaktadır. Ancak bahçenin güzelliği mevsime bağlıdır.
Örnek: Hâk – Ödeye yetim derler ki, hayatları sıralıdır,
Su başını taştan taşa sarkıtarak dolaşır.
Dağların ve taşların arasından akan ırmakların (başını taştan taşa vurarak) akması, Peygamberimizin ayaklarının bastığı topraklara varma sebebine bağlanır.
Diğer gönderilerimize göz at
[wpcin-random-posts]